<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
<title>Makale - Araştırma - Dervişin Fikri</title>
<link>http://www.dervisinfikri.com/</link>
<language>ru</language>
<description>Makale - Araştırma - Dervişin Fikri</description>
<generator>DataLife Engine</generator><item>
<title>bugün: sıradışı olduğu için sıradan, sıradan olduğu için sıradışı</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8100-bugun-siradisi-oldugu-icin-siradan-siradan-oldugu-icin-siradisi.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8100-bugun-siradisi-oldugu-icin-siradan-siradan-oldugu-icin-siradisi.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328274173_bugun.jpg|--><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328274173_bugun.jpg" alt="bugün: sıradışı olduğu için sıradan, sıradan olduğu için sıradışı" title="bugün: sıradışı olduğu için sıradan, sıradan olduğu için sıradışı"  /><!--dle_image_end--></div><br /><br />Bugünü günlerden bir gün sanıyorsun. Sıradan. Ömrünün günlerinden bir gün. <br />Hayır, bugün bir gün değil. Biricik. Bi'tane. Eşsiz. Benzersiz. <br />Dünün hatıraları ile yarının hayalleri arasına paketlenmiş tatlı bir gün bugün. Başka hiçbir gün bu kadar zengin değil. Hem hatıralar var içinde hem ümitler. Armağan. Yokluktan çıkarılmış. Sabah sürprizi olarak getirilmiş. Tam sana göre. İçinde tanındığın bir gün. Bilindiğin. Beklendiğin. Sevildiğin. Özlendiğin. Gülebildiğin. Ağlayabildiğin. Bıkabildiğin hatta. Bir tane daha gelir diye sıradan sanabildiğin. Biricik bilseydin gününü nasıl da telaşlı olurdun, oysa. Son günün bilseydin, ilk günün olsaydı, hakkını vermek için telaşlanır da hakkını veremezdin. Demek ki son günün ya da ilk günün sanmadığın kadar, biricik günün olduğunu unuttuğun kadar "biricik"tir bugün.]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>güli_rana</dc:creator>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 22:57:48 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Hesap</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8102-hesap.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8102-hesap.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328274453_ac.jpg|--><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328274453_ac.jpg" alt="Hesap" title="Hesap"  /><!--dle_image_end--></div><br /><br />"Bugüne kadar hiç aç kalmadıysan, hep aç kalanların ekmeğini yemiş olabilirsin. Birilerini aşırı doyuran, birilerini de aç bırakan bu zalim paylaşımın aşırı doyanları arasında kalma. Dağıt! Nasılsa dağılacaksın!<br />]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>güli_rana</dc:creator>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 22:54:42 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Velâdet Kandiliniz Mübarek Olsun</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8101-velvdet-kandiliniz-mubarek-olsun.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8101-velvdet-kandiliniz-mubarek-olsun.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--TBegin--><a href="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328274409_mevlidkandili.jpg" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/thumbs/1328274409_mevlidkandili.jpg" alt='Velâdet Kandiliniz Mübarek Olsun' title='Velâdet Kandiliniz Mübarek Olsun'  /></a><!--TEnd--></div>]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Sail Dervis</dc:creator>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 21:06:43 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Osmanlı'da Peygamber S.A.V sevgisi</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8106-osmanlida-peygamber-sav-sevgisi.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8106-osmanlida-peygamber-sav-sevgisi.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328283408_hamid2.jpg|--><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328283408_hamid2.jpg" alt="Osmanlı&#039;da Peygamber S.A.V sevgisi" title="Osmanlı&#039;da Peygamber S.A.V sevgisi"  /><!--dle_image_end--></div><br /><!--sizestart:2--><span style="font-size:10pt;line-height:100%"><!--/sizestart-->Sultan Abdulhamid Han, ülkenin dört bir yanını demir yolu ile donatır. Bu yolların en önemlisi Hicaz demiryoludur. O mukaddes beldeleri korumak ve hacıların emniyetli bir yolculuk yapabilmesini sağlamak için, İstanbul'dan Medine'ye kadar demiryolu hattı döşetir. Harem hudutlarına yaklaşılınca da, rayların döşenmesinde sadece Müslüman işçilerin çalışmasına müsaade edilir. 31 Ağustos 1908 tarihinde Medine'ye ulaşan hattın son 30 km'lik kısmına bizzat padişahın emriyle keçe döşenir. Lokomotif şehre yaklaştığında hızını keser, yavaşça perona yanaşır. Yolcular parmak uçlarında inerler trenden, edeple, hürmetle... Keçe döşenen raylar, o kutlu beldeye duyulan hürmetten günün belli saatlerinde gülsuyuyla yıkanır.<!--sizeend--></span><!--/sizeend-->]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Kaplumbaga</dc:creator>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 17:37:05 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Can Şerbeti</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8092-can-serbeti.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8092-can-serbeti.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.visalyolcusuyuz.biz/images/stories/akan_hareketli_nehir_31583_1.gif|--><img src="http://www.visalyolcusuyuz.biz/images/stories/akan_hareketli_nehir_31583_1.gif" alt="Can Şerbeti" title="Can Şerbeti"  /><!--dle_image_end--></div><br /><b><!--colorstart:#000000--><span style="color:#000000"><!--/colorstart-->Şems kabına sığmaz bir derviş idi. Gönül dostu aradı yıllarca… Bağdat’ta gördü önce, yıllar sonra da Konya’da… Birbirlerini görür görmez öyle büyük bir elektrik aldılar ki; beden diline hiç gerek yoktu ve ruhlar âleminde birbirleri ile dilsiz dudaksız ne konuşmuşlarsa aynen öyle konuştular. Bizlerin bir de ruhlar âlemi maceramız var;  bu dünya ile kıyaslanmaz… Rahmani bir özelliğimiz ruhumuz; Allah’a ait, O’ndan bize üflenmiş parçamız. O yüzden biz ölsek bile rahmani parçamız olan ruhumuz ölmüyor. Sadece dünya kisvesinden ayrılıyor. <br /><br />Mevlana, Şems’i bulmakla birlikte dünyaya ait bütün her şeyden elini eteğini çeker.<!--colorend--></span><!--/colorend--></b>]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>yorgun yolcu</dc:creator>
<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 09:53:34 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Üzüntü-Fakirlik-Hastalık</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8088-uzuntu-fakirlik-hastalik.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8088-uzuntu-fakirlik-hastalik.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--dle_image_begin:http://4.bp.blogspot.com/_FRFTiz3ddUI/TA_9v4H7qJI/AAAAAAAAAlQ/HGnHwbph1As/s1600/dark-clouds5.jpg|--><a href="http://4.bp.blogspot.com/_FRFTiz3ddUI/TA_9v4H7qJI/AAAAAAAAAlQ/HGnHwbph1As/s1600/dark-clouds5.jpg" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://4.bp.blogspot.com/_FRFTiz3ddUI/TA_9v4H7qJI/AAAAAAAAAlQ/HGnHwbph1As/s1600/dark-clouds5.jpg" width="500" height="332" alt="Üzüntü-Fakirlik-Hastalık" title="Üzüntü-Fakirlik-Hastalık"