Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa
Menü
 Site Duyuruları
 Haftanın Konusu
 Dergah
 Sohbetler
 Kuran-ı Kerim Öğreniyorum
 Kuran-ı Kerim Oku/Dinle
 Kuran-ı Kerim Meali
 Kuran-ı Kerim Tefsiri
 Kuran-ı Kerim Tilaveti
 Esma’ul Husna
 Peygamberimizin (sav) Hayatı
 Peygamberler Tarihi
 Sahabe-i Kiram
 İslam Tarihi
 Hadis
 İlmihal
 Yürek Telini Titreten Ayetler
 İslam Dünyasından Haberler
 Aşktandır - Sesli
 Tasavvuf
 Tasavvufi Edeb
 Mesnevi'den Hikayeler (Sesli)
 Makale-Araştırma
 Tasavvuf Yazıları
 Tasavvuf Dershanesi
 Tasavvufi Sorulara Cevaplar
 Fıkhi Sorulara Cevaplar
 Sâlik Yazıları
 Allah Kulu'ndan Dinlediklerim
 Videolar
 Allah Dostları
 Mezhebler
 Mübarek Gün ve Geceler
 Hanımlar İçin
 Çocuklar İçin
 Dini Hikayeler
 Adab-ı Muaşeret
 Dervişin Zikri-Dualar
 Ney Dinletileri
 Bant Tiyatrosu
 Dini Klip İzle/İndir
 İlahi-Ezgi Dinle/İndir
 Dini Film İzle/İndir
 Dervişin Kütüphanesi
  *** Ramazan 1432 - Özel ***
 İletişim
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 2
GooglebotBaidu Spider

Ziyaretçi: 11
Toplam: 13

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
4yBaKec arbekbey
Ayser Darussefa
Elcin Asgerov fakir
firolec117 geylani
günahkar iorucu
KARTAL1903 kayıp gazel
Miskin NuaphyNc
pürnur Sahrada Bir Garip
Sail Dervis seffar
swot talebe

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Darussefa, Konu:
Ahh!
Yazar: kayıp gazel, Konu:
Ahh!
Yazar: Sahrada Bir Garip, Konu:
Ahh!
En Çok Okunanlar
» İşte öyle bir yaşanmış ...
» Sohbet'in Feyzi
» Kumaşçı İle Karpuzcu
» Mahzen-i Döküntüler
» Ya Nebi
» Âşık Olan... [Gece İle ...
» Çün Sana Gönlüm Müptela ...
» Nakşibendiler
» Her canlı bir canhıraş ...
» Ahh!
En Son Eklenenler
» Özledim Rasulü Gönül Ya ...
» HAKİKİ ÂBDEST...
» Ayakta Su İçme! . . .
» Bir Üvesy'imiz,Bir Hır ...
» Bu yolla elde edilen mu ...
» En güzel râbıta ne şeki ...
» Göz Terbiyesi
» İnsanı helak eden 76 bü ...
» Allah’tan Yüz Çevirenle ...
» Himmet ehli, bir rahmet ...
Rasgele Konular
» Rabbim
» İlim-İrfan
» "Osmanlı’nın intikamın ...
» Gözümüzden gözyaşını, g ...
» Kurşun Kalemin Hikayesi
» Sükunet (İşte Böyle)
» Kül mü Olayım Yoksa İçt ...
» Tasavvufun Elifbası
» Cuma'mız Mübarek Ola.. ...
» aşktan uzak sevgiden da ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    Şubat 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 
  Tasavvuftan Faydalanan Sapık Görüşler

