Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
Osmanlılarda Tekke ve Zaviyelerin Etkisi
OSMANLILARDA
TEKKE VE ZAVİYELERİN ETKİSİ
Tasavvufî
hayat ve düşüncenin, tarikatların müessesesi olarak görülen tekke ve zaviyeler
islâm dünyasında dergâh, hangâh, ribat, âsitane gibi değişik isimlerle anıla
gelmişlerdir.
Tekkenin mimari yapısı, içinde birçok şeyi barındırırdı. Zaman içinde tekkelerin
mimarî yapısında değişme ve gelişme gözlemlenmiştir. Osmanlılarda tam teşekkül
etmiş bir mevlevî tekkesinde şu bölümler mevcuttu: Semahâne, türbe, çilehâne,
Hücreler-Derviş odaları, selâmlık, Harem, Kiler-Mutfak, Kahvehane ocağı, Kafes,
matrab. Şeyhin ailesiyle beraber oturduğu kısım tekkeye bitişik olurdu.
Tekkelerin başında bulunan şeyhler çoğu zaman zahirî ilimlerde de söz sahibi
kişiler olup ilmi konularda tekkeler de istişare yapılırdı.
Devamlı olarak tekkede kalan dervişler,
aynı zamanda tekkenin iç hizmetlerini de yürütürlerdi. Tekkenin masrafları
vakıflar yoluyla karşılanır, dervişler de kazançlarının bir kısmını bağlı
bulunduğu dergâha bağışlardı. Tekkeler mescit görevini de görmekteydi. Zikir
meclislerinde besteli olarak ilâhîler okunduğu için Osmanlı Medeniyetinin şiir
ve mûsikî dünyası tarikatlarla yakından ilişkilidir. Bir başka ifade ile
tekkeler, dinî ve içtimaî fonksiyonlarının yanında güzel sanatların da korunma
ve gelişmesinde rol oynamışlardır.
Osmanlı toplumunda kamuoyunu oluşturan
müesseselerin başında tekkeleri saymak gerekir. Rumeli ve Avrupa topraklarının
İslâmlaşmasında tekkelerin, burada yapılan çalışmaların ve tekke çerçeveli iskan
faaliyetlerinin ve izlenilen siyasetin büyük rolü vardır.
Halk saygı duyduğu ve gönülden
bağlandığı insanlardan sadece gönül dünyasının hastalıklarına değil bedenî
rahatsızlıklarına da deva olmasını beklemiş, Telkin usûlüyle bazı hastalar
iyileştirilmiş ve tekkeler şifahane işlevini yapmıştır. Tekke ve zaviyeler bazen
de uzak yollardan gelmiş insanların dinlendiği han, kervansaray gibi müesseseler
gibi hizmet vermiştir.
Toplumdaki dirlik ve düzeni sağlamada
da bu kurumların önemli hizmetleri vardır.Fikri, zikri ne olursa olsun herkese
kapısını ve gönlünü açan sûfîler bu yolla toplumdaki sevgi ve huzurun
yaygınlaşmasını sağlamışlardır.
- Bu yazı çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
Haftanın Sohbeti
[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"