Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 1
Sail Dervis

Arama Motorları: 3
Baidu SpiderGooglebot
Yandex

Ziyaretçi: 14
Toplam: 18

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Ali Turgut can ali
cihan talebesi Darussefa
eslem feride
fureyzi gönül_alemi
İlkbahar Kaplumbaga
kılınç Mesken-i Ravza
Nur pdxwim
swot tıfıl
Uhud Yabani bahçenin sahte çiçeği
Züveyra Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: İlkbahar, Konu:
Ey Gönül!
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
En Son Eklenenler
» Tamu Kapusunda Bir Müri ...
» Salih, Sadık, Muhlis Ki ...
» Keşke Demek
» Hiç Düşünmüyor Musun?
» Hangi tohum yere ekildi ...
» Gönül Simidi
» Leblebi Şekeri Sevenler ...
» Ey Gönül!
» Saadetli Ölüm
» 3. Sohbet : "Benden Ad ...
Rasgele Konular
» İşte Böyle
» Hikmet Sahipleri Buyuru ...
» FİNCAN KADAR
» GAH VAR OLUP,,,
» İsminizi anmakla hâşâ S ...
» Bir Kâse Bal...
» Ümidi Eslem,Esra,Neşe,N ...
» 30 bin Yahudi Mescidi A ...
» Ya Hayyy cc.
» Prof.Dr.Hasan Kâmil Yıl ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

ZÂT-I ULÛHİYYET
Paylaş
  Kategori: Sohbetler » Yazılı Sohbetler
  Yorumlar (0)

