Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 2
Darussefa mehmetozer

Arama Motorları: 3
GooglebotYandex
Baidu Spider

Ziyaretçi: 13
Toplam: 18

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Ali Turgut cihan talebesi
eslem feride
fureyzi gönül_alemi
İlkbahar Kaplumbaga
KARTAL1903 kılınç
Mesken-i Ravza Nur
pdxwim Sail Dervis
talebe tıfıl
Uhud yusuf
Züveyra şeb-i_yelda

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: İlkbahar, Konu:
Ey Gönül!
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
En Son Eklenenler
» Nefs ile Hak, bir arada ...
» Tamu Kapusunda Bir Müri ...
» Salih, Sadık, Muhlis Ki ...
» Keşke Demek
» Hiç Düşünmüyor Musun?
» Hangi tohum yere ekildi ...
» Gönül Simidi
» Leblebi Şekeri Sevenler ...
» Ey Gönül!
» Saadetli Ölüm
Rasgele Konular
» Ey Dünya Söyle !
» Verir!
» serbest
» Ateş denizlerinde mumd ...
» Aşk Arıyorum
» Affet..
» Gönül nedir? Gönül adam ...
» Bir Adım Ötesi Sessiz Ç ...
» Beni yakışına
» yürek nedir?
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Tasavvuf AŞK'tır, Aşk Tasavvuf İle Gelir...
Paylaş
  Kategori: Tasavvuf Yazıları
  Yorumlar (1)

Tasavvuf AŞK'tır, Aşk Tasavvuf İle Gelir...

Tasavvuf, Allah'ı gönülden sevme işidir Mutasavvıf ise tasavvuf ile uğraşan ehil kişidir Mutasavvıflara göre aşk her şeyin üzerindedir ve âlemin varlık sebebinin aşk olduğu inancı hâkimdir Tanrı "Ben gizli bir hazine idim bilinmeyi, sevilmeyi istedim" demiş ve sırf kendi güzelliğine âşık olmak için insanoğlunu yaratmıştır Bu yolda Hallac-ı Mansur Enel Hak (Ben Hak'kım) diyerek, aşkın Yaradan'da yok olmak olduğunu iddia etmiş ve bu iddiasının karşılığını da yakılıp küllerinin Dicle'nin suyuna savrulmasıyla ödemiştir Uzun yıllar sonra Mevlana gibi büyük bir mutasavvıf Hallac-ı Mansur'un teşhisinin doğruluğunu savunmuştur"Ben size şah damarınızdan daha yakınım " ayeti de bunu doğrular mahiyettedir Çünkü asıl âşık olunan, kavuşmak için arzulanan Allah'tır
Mutasavvıflara göre beşeri aşk ilahi aşkın yeryüzüne yansımasından ibarettir Allah, ruhları Bezm-i Elest'te bir araya topladığında âşıklar orda birbirini görmüş söz vermişlerdir Bir diğer inanışa göre ise ruhların yarım olduğu söylenir Âşıklar ne zaman bir bedende iki ruh olur, işte o zaman ruhların tamamlanacağı inancıdır



Aşk ruhani olup, cinsel arzuların dışına taşmaktır Bu haliyle aşk, zenginlik, fakirlik, varlık ve yokluğun üzerindedir Ölümden daha güçlü olan, ölümü göze aldıran, candan daha kıymetli, canın feda edildiği şeydir



Bir mıknatıs gibidir aşk Âşıklar nerde olursa olsun, cuz-i irade onların yollarının bir yerde muhakkak kesişmesini sağlar Aşk, aramakla bulunmaz Aksine ansızın ve habersizce gelen bir beladır Öyle bir beladır ki aşk gelirken derdi, acıyı, kederi de beraberinde getirir Çaresi ise bu beladan tat almak, gam, keder, tasa içerisinde boğulmaktır aşık acı çeker Bu acı öyle bir acıdır ki ne kılıç yarası ne de başka bir yaraya benzer Çünkü aşk acısı tenden ziyade ruhu acıtır Bu acı ne kadar ağır olursa olsun, seven insan o acıdan zevk almasını bilir Ayrıca aşkta ne makam ne de denklik aranır



İnsanoğlu yalnız başına sadece bir tenden ibarettir Bu tene can olan ise sevilen, yani canandır Aşksız insan bir boşluk içerisinde savrulup durur hayatı bir düzensizlikler silsilesidir Bunun sebebi ise, muhayyilemizde hep onun olması, ümidin, idealin o olmasında saklıdır



Aşk sevgili ile buluşma, ona kavuşma ama muvaffak olamama arzusudur Çünkü aşka erdiği zaman onun biteceğinden, o zevk veren acının kaybolacağından korkar Âşıklık bir süreklilik arz edeceğinden zamanla alışılır ve yaşam biçimine dönüşür Aşk makamına yükselen Allah'ın vahdetini ve birliğini anlar



Büyük âlimler önce beşeri aşkı yaşamış, sonra ilahi aşka ulaşmıştır Hakikate ancak aşk yoluyla, aklı terk etmekle ulaşılacağına inanılır Gönülde aşk varsa akıl idrak edemez Bu yaşam biçimi aslında nefsaniyet duygusunun öldürülmesidir Yukarıda da değindiğimiz gibi aşk şehvet duyguları, makam ve paranın üzerindedir Bir rivayete göre Züleyha, Yusuf'u bulmak için yetmiş deve yükü serveti bu yolda harcamıştır Aşığın gözü kördür derler Bu sözün anlamı, sevenin canandan başkasını görmediği için söylenmiştir Ancak bu sözle sadece bu düşünceyi ima etmek eksik olur Çünkü seven cananın eksiklerini de görmez



