 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 3
|
| Googlebot | Baidu Spider | | Yandex |
Ziyaretçi: 6
Toplam: 9
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
YAKOMOZ IŞILTISI YÜREĞİMİZ Paylaş
|
|
| Kategori: Salik Yazıları
|
| Yorumlar (6)
|
Yaşanmışlıklar, özlemler, kendi kendimize seslenişlerimiz, karanlığın perdesini yırtma çabalarımız.Sevgiyi arayışımış..
Kendini sevmekle başlar herşey; kendini beğenmekle ilgisi yoktur bunun, Kendi içimizde mayalarsak sevgiyi mayalayabilirsek, bu çoğalışı etrafımıza yayabiliriz. Güzellik yoksa sevgide yoktur. Korkunun olduğu yerde de sevgi yaşayamaz ki . Yok...lukla, varlık arasında yaşadığımız gelgitler, içimizde yaşadığımız fırtınalar, kasırgalar..saçmalıklarımız, alışkanlıklarımız. bizde var olanlar..
Bir gün gelir , bir zaman gelir durulur herşey. Asude bekleyişlerimiz başlar. Yavaş yavaş avucumuzda toplamaya başlarız yakomoz ışıltılarını. Bir günde gelir avucumuzda topladığımız yakomoz ışıltılarını fırlatıp atarız.
Hiç düşünmeden .
Bir sürüklenişe iteriz, dalgaların arasına , yapayalnız bırakırız denizin tam ortasında.
Çırpınmaya başlar tekrar senin avucuna sığınmak için yakomoz ışıltıları. Ama vakit geçmiştir, gökyüzü simsiyah olur, ay görünmez olur, ışıltıda gözden kaybolup gider. Çünkü kendi elinle fırtatıp attığındır o ışıltı. Senin avuçlarından gönlüne sığınmak isteyen minicik bir ışıltı sonrada büyümek isteyen .. "Sevgiyle" . Ve o ışıltı bir gün gelir de bir sedef bulur. Onun üstüne düşer.. Sedef alır, inci tanesinin yanına yerleştirir. Yakomoz ışıltısı ve inci sevgiyle büyürler.. Bir katredirler derya olurlar..Ve başlarlar yeni ışıltılar arasında yolculuk etmeye, Güneşle beslenirler, ne boran , ne kasırga, onları sürükleyemez bilinmezliklere.. Sedef korumuş, saklamıştır yakomoz ışıltısını ve inciyi..
Bu iki aydınlığı seyre dalar
ay, yıldızlar ve bulutlar
Ay daha bir parlar
Yıldızlar daha bir yakınlaşır
Bulutlar daha bir ağlar
Kolkola girmiş dostluklar gibi ilerlerler, sarmaş dolaş olmuş dallar gibi, sarmaşık gülleri gibi, yanyana duran ağaçlar gibi..Güzeli, güzelliği görmüşlerdir. Ve şunu mu demek isterler acaba güzellik yalnızca iyiliğin çiçek açmasıyla ve sevginin kucaklamasıyla mı var olur,
|
|
|
#1 Yazar: Sail Dervis 28 Kasım 2010 10:55 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1993
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Kaleminize, yüreğinize sağlık Hocam...Devamını bekliyoruz inş.
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1993 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#2 Yazar: asude 28 Kasım 2010 12:29 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 3.08.2010
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 21
|
| Yarum: 32
|
| MSN: --
|
|
İnşallah Efendim. sayfaya verdiğiniz emekler için teşekkürler ederiz bizde.. Güzeller güzeline emanet olunuz.. Selam ve dua ile.. |
| Açtığı Konular: 21 | Yorum: 32 |
|
|
|
|
#3 Yazar: nefes 28 Kasım 2010 13:42 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Tek kelimeyle harika ,kalemine kuvvet...
Çırpınmaya başlar tekrar senin avucuna sığınmak için yakomoz ışıltıları.
|
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#4 Yazar: hanzala 28 Kasım 2010 15:50 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 28.11.2010
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 5
|
| Yarum: 10
|
| MSN: --
|
|
Bir sürüklenişe iteriz, dalgaların arasına , yapayalnız bırakırız denizin tam ortasında...
Öyle bir demdir bu denizin ortasında kalmak dalgaların arasında çırpınmak demlerin en güzelidir. Oanda ne sedef isterim ne inci demi'im ve gamım,hüznüm ve aşkım bana kafi....
|
| Açtığı Konular: 5 | Yorum: 10 |
|
|
|
|
#5 Yazar: Darussefa 28 Kasım 2010 17:40 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 13.11.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 1686
|
| Yarum: 1741
|
| MSN: --
|
|
Gam gönülden başka kimsenin yüklenemediği bir yük, tahammül edilemeyen bir yaradır. İşte bu yüzdendir ki gam, âşıkın mihenk taşıdır. Onun istek ve dayanıklılığı ile sadıklığını ölçer. Bu bakımdan âşık daima gam ister, âdeta onsuz olamaz. Gam, âşıkın en vefalı dostudur. Zira bu dost sayesinde sevgiliye ulaşacaktır. Yine Ahmed Paşa bu gerçeği şöyle terennüm eder:
Gam çekmeyince kıymeti artar mı âşıkın
Kan yutmayınca buldu mu hiç i’tibâr lâ’l
Her şeyin sonu olduğu gibi gönüldeki gamın da bir sonu olacaktır. Oysa âşık vuslat gecesinde de gamlıdır. Zira “ya bu vuslat bitiverirse!” diye düşünmektedir. Onun için vuslat yerine gam istemek daha geçerlidir. Değil mi ki gam sevgiliden gelir; öyleyse değerlidir. Ona gönülde yer verilir. Bu yüzden gama çare aranmaz.Onun çaresi yine gam çekmektir. Doktorun buna yapacağı bir şey yoktur. Gamla içli-dışlı olan gönül bundan zevk bile duyar. Bu yüzden boyu hilâle dönse, devamlı âh etse, yakasını yırtıp feryatlar koparsa, hatta âleme rüsvay olup toprağa karışsa bile şikayette bulunmaz. Kaldı ki sevgiliye şikayet olmaz. Üstelik sevgilinin duruma inanıp inanmayacağı da şüphelidir. Ya inanmayıverirse?.. Gamım pinhân dutardım ben dediler yâre kıl Rûşen Desem ol bî vefa bilmen inanır mı inanmazmı
(Müstesna Güzeller-İskender Pala) |
| Açtığı Konular: 1686 | Yorum: 1741 |
|
|
|
|
#6 Yazar: asude 28 Kasım 2010 20:39 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 3.08.2010
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 21
|
| Yarum: 32
|
| MSN: --
|
|
dalgaların arasında kalmak çırpınışlar bize öğretir , cesareti, gamlıyızdır o zaman , ümidimiz yoktur denizin ortasında dalgaların ortasında , fırtınada ama biz isteriz ki.. ulaşalım öteye..bir el tutsun... bir sedef gelir yanıbaşınıza .... şunu gösterir tutunacak bir şey var umudunu tüketme der.. gamlısın telaşlısın ama öğreniyorsun sabır et... yüreğinin suskunluğu ile sabır et... içinde de inci... yoldaş can dost... insan tek başına ne yapabilir ki kocaaa deryada... öteye ulaştırmak için bir sandal gerekir. tamamen teslimiyet varsa sandal devrilmez... sizi sürükler .. ve bu sandala binmeden önce de kendimize ait üzerimizdeki yükleri atalım ki sandal kolayca rotasında ilerlesin....kin hırs nefret aşırı gam ... ümitsizlik... huzursuzluk tutunduklarımız, kendini beğenmişliklerimiz gururumuz...öfkelerimiz, kaygılarımız kibirimiz cimriliğimiz, güvensizliklerimiz, kavgalarımız, benliğimize ağ gibi sarmaladığımız bizimle var olanlar.....bunu atamadan ne bir can dost elinizden tutar, ne koruyan birisi olur ne de sandal sizi bunca ağırlıkla sizi öteye ulaştırır.... yük hafifletilmeli....asude..
iskender pala şah ve sultan kitabında şöyle bahsetmiş... aşk yolunda olmak veya olmamak, bulmak veya yitirmek veya olmak olmamaya, yitirmek bulmaya, azıksızlık azığa nasipsizlik de nasibe dönüşüyordu.. vuslat ayrılığın ayrılıkta vuslatın kendisi olunca seven ile sevilen aynileşiyordu.... selam ve dua ile.. |
| Açtığı Konular: 21 | Yorum: 32 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|