 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 3
|
| Googlebot | Yandex | | Baidu Spider |
Ziyaretçi: 9
Toplam: 12
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
9. Ders MÜRŞİDLE BERABER OLMANIN ÂDÂBI Paylaş
|
|
| Kategori: Tasavvuf Dershanesi
|
| Yorumlar (3)
|
Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in azîz, latîf, mübarek, mücella, mutahhar ruh-i pâkileri, Âlinin ve Ashab-ı Güzin’in ruh-i saadetleri,Peygamberler silsilesinin ervâh-ı tayyibeleri, Ebu Bekir es-Sıddîk ra. Efendimiz’den günümüze kadar gelen tüm Sâdât-ı Kirâm Hazerâtının ruh-i saadetleri, yaşayanların ruhaniyetleri için 1 Fatiha-i Şerife 3 İhlas-ı Şerif…
Eûzü billahi mine'ş-şeytâni'r-racîm Bismillâhirrahmânirrahîm
Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn, Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ecmaîn.

Mürşitle beraber olmanın âdâbı çoktur. Biz burada mürit için her zaman riâyet edilmesi zarûri olan edepleri anlatacağız.
Allâme Ibni Hacer el-Heysemî, “el-Fetevâ” sinin hâtimesinde söyle der: “Meşâyıhden tarikat alma yolları çeşitlidir. Teberrüken bir şeyhten inâbe almakla, bir mürsid-i kâmilin terbiyesine girmeyi birbirine karıştırmamak lâzımdır. Teberrüken bir şeyhten inâbe almak isteyen dilediği şeyhten inâbe alabilir. Ama bir mürşid-i kâmilin terbiyesine girmek isteyen kimse, içlerine gireceği cemaatin âdâbına riayetle mükelleftir. Allah cümlemizi salih bir cemaatle daima beraber kılsın. Amin.”
Mürid, kendini cezbeden şeyhin rehberliğinde yola çıkmağa niyet edip terbiyesine girmelidir.
Eğer can u gönülden bir mürşidin terbiyesine girmek ve layıkıyla istifade etmek istiyorsa:
Mürşidin yoluna girmesi,
Bütün emirlerine riayet etmesi,
Yolunun âdâb ve erkânına dikkat etmesi gerekir.
Mürid, mürşid-i kâmilin elinde, gassâl elindeki meyyit gibi olmalıdır. Gassal, meyyiti yıkamak için nasıl öteye beriye çevirirse, mürid de bütün arzu ve isteklerini terk etmeli, mürşidi karsısında bir varlık göstermemeli ki onu layıkıyla temizlesin ve menzil-i maksûduna eriştirsin.
Eğer mürid bir zâta gönül bağlamış bulunurda sonradan o zâtin halleri müridi cezp etmiyorsa ondan daha büyüğünü, takva ve sadâkatta daha ileride olanını aramalıdır. Ancak bu aradığı şeyh ve tarikatın esaslarını en iyi bilen bir mürşid olmalıdır.
Eğer şeriatı layıkıyla bilen ve hakikate ermiş bir mürşidi buldu ise onu terk etmesi doğru değildir.
Mürid, mürşidine bedenî, malî ve kalbî hizmetinin âdâb ve şartlarına riayet ederek yapacağı hizmetinde kusur etmemeğe çalışır. Ister onun huzurunda olsun, ister ondan ayrı bulunsun her zaman edebini muhafaza etmelidir. Eğer edebini muhafaza etmezse bereketinin zevâline, nurunun zulmete çevrilmesine kalbinin perdelenmesine ve manen uzak düşmesine sebep olur. Mürsid, beşerî tabiat ve merhameti îcâbi müride olan muâmelesini ister değiştirsin, ister değiştirmesin, bir şey fark etmez.
Nakledilir ki, Imam Züfer bir defasında abdest alırken Imam Ebû Hanife çıkageldi. Züfer, üstadı Ebû Hanife için ayağa kalkmadı ve tazimde kusur etmiş oldu. Bu sebeple onun re’yi ve ictihadları mezhebde zayıf kaldı. Halbuki Imam Züfer, Imam-i A’zam’in üç büyük talebesinden biri olmakla hem ilmen ileri bir seviyede bulunuyordu, hem de Âzam’la fazla beraber olanlardandı.
Müridin muhakkak dikkat etmesi gereken şartlara gelince bunlar “Hadîka” adli kitabta on iki maddede özetlenmiştir:
1- Mürid, mürşidin fiil ve hareketlerine kalben itiraz etmemelidir. Eğer, anlayamadığı bir hareketini görürse onu hayra yorar. Bunu yapamazsa kendi anlayışını zayıf olarak kabul etmelidir. Burada Mûsâ ve Hızır aleyhisselam’in yolculuklarını kendisine örnek alır.(Bakınız, Kehf süresi/ 60-82) Mürsid-i kâmilin emir ve hareketlerine itirazın çirkinliği, diğer bütün çirkinlikleri gölgede bırakır. İtiraz eden mazur görülmez. Çünkü mürşid-i kâmile itiraz eden kendini öyle perdeler ki bu derdin ilacı yoktur. Basar ve basireti üzerine inen perdeyi kaldırabilmesi çok zordur. Neticede feyzi kesilir ve istifade edemez. Bu yolun sâliki, sâlikleri perişan eden bu kötü hastalıktan şiddetle sakınmalıdır.
2- Gönlüne takılan ve kendisini meşgul eden şeyleri şeyhine anlatmalıdır ki şeyhi ilacını versin. Çünkü mürşid doktor gibidir. Eğer müridinin hallerine muttali olursa onun kurtulması için elinden geleni yapar. Bazen Allah onun hastalığını giderir. Mürid, derdini şeyhinin keşfen bilip yol göstermesini, kendiliginden tedavi etmesini beklememelidir. Gidip derdini anlatmalıdır. Çünkü keşfin şekilleri ve tezahürleri ayrı ayrı olduğu gibi bazen hata da vaki olabilir. Velilerin kesifte hata ettirilmesi, fakihlerin içtihat ta hata etmeleri gibidir. Ne var ki sahih bile olsa kimse onunla amel edemez. Mürşid müsaade etmedikçe kimse ondan bir hüküm çıkaramaz. Kendinle ilgili olan bir keşfi, bir emri, bir tedavi usûlünü muhafaza et, ifşa etme. Çünkü böyle konularda sana söylenen sadece sana aittir.
3- Mürid, talebinde, arzu ve gayesinde sâdık olmalıdır. Sıkıntı, mihnet ve meşakkat onu değiştirmemeli, kendisine kurulan hile ve tuzaklar azmini gevşetmemelidir. Mürşidine göstereceği sevgi, malına, evladına, ve canına göstereceği sevgiden daha fazla olmalıdır. Çünkü asil maksat Allah’a vasıl olmaktır. Bu ise ancak mürşidi vasıtasıyla gerçekleşecektir.
4- Duyduğu her söze aldırmamalı ve şeyhinin sahsına mahsus beşerî hareketlerine de iktida etmenin zarurî olmadığını bilmelidir. Mürid kendisine emredileni yapar. Şeyhinden her gördüğünün yapmaya zorlanmaz. Çünkü şeyhin bazı amelleri bulunduğu makam ve hale göredir. Mürşidin kendi yüksek makamında yaptığı basit görünen bir ameli mürid de aynen yapmağa kalkışırsa bu onun için zararlı olabilir.
5- Mürid kendine emredileni emredilen vakitte yapmalıdır. Geciktirmemelidir. Çünkü geciktirmesi feyzin kesilmesine sebep olabilir. Mürid, şeyhinin telkin ettiği evrad ve ezkârı, teveccüh ve murâkabeyi emredildiği şekilde yapmalı, şeyhi eğer bütün evradını bırakmasını emrederse bırakmalıdır. Çünkü şeyhin firaseti o anda neyi emretmek gerekiyorsa onu emreder. Çünkü feraset Allah Teâlâ’nın nurundandır.
6- Kendi nefsini bütün mahlukattan hakir görmelidir. Hiçbir kimse üzerinde hakkı bulunduğu iddasına kapılmamalıdır. Allah’tan başkalarının haklarının sorumluluğundan ancak hak sahiplerine haklarını vermekle kurtulabilir. Eğer Allah’a vâsıl olmak istiyorsa zâhirini de, bâtinini da gizli ve açik kul haklarindan temizlemelidir. Bu şekilde de mâsivadan temizlenmedikçe maksuda vâsıl olamaz.
7- Şeyhinin hiçbir emrine hıyanet etmemelidir. Ona hürmet ve tazimde kusur etmemeye, hiçbir şekilde ona ters davranmamaya gayret etmelidir. Çünkü şeyhi onu muhakkak felaha erdirmek ister ve daima iyilikleri gösterir. Bu sebeple mürid, mürşidinin telkin ettiği zikir ile harab kalbini tamir etmeğe ve bütün varlığını saran gaflet ve havatırdan kurtulmağa çalışmalıdır.
8- Allah’ın zâtından başka hiçbir şeyi murad edinmemeli, dünya ve ahiret müridin muradı olmamalıdır. Yine mürid; makam, fenâ, bekâ gibi şeylerle meşgul olmayıp nefsini temizlemeye ve hallerini sünnet-i seniyyeye uyarak düzeltmeye çalışmalıdır. Bunun için de mürşidinin emir ve irşadı karsısında gassal elindeki meyyit gibi olmalıdır. Ne olursa olsun şeyhin sözünü reddetmemelidir. Kendi bildiği doğru bile olsa. Ayrıca bilmeli ve söyle inanmalıdır ki şeyhin hatası, müridin doğrusundan hayırlıdır. Mürşidi sormadıkça mürid hiçbir şeyi ona tarif etmeğe, anlatmağa kalkışmamalıdır.
9- Şeyhinin halifelerin ve onların hizmetlerini gören ve kendilerinden önce tarikata girmiş ve şeyhe sadakatle bağlı müritlerin emirlerini de yerine getirmelidir. Zâhiren diğer müritlerin amellerinden kendi ameli fazla bile olsa kendine bu sebeple varlık vermemelidir.
10-İhtiyacını şeyhinden başkasına açmamalıdır. Eğer şeyhiyle bir yerde bulunmuyorsa ve çok zaruret içinde kalmışsa ancak cömert ve müttakî bir salihten yardim istemelidir.
11-Öfkelenmekten sakınmalıdır. Çünkü öfke zikrin nurunu söndürür.
12-Talebelerle cedellesmeyi ve münakaşayı bırakmalıdır. Çünkü münâzara unutkanlık getirir. İnsanın beynini bulandırır. Eğer birine kızıp münâkasaya girmişse Allah’a istiğfar edip hatasını affetmesini, hakli bile olsa mağfiret edilmesini dilemelidir. Her gördüğüne hüsn-i zan beslemeli ve “belki Allah’ın velilerindendir” deyip ondan duâ talep etmelidir.
Şeyh Tâceddin Hazretleri “et-Tâciyyetü’l-Kübra” adli eserinde der ki: “Şeyhin bazı hakları vardır ki, onalara ancak hüsnü edebe riayet etmek suretiyle lâyık-ı vechile riayet edilmiş olur. Zâtina tazim etmek ise şeyhin en büyük haklarından biridir. Bunu ihmal etmek ise büyük bir kusur, isyan ve hüsrandır. Çünkü o müridin peder-i manevîsidir.”
Kalbini Allah sevgisi sarmış bulunan ehlullah hazarâtı yanında bu nevi babalık, zâhirî babalıktan daha şereflidir.
Bilâl-i Habeşî’yi, Selmân-i Fârisî’yi, Suheyb-i Rûmî’yi Rasûlullah’a yakınlık şerefiyle şereflendiren muhabbet bu mahabbet: Ebû Talib’i bu şereften mahrum eden de bu muhabbetten mahrumiyettir. Amcalık onu Rasûlullah’a yakın kılmamıştır. Çünkü ilahî irade, imana bağlı muhabbeti esas olarak koymuştur.
[Li'llâhi Teâle'l Fâtiha Mea's Salâvât]
|
|
|
#1 Yazar: Sail Dervis 11 May 2011 10:15 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1998
|
| Yarum: 1205
|
| MSN: --
|
|
Yukarıda anlatılan âdâbın tamamı mürşidin halifeleri ve vazifedarları içinde geçerlidir.Bu hususta en ufak bir tereddüt bile geçirilmemeli,Şeyh Efendi'ye gösterilen tâzimin aynısı vazifeli zâtlarada gösterilmelidir.Aksi bir hareket isyandır,mürşidin verdiği kararı beğenmemek hatta onu eleştirmektir.Allah Muhafaza...
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1998 | Yorum: 1205 |
|
|
|
|
#2 Yazar: nefes 11 May 2011 10:48 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Şimdiki zamanın en büyük problemi; Şeyh Efendi'ye gösterilen tâzimin aynısı vazifeli zâtlarada gösterilmelidir.Aksi bir hareket isyandır,mürşidin verdiği kararı beğenmemek hatta onu eleştirmektir
her bakışına,er mimiğine,okuyuşuna anlatışına,bir kusur bulmak..Edep ve adapsızlık.Sonrada geçip,hiç bir etki almadım diyebilmek,allah muhafaza...BU dert üstümüze karabasan gibi çöktü..Kaldırmak güç... Okuyan vazifeli de çileden çıkıyor,dinleyende ... Ezberletmeli ihvana edep ve adabı,her ders başlamadan saydırmalı tek tek... öyle cahiliz ki,bazen kitap yüklü merkep oluveriyoruz.. Rabbim muhafaza eylesin..
Halbu ki ne güzel şey,usulune uygun dinlemek,usulune uygun oturmak,yemek içmek,hürmet... Gelen nesil ürkütüyor beni... |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#3 Yazar: esra 11 May 2011 17:59 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 14.01.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 194
|
| Yarum: 1567
|
| MSN: --
|
|
derviş hocam lütfen bu paylaşım sabit kalsın.ne olur ne oluuur..
ALLAH RAZI OLSUN.
--------------------
Hissesizliğime acı,fenâdan yanmışım..Cefâdan yanmışım..Fenâdan yanmışım,fâniyim,âcizim...Âcizlerden yanmışım,kadirsin çek canımı bu acziyetten..Afviyetini nasib kıl kavlime.. Can tükenmek üzre, ey cân! Sekeratta elinden bir müjde,Estağfirullah..Estağfirullah,Estağfirullah El-azîm..Affet! .... Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-iyar.... |
| Açtığı Konular: 194 | Yorum: 1567 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] 3. Sohbet : "Benden Adam Olmaz Diyenlere - Sahabe'den Eşsiz Tövbe Örnekleri - Birbirini Öldüren İki Kişiden Allah Hoşnut Olur "
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|