ZÂT-I ULÛHİYYET


Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in:
"Allâh'ın yarattıkları üzerinde tefekkür edin, Zâtı üzerinde düşünmeyin. Zîrâ siz O'nun kadrini (O'na lâyık bir sûrette) aslâ takdîr edemezsiniz..." (Deylemî, Müsned, II, 56; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, I, 81) beyânı, Cenâb-ı Hakk'ın Zâtî mâhiyetini kavramanın mümkün olmadığını ifâde eder.
Zâten beşer idrâkini îmân ve irfân iklîmine götürüp hidâyet nûruna vâsıl edecek olan Allâh hakkındaki bilgiler de, Zât'ının mâhiyetine dâir değil, sıfatlarına dâirdir. Zîrâ Allâh Teâlâ, zaman ve mekândan münezzehtir. İnsan idrâki ise, zaman ve mekânla şartlandığından onun mantığı, ancak maddî âlemden aldığı intibâlarla faâliyet gösterir. Bir şeyi kavrayabilmek için o şeyin görülebilen âlemde bir benzerinin ve bunun da zihinde bir intibâının olması lâzımdır. Allâh ise, yarattıklarına benzememe sıfatı ile muttasıftır (muhâlefetün li'l-havâdis). Bu, sonradan meydana gelmiş olan hiçbir şeye benzememeyi, onlardan mutlak bir sûrette farklı, üstün ve mükemmel olmayı ifâde eder. Bu mantıkî gerçek, kâinâta hâkim olan nizâmın mükemmelliğini idrâk etmenin bir netîcesidir. Böyle bir âlemi yaratmak kudretindeki ilk sebep, yâni Hâlık Teâlâ Hazretleri, -hâşâ- eseriyle aslâ mukâyese edilemez. O, bütün yaratılmışların üzerinde bir kemâl, azamet ve kudret sâhibidir. Böyle olması lâzım geldiği de, aklî ve mantıkî bir zarûrettir. Bu itibarla eşi ve benzeri bulunmayan Allâh'ın zâtî mâhiyeti hakkında fikir yürütmek, beşer için ne mümkün ve ne de doğrudur.
Yâni Allâh Teâlâ hakkında bizim mükellefiyetimiz, sıfatlardan yola çıkarak Zât'ın var olduğunu idrâk ve kabul etmektir. Onun için Cenâb-ı Hakk'ın Kur'ân-ı Kerîm'de bizlere kendisi hakkında takdîm eylediği misâl ve îzâhlar da bu mâhiyete göredir. Âyet-i kerîmede buyurulur:
"Allâh göklerin ve yerin Nûr'udur. O'nun nûrunun misâli, içinde çerağ (yanan ışık) bulunan bir kandil yuvasına benzer. O çerağ, cam bir fânus içindedir. Cam fânus ise, sanki inci gibi parıldayan bir yıldızdır. (O çerağın) yakıtı, ne doğuda ne de batıda eşine rastlanmayan mübârek (bereketli, bitip tükenmeyen) bir zeytin ağacından alınmaktadır. Ve o ağacın yağı, (öyle arı-duru ve öyle parlaktır ki) neredeyse ateş değmese bile, ışık verecek. Nûr üstüne nûr! Allâh dilediğini nûruna kavuşturur. Allâh insanlara (anlayıp idrâk edebilsinler diye işte böyle) misâller veriyor. O, her şeyi bilir." (en-Nûr, 35)
Dikkat edilirse âyet-i kerîmedeki temsille beşer idrâki, önce kavrayabileceği intibâlarla yoğruluyor, sonra da hayâl ve idrâk ötesi bir hakîkat ile o intibâlardan tecrid edilerek en öz ifadeyle "nûr üzerine nûr" deniliyor. Yâni O'nun nûru, temsilden zannedileceği gibi sınırlı birkaç çeşit nûr değil, birisi veya tamamı da değil, sınırsız olarak her nûrun üzerinde, sınırlanması ve bilinmesi mümkün olmayan bir nûrdur. Fakat herkes hak delili göremez, Hakk'ın âyetlerini bilemez ve Hakk'ın isteğine eremez. Çünkü görüleni idrâk etmek, nûra bağlı olduğu kadar, görecek gözün var olmasına da bağlıdır. Çünkü gözle görülmeye müsâit olan her şey, nûrun bereketiyle gözü olan herkese âşikâr olurken âmâlara aslâ gözükmez. O hâlde varlık ve hakîkati gösteren nûr kadar gören bir rûh da, müşâhede için vazgeçilmez bir rükün gibidir. Çünkü ancak gören ruh, idrâk edici ve anlayıcıdır.
Diğer taraftan Cenâb-ı Hakk'ın, âyet-i kerîmede kendisini "Nûr" ile tavsif etmesi ve "Allâh, göklerin ve yerin nûrudur." buyurması, bütün âlemi yaratan, şu engin kâinâtı gösteren, gizli-açık sayısız hakîkatleri bildiren, gözleri ve gönülleri şenlendiren varlığın ancak kendisi olduğunun bir ifâdesidir. Zîrâ Cenâb-ı Hakk'ın o yüce nûru olmasaydı, hiçbir şey bilinmez, bulunmaz; hiçbir hakîkat sezilmez ve hiçbir neşe gönle dolmazdı.
Bu meyânda varlıkların tezâhür ve müşâhedesinin yegâne müessiri olan bütün nûrlar, o yüce nûrun bir tecellîsinden ibârettir. Dolayısıyla göklerdeki nûrların derecelerine, dünya âleminde de bir misâl vardır. Meselâ güneşin ışınları aya vurup oradan yeryüzünde bir evin içine girerek duvardaki bir aynaya düşse, sonra bundan diğer duvardaki bir aynaya aksetse, sonra ondan su dolu bir tasa düşse, daha sonra bundan evin tavanına yansısa, bunların en güçlüsü, ilk kaynak olan güneşteki, ikinci olarak aydaki, üçüncü olarak birinci aynadaki, dördüncü olarak ikinci aynadaki, beşinci olarak sudaki, altıncı olarak da tavandaki nûrdur. Ve hepsinde ilk çıkış noktasına yakın olan, uzak olandan daha güçlüdür. Göklerdeki diğer nûrların derecelenmesi de aynen bunun gibidir. Yâni istifâde edilen nûr, istifâde edenden daha kuvvetlidir. Ve bütün bu nûrlar, artarak ve güçlenerek en büyük ve sonsuz nûrda nihâyete erer ki, bu da Allâh Teâlâ'nın nûrudur.
Yâni her şeyin ortaya çıkışı ve bilinmesi, ancak göklerin ve yerin nûrlandırıcısı olan Allâh Teâlâ'nın açığa çıkarması ve bildirmesiyledir. Zîrâ O'nun nûru olmadan varlığın ortaya çıkması ve görünmesi mümkün değildir. Ancak, gündüz ışığında baharın yeşilliğine bakan insan, gözüne görünen türlü türlü renkler karşısında:
"- Yeşillikten başka bir şey görmedim!" diyerek bahar ve yeşilliğe dalar da gerçekte onları görmesini sağlayan ışığı farketmez. Hâlbuki gördüğü bütün renkleri ışık sâyesinde idrâk etmiştir. Bu durumda ışık, aslında âşikâr oluşunun şiddetinden dolayı gizli kalmıştır.


       
  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] 3. Sohbet : "Benden Adam Olmaz Diyenlere - Sahabe'den Eşsiz Tövbe Örnekleri - Birbirini Öldüren İki Kişiden Allah Hoşnut Olur "
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain