Mürşid-i Kâmil
Şeriatı Muhammede verdiler, Tarikat üstüne bir yol kurdular, Hakikat ilminden sual sordular. Hakikat var hakikattan içeri.
Aşk bedesteninden mercan almışam, İrfan meclisinde erkan kurmuşam, Bu canı verip de bir can almışam. Saklarım o canı candan içeri.
Kaygısızım eder bir nutku Hakk'la, Varıp bir mürşide kalbini pakla, Mürşidin verdiğin tut kavi sakla, İlikten kemikten kandan içeri.
Kaygısız Hz.leri (Sûre-i Nahl, âyet 97)
Meâl'i: Onlara yeniden temiz bir hayat veririm.
İşte ölmeyen maneviyat hayatı, onlar ölmezler, ahiret hayatını bu dünyada kazanırlar. Bir insan şuurunu kaybetmiş, deli ama yaşıyor. En sonunda deliliği gider, aklı tamamen başına gelirse hayata yeni kavuştum der. O hayata kavuşanlar da aynı öyledir.
Müride teslim lazımdır. Derler ki:"Olmazsa teslim, neylesin talim". Tam teslim olup hiç tereddütsüz olması lazım. Kalbinde tereddüt olursa şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye söylemek, öğretmek hepsi boştur. Ama altını bulursa onu işlerse altın meydana gelirse asıl ilim, marifet, ondadır. Kur'anda da şifa ve rahmet var. İsm-i Âzam Kur'andadır. İsm-i Âzam duası ölüyü diriltir. Bütün hastaları iyi eder. Yapamayacağı yapmayacağı birşey yoktur. Kur' an-ı Kerim'deki:
(Sûre-i Vakıa, âvet 10)
Meâl'i: Sebkat edenler, ibadette ileri geçenlerdir.
Bunların hepsinden üstün olup, cenneti Naim'e gideceğini yazmıştık. Ahiretteki o hal mücevherdir. Dünyadaki şifası, rahmeti altundır. Bunun birisi zâhir bu dünyada, birisi bâtın ahirette, ahi-retteki Cemalullah, Didâr-ı İlâhiye, Gurbiyyet-i İlâhiye, dünyadaki mahvı fenaya dalmak, Hakk'ta fâni olmaktır.
Ayinei İlâhi didarı Evliyâdır, Bu aynaya gel bak Camu cihan nümâdır, Baktıkça âjîtaba sofu gözün kamaşır, Aksini aya salsa bakmak ana revadır.
Bir Mürşidi kâmile teslimi canu dil kıl Zira ki mazharı Hakk hem sırrı evliyâdır. Dünyada görmeyenler göremezler ahirette, Aç gözünü ana bak bu kavli Mustafa'dır.
Sende senlik varken bilkim Hakk'a varılmaz, Boş yere dökme yaşın emeklerin hebâdır, Seyyit Nizamoğlu'nun aşktır muradı Hakk'tan, Aşk olmayan ameller hep cümle masivâ'dır.
Seyyit NİZAMOĞLU
Sende senlik varken bilkim Hakk'a varılmaz, sen daha sen seni unutmamışsın. Dünya olsun, ahiret olsun bazı isteklerin, bazı kalbinden geçen şeyler var. Birde ben şunu yaptım, bunu yaptım diyorsun. Bununla Hakk'a varılmaz. Allah'tan başka her şeyi unut-man lazım. "Boş yere dökme yaşın emeklerin hebâdır". Kul kendi kendini unutmadan Hakk'a vasıl olamayacağını söylüyor. Za-manımızda aksini iddia edenler var.
Cennet cennet dedikleri. Bir kaç evle bir kaç hûri, İsteyene ver sen anı, Bana seni gerek seni.
Yûnus EMRE
Yani cenneti, hûriyi kim istiyorsa ona ver. Bana sen gereksin demiştir.
KAYGISIZ HZ. Erenlerden sır sorana dokuz türlü nişan gerek, Evvel kapı şeriattır, güneş gibi ayan gerek. Ayet ile hadîs ile anlayana verdim cevap, Andan öte içeriye levvameye387 seyran gerek.
Şeriattan, tarikattan içerisi sır iledir, Akil ona arif dûrûr mülhimeye338 vicdan gerek. Dördüncüsü mutmainne389 Mansur bilir bu menzili, Pir yüzüne ulaşmağa ikrar der bir can gerek.
İhtiyarım elde değil lazım geldi söylemesi, Beşincisi keramettir, ayan değil nihan gerek. Yol erinin tevhidini arif gerek anlamağa, Altıncısı mardiyyedir390 bunda burhan Kur'ân gerek.
Yedincisi safiyyedir halka ayan etmek olmaz, Andan geçip ulaşmağa can Hazreti kurban gerek. Sekizinci budur makam aynel yakîn, Hakka'l yakîn391 Kim aşıksa bu meydanda gayrullahtan üryan gerek.
Dokuz sıfattan içeri bir sır diyem anlar isen, İnsan adın bunda koyup mahvu garkta nihan gerek. Vehhab ümminin tevhidi hatırına güç gelmesin, Bu manayı fehmetmeye safi nurdan insan gerek... |