Aşk bazen uzun zamanlar sonunda, bazen de ilk bakışta ortaya çıkar Bazen de didişmeyle başlar Ya aşk biter mi? Ruha olan aşk hiçbir zaman bitmez Çünkü ruh kalıcıdır Ama surete olan aşk belirli bir süre sonra o güzelliğin ölümüyle birlikte son bulmaya mahkûmdur


Göz gönül penceresi olduğundan dolayı aşkın ilk başladığı yer ise gözlerdir Tasavvuf edebiyatında sevilenin kaşları yaya gözleri ise kalbi hedef alan oka benzetilir



Leyla ile Mecnun, Yusuf ile Züleyha, Ferhat ile Şirin, Aslı ile Kerem ve daha nice zamana ve mekâna sığmayan aşklar ve âşıklar… Aşkın büyüklüğü çekilen cefada ezada ve çilede gizlidir İnsanoğlu erişilmeyene ulaşılmayan her zaman daha çok arzu duyar O ne kadar uzak olursa ona karşı şiddetli bir istek vardır



Tasavvuf edebiyatında simgeler dizisi içerisinde gül ile bülbül önemli bir yeri vardır Sevilen bir güle benzetilir En güzel gül ise peygamberimiz( sav) dır İslam dinine göre insanoğlu yaradılış itibariyle meleklerden bile üstün yaratılmıştır İşte bu üstün yaratığın en güzeli de Hz Muhammed'dir En büyük sevgili odurÇünkü asıl sevgili olan Allah\'a ulaşmanın yolu peygamberimiz sünneti ve onun aracılığıyla indirilen kuran-ı kerim'i doğru anlamak ve uygulamaktan geçmektedirYukarıda da değindiğimiz gibi Hallac-ı Mansur'un dediği gibi sevgilide yok olunmalıdır Mevlana Celalettin Rumi ise aşkı, tapılması gereken bir din olarak nitelemektedir



Aşkın başlangıcı esnasında aşıka yüceltilirken âşık kendini sürekli aşağı çeker Belirli bir süre sonra bu hareket tam aksi yönde ilerler Son aşamada bu süreç dengelenir Unutulmamalıdır ki naz sevilene yapılır



İnsanoğlu doğduğu andan itibaren ben demesini öğrenir Ne zaman âşık olur, işte o zaman sen demesini öğrenir Bu cümleden de anlaşılacağı gibi aşk insanın kendi bencilliğini kırması için bir araçtır Çünkü aşkta sevilene itaat söz konusudur Âşık, kendisi için değil aşkı için yaşar, ona benzemeye çalışır Onun hoşuna giden davranışları sergiler Onu güldürebilmek için en kötü hallere bile katlanır Çünkü onun gülüşü, gülün açışıdır



Birçok kimse hazı, arzuyu birbirini karıştırdığından kendisini âşık olarak nitelendirir Bunun sebebi ise aşkta ölçünün kişinin kendisi olmasıdır Hiçbir insan ne Leyla'nın ne de Mecnun'un duygularını anlayamaz ve de yaşayamaz İnsan ne zaman gerçek aşkı bulur, işte o zaman daha önce yaşadıklarıyla bir mukayese ve muhasebe hesabına girerek gerçek aşkı anlayabilir Ancak yine de aşkın belirtileri vardır İnsan sevgiliyi gördüğü zaman, kalp atışları hızlanır, yüzü kızarır, söz söyleyemez olur Aşığın korktuğu tek şey sevilenin bir çift gözüdür O gözler o kadar derindir ki düşeceğinden korkar Ayrıca seven insan sevgiliden söz edilmesinden haz alır, onu sözcüklere sığdıramaz O'nu seveni ve O'nun akrabaları sevene tatlı gelir



İnsan fıtratı gereği büyük bir sevgi taşımaktadır Bu sevginin dışarıya çıkması için bir aynaya ihtiyaç vardır İşte o ayna sevgilidir Aslında kişi kendisine âşıktır, sevilen sadece bir simgeden ibarettir Âşık olduğu şey kendi hüsn-i zan ve taşıdığı duygularının anlam bakımından güzelliğidir Ünlü İslam bilginlerinden Arabî ise aşkın aşığın güzelliğine girdiğini söylemektedir



Bir rivayete göre insan sevdiğini ömrü boyunca sadece kendisinde saklarsa Allah katında şehitlikle müjdeleneceğidir Bu da aşkı kendinde saklamanın ne kadar ağır bir yük olduğunun göstergesidir



Cengiz Yılmaz

       
#1 Yazar: Darussefa                                                                                                                 6 Şubat 2012 19:23 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 13.11.2010
Grub : Editör
Konu Sayısı: 1688
Yarum: 1755
MSN: --
Aşık ol, serseri gezme alemde,
Bir kadem bas, bezm-i irfana ya hu!
Neler var fark eyle sırr-ı mübhemde
Sanııp ditmen-i pîrana ya hu.!

Mürşid-i kamildir sakî-i ebrar.
Gün gibi olubdur cihanda izhar,
Mehabbbet bezmini etme aşikar
Gelse de gerdanın urgana ya hu!

Çinari girsene hırka-i şale,
Yaşın yetmiş oldu erdin kemale
Evvela kul oldun bir hub cemale,
Kul olma bir başka sultana ya hu!
Çınari,...


--------------------
Açtığı Konular: 1688 | Yorum: 1755    

  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] 3. Sohbet : "Benden Adam Olmaz Diyenlere - Sahabe'den Eşsiz Tövbe Örnekleri - Birbirini Öldüren İki Kişiden Allah Hoşnut Olur "
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain