Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
Makamın Değerlendirilmesi
MAKAMIN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Tevbe, bütün
mekanların aslı ve özü bütün hallerin anahtarıdır. Makamların ilkidir.
Kulda zecr ve mez'in hal olarak bakınması tevbenin anahtarı ve başlangıcıdır.
Mezi ve Zecirden sonra"intibah" hali hissedilir.
İntibah kişiye hayra götüren hallerin
başında gelir.
Yakaza; Hakk'tan korkan kimselerin
kalbine Allah (cc) tarafından ihsan edilen ve onları tevbe etmeye yönlendiren
ilahi bir ikazdır.
Gerçek bir muhasebe ancak sahih ve
sağlam bir tevbeden sonra olur.
Murakabe menfi hatıraları keser.
İnabe tevbenin ikinci derecesidir.
İnabe, Allah' (cc) tan yine Allah' (cc) a dönüştür.
Tevbe, mücahedeyle, mücahede ise
sabırla olur. Sehl b. Abdullah: "Nimetlere sabır, bela ve musibetler sabırdan
daha zordur."
Sabrın hakikatı, nefsin itminana
ermesinden, onun itminana ermesi, keskiye edilmesinden nefsin tezkiyesi de ancak
tevbe ile olur.
Ömer b. Abdulaziz"Kaza ve kaderin
şahsıma takdir ettiği şeyler dışında asla sevincim olmadı."
Havf tevbeye yönelişten hasıl olur.
Tevbede istikamet havf ve recanın
mutedil olmasına vesiledir.
Tevbe makamı bütün makamları toplar.
Hz. Ali(ra): " Zühd, mümin olsun kafir
olsun dünyayı yiyen kimseye aldırmamandır."
Fakirde zaruri bir katlanma, zahidde ve
iradi bir katlanma ve terkediş vardır.
Sehl b. Abdullah: "Gerçek ubudiyyet,
şahsi tedbir ve ihtiyar terk edildiğinde elde edilir."
Yaptığını Hakk'la yapan, düşündüğünü
Hakk'la düşünen ve O'nun emirlerine yasaklarına aykırı, ufacık bir şeye
yönelmeyen kimsenin durumu "beka" makamındır.
MAKAMLAR
HAKKINDA SUFİLERİN GÖRÜŞLERİ Tevbe: Tevbede tevbe
etmektir. Şahsi düşünceler ve
duyguların varlığı silkinmesi gereken günahtır. Gönlüne doğan
kötülükten zevk almayı hor ve hakir görmekten bir an bile gafil olan kişinin
selamette olmayacağından ve bu zevkin kalbe işlemesinden korkulur. Heva ve hevese
duyulan sevk, Cenab-ı Hakk'a karşı hissedilen sevginin yokluğundan veya
azlığındandır. Vera: Dinin aslı
veradır(Hadisi Şerif) Hz. Ömer:" Takva ve
vera'i elinde bulunduran, dünyalığı elinde bulunduranlara karşı boyun eğmesi
layık değildir." Vera zühdün
başlangıcıdır. Vera şüpheli
şeylerden çekinmedir. Allah' (cc) tan bir
an olsun gafil olmamadır. el-Havvas:"Vera,
korkunun, korku marifetin, marifette Allah' (cc) a yakın olmanın delilidir," Zühd: Cüneyd:" Zühd,
elde olmayanın gönülde de olmamasıdır." Zühd, elde olandan
el etek çekme, elde olanı da dağıtmaktır." Zühd, nefsin
hazlarını terk etmektir. Şibli:"Zühd,
gaflettir, dünya değersiz bir metadır, değersiz bir şeye karşı zahid olma ise
gaflettir. Zühd içinde zühd,
zühd sırasıyla şahsi irade ve ihtiyarından çıkmaktır. Hakiki zahid,
dünyayı alırsa, yine Allah' (cc) la ve O'nun müsadesi ile alır. Sabır: Sabır,
sabırda sabretmektir. Sabır nefsi
olgunlaştırır. Ancak sabredenlere,
mükafatlar hesapsız olarak ödenecektir. Şibli:"Sabrın en güç
olanı Allah' (cc) ta(Sabr- fillah) sabreder. Bir defa sabreder. Sabır
Allah' (cc)
ta(Billah) ve Allah (cc) için (lillah) sabreden ve asla sabırsızlık göstermeyen
kişidir. Fakat az da olsa şikayet onda vuku bulur. Sabbar(Sabur)'un
sabrı, yalnız Allah' (cc) ta Allah (cc) için ve yalnız Allah' (cc) la olan
kişidir. Sabırda izzet ve
güzellik vardır. Fakr: Fakr, sana ait
hiçbir şeyin bulunmamasıdır. Kettani"Allan' (cc)
a fakr gerçekleşince Allah (cc) ile gına hali gerçekleşmiş olur." Fakr, ihtiyaçların
kalpte belirmesi ve Allah' (cc) ın dışında ki şeylere karşı muhtaçlığın yok
olmasıdır. Fakr, Allah' (cc)
dan başka hiçbir sebebe istinad etmemektir. Fakr, tevhid
menzillerinin ilkidir. Şükür: Şükür,
Mü'mini görerek nimetin farkına varmamaktır. Şükür de Allah'ın
bir nimetidir. Ona da ayrıca şükür gerekir. Şükür, Allah' (cc)
ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemektir. Şükrün hakikatı:
Kulun, dinine zarar verenler dışında kendisi hakkında takdir edilen her şeyi,
nimet olarak bilmesidir. Havf: Hikmetin başı
Allah (cc) korkusudur. Gerçek havf sahibi
azaba sebep olan korktuğu şeyleri terketmektir. Zunnur el-Mısri"Allah'
(cc) ı gerçek manada seven kişi, havf kalbini sulamadıkça muhabbet kadehinden
içemez." Reca: Hardal tanesi
ağırlığında imana sahip olanın kurtulacağı müjdesi verilmiştir. Recanın alameti,
güzelce itaat ve ibadet etmektir. Reca, helal
tecellileri cemal gözü ile görmektir. Havf ve reva bir
kuşun iki kanadı gibidir. Reca, Cenab-ı
Hakk'ın keremini görerek rahata ermektir. Tevekkül: Her işini
Allah' (cc) a havale etmek. Tevekkülün yalnızca
görünen bir tarafı vardır. Tevekkül imanın
neticesidir. Zünnun: "Tevekkül
nefsin tedbiri terk etmesi ve Cenab-ı Hakk'a karşı her türlü güç ve kuvvetten
soyutlanmasıdır. Tevekkül Allah' (cc)
a sımsıkı sarılmaktır. Tevekkül Allah' (cc)
ı bilme nisbetinde olur. Masivadan bir şeyler
umarak bakmak cehalet ve marifet kıtlığından kaynaklanır. Rıza: Rıza, takdir
edilenleri kalbin sükunetle karşılanmasıdır. Musibet ve belalara,
nimet ve lütuflara sevinildiği gibi sevinmektir. Rıza, kalplere vasıl
olan ilmin sağlam ve sahih olmasıdır. Rıza kalbin
inşirahından, kalbin inşirahı da yakin nurundan meydana gelir. Seven, sevgiliden
gelen her şeyi kendisinin muradı ve tercihi olarak görür.
- Bu tazı AVARİF-ÜL ME'ARİF (TASAVVUFUN ESASLARI) Sühreverdi isimli kitaptan
derlenmiştir.
Haftanın Sohbeti
[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"