TASAVVUFTAN FAYDALANAN SAPIK GÖRÜŞLER
 

 Tasavvuf beden-ruh, zâhir-bâtın, lafız-mâna ayırımı yapar ve daima bunlardan ikincilere ağırlık verir, fakat birincileri de ihmal etmez. Bununla birlikte tarihî seyir içinde zaman zaman zâhir ile bâtın, zâhirî-şer`î ilimlerle batinî-mânevî ilimler arasındaki mesafe açılmış, uçurum derinleşmiştir. Açılan mesafeyi kapatmak için şeriatla tasavvufu bağdaştıran ve kaynaştıran Ebû Nasr es-Serrâc, Ebû Tâlib el-Mekkî, Kuşeyrî, Hücvîrî ve Gazzâlî gibi büyük mutasavvıf âlimler değerli eserler yazmışlar, böylece zâhir ehli ile bâtın ehli arasındaki zıtlaşmaları ve anlaşmazlıkları ortadan kaldırmaya veya en aza indirgemeye çalışmışlardır. Tasavvufun Ehl-i sünnet arasında daha fazla yaygınlaşmasının önemli bir sebebi söz konusu mutasavvıf bilginlerin bu tür çalışmalarıdır.
 Zâhir ile bâtın, akıl ile kalp arasında zaman zaman görülen karşıtlığın ve uzlaşmazlığın sebebi çoğu zaman tarafların birbirini anlamalarını sağlayacak yeterli bilgi donanımına sahip olmamalarıdır. Yetişme tarzının, alınan eğitimin ve mizacın da bunda büyük tesiri olmuştur. Bu hususlar ihtilâfın bir dereceye kadar tabii ve anlaşılır sebepleridir. Taraflar birbiri hakkında yeterli bilgiye sahip oldukları zaman ihtilâf ya ortadan kalkar veya hafifler, hoşgörü sınırları içinde kalır.
 Söz konusu ihtilâfın diğer sebepleri tasavvuf perdesi altında İslâm'a dış kaynaklardan sokulmak istenen yabancı unsurlar, diğer dinlerden, mezheplerden, mistik akımlardan, felsefelerden ve dinî geleneklerden kaynaklanan sızmalardır. Bu çevrelerin kültürüne âşina olan zümreler ve fertler İslâm öncesi sahip oldukları dinî inançları ve felsefi kanaatleri belki iyi niyetle belki de art niyetle İslâm'a taşımışlar ve bunları tasavvuf çatısı altında yaşatma yoluna gitmişlerdir. Bunun sonucunda tasavvufî hayatta bazı sapmalar olmuştur.
 Tasavvuftaki sapmalar erken dönemlerde başlamıştır. İlk sûfiler döneminde bile bu tür sapmaların mevcut olduğunu biliyoruz. Ancak ilk sûfiler bu tür hareketler karşısında çok dikkatli, hassas ve uyanık davranmışlar, sapmaları ve sapkınları eleştirmişler, reddetmişler, böylece kendilerini onlardan korumuşlardır. Diğer taraftan söz konusu hususlar zâhir ulemâsı tarafından da eleştirilmiştir.
 Sülemî bu konuda Galatâtü's-sûfiyye adıyla bir eser yazmış, Serrâc da el-Lüm`a'da bu konuya bir bölüm ayırmıştır. Daha sonraki mutasavvıf yazarlar da bu husus üzerinde önemle durarak müslümanları sapkınlığa karşı uyarmışlardır. Bunlardan bazı örnekleri aşağıya alıyoruz.

 1. İbadetin düşmesi inancı. Bazı sözde mutasavvıflar insanın ibadet ve kullukla Allah'a ereceğini, erince ibadet etme yükümlülüğünün düşeceğini ve kulluktan âzat olacağını iddia etmişler: "Yakin gelene kadar Rabbine ibadet et" (el-Hicr 15/99) meâlindeki âyeti bu inanç istikametinde yorumlamışlardır. Hakiki sûfiler bir müslümanın son nefesini verene kadar dinin emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla yükümlü olduğu inancındadırlar. Bunlar yukarıdaki âyette geçen "yakin" kelimesini "ölüm" şeklinde yorumlamışlardır. Allah'a kul olmak hür olmaktan daha üstündür.

 2. Riyadan kurtulmak ve ihlâs halini gerçekleştirmek için dinî geleneklere aykırı davranmak gerektiği inancı. Bunlara göre bir müslüman Allah'a kulluk ederken halk unsurunu dikkate almamalı, Allah'tan başkasına değer vermemeli; ister doğru, ister bâtıl olsun hiçbir hususta halkla uyum halinde olmayı düşünmemelidir. Bu anlayış esasen doğru olmakla birlikte yanlış istikamette kullanılmış, neticede onları edep ve terbiye sınırlarını aşma, dinin emir ve yasakları konusunda saygısız, duyarsız, kayıtsız ve lâubali olma noktasına götürmüştür. Bazı Melâmîler'de ve Kalenderîler'de bu hal görülür.

 3. Velînin peygamberlerden üstün olduğu inancı. Bazı sözde mutasavvıflar Kehf sûresinde anlatılan Mûsâ-Hızır (a.s.) kıssasını ileri sürerek velînin nebîden üstün olduğunu iddia etmişler; çünkü velîler doğrudan, nebîler vasıtayla Allah'tan bilgi alır demişlerdir. Bu bâtıl bir inançtır. Zira velîlik, peygamberlik meşalesinden sadece bir pırıltıdır. Hiçbir zaman bir velî bir nebî derecesinde olamaz. Her nebî aynı zamanda velîdir. Onda hem velîlik, hem peygamberlik birleştiğinden velîlerden üstündür.

 4. Her şeyin mubah olduğu inancı. Bazı sözde mutasavvıflara göre eşyada asıl olan mubah oluştur. Başkasının hakkına tecavüzü önlemek için yasaklar konulmuştur. Başkalarının haklarına saygı gösteren bir kimse için her şey mubahtır. Bu inançta olanlara İbâhiyye veya Mubahiyye denir. Bazıları da niyetlerinin iyi, kalplerin temiz olduğunu ileri sürerek emir ve yasakların kendilerini bağlamadığını iddia ederler.

 5. Hulûl inancı. Bunlara göre Allah insan bedenine girer. Bedene girince ondaki insanlık nitelikleri kalkar, yerini tanrılık nitelikleri alır.

 6. Cebir inancı. Bazı sözde mutasavvıflar insana nisbet edilmesi gereken her şeyin Allah'a ait olduğunu, aslında insanların iradeleri ve tercih yapma imkânları bulunmadığını, cebir altında olduklarını iddia ederek kişilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmışlardır. Bunlar, "Biz kapı gibiyiz, hareket ettiren olursa hareket ederiz" derler. Bu görüşte olanlar aslında sapık olup mutasavvıf görünen kimselerdir.

 7. Allah'ı görme inancı. Bazı sözde mutasavvıflar yüce Allah'ı dünyada gördüklerini iddia ederler. Bu iddia da sapıklıktan başka bir şey değildir.

 8. Allah Teâlâ'ya karşı saygısız davranmak. Bazı sözde mutasavvıftar Allah'a yakın olma mertebesine erdiklerini, bu mertebede edep ve resmiyetin söz konusu olmadığını iddia ederek Allah ile kulu arasında bulunması gereken edebi gözetmez ve Allah'tan söz ederken çok lâubali ifadeler kullanırlar.

 9. Tenâsüh inancı. Bazı sözde mutasavvıflar ölen bir insanın ruhunun, ölmeden evvelki davranışlarına ve yaşayışına bağlı olarak insan veya hayvan şeklinde tekrar dünyaya geldiklerini ve cezalarını çektiklerini iddia ederler, âhirete inanmazlar.

 10. İttihat inancı. Bazı sözde mutasavvıflar belli bir yöntem izleyerek beşerî niteliklerden arınan bazı kişilerin Tanrı ile birleştiklerini (ittihat) iddia eder ve insanları tanrılaştırırlar.  Gerçek sûfîler ise yaratıcı varlıkla yaratılan varlığı birbirinden ayırır, yaratılan varlığın hiçbir şekilde yaratıcı ile birleşip tanrılaşamayacağına inanırlar.
 Bunlara ilâve olarak mutasavvıfların bir kısmında kafir veya sapık olmayı gerektirmeyen birtakım hatalı inançlar ve davranışlar da vardır: Aşırı çilecilik, dünya işlerini tümden terk, bir tür ruhbanlık, evlenmemek, et yememek, tedbir almayı tevekküle engel saymak, şeyhleri kutsal sayacak kadar yüceltmek, yoksul yaşamayı amaç haline getirmek, nefse işkence etmek, mubah olan nimetlerden yararlanmamak, özel giysiler giymek ve bunlarla halka karşı böbürlenmek, kılık-kıyafet, saç-sakal gibi konularda temizlik kurallarına uymamak, vakıf geliriyle geçinmek, dilenmek, toplumu terkedip inzivaya çekilmek, tasavvufu kıssacılıktan, menkıbecilikten, raks ve semâdan, evrad ve ezkârdan ibaret sanıp ilâhiler okunan meclislerde coşmak ve yapay olarak vecde gelmek, cezbelenmek. Sözü edilen bu hususlar aslında tasavvufta var ise de, bunların birtakım kuralları, sınırları, şekilleri ve miktarları da tesbit edilmiştir. Bu kurallara uymayan ve sınırları aşan biçimleri hatadır.
 

 - Bu yazı www.kubacami.org adlı internet sitesinden alınarak düzenlenmiştir.









Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Bir Muhabbet Çağrısı!


Kapıyı Çalmak İçin Tıklayınız.
Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Haftanın Sohbeti

***YENİ*** [SOHBET DİNLE] Osman Nuri Topbaş Hocaefendi: "Halin İyi Olabilmesi İçin Dikkat Edilecekler 2. Bölüm "
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

*** YENİ *** [SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 10. Bölüm : " İslam'ın Şartları "
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Fıkıh Saati - Sesli

Sual: "Babanın verdiği para ile açılan marketin miras hukuku açısından durumu"
Cevap için tıklayınız.
Sual: "Boşanmış Ailelelerde Çocukların Yaş ve Cinsiyete Göre Durumu"
Cevap için tıklayınız.
Haftanın Konusu

***YENİ*** " Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir'in kaleminden içinde bulunduğumuz Rebiulevvel ayına uygun bir muhabbet aşısı : " Bir Nefes Ümit "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

12. Ders Müridin Aile İçinde Riâyet Etmesi Gereken Âdâbı
Okumak için tıklayınız.
Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Anket

Dervişin Fikri içeriğinde en beğendiğiniz bölüm hangisidir?

Tasavvuf Yazıları
Makale-Araştırma
Videolar
Sesli-Görüntülü Sohbetler
Kısa Mesaj
Ku'an-ı Kerim Meali/Hadis/İslam Tarihi gibi sabit içerikler
İlahi-Ezgi/Dini Film İndir-Dinle-İzle
Özel Mesaj Servisi

Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
   
Ana Sayfa  |  İletişim  |  Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  |  Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  |  Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
Genel Videolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, Toplist islamiHit.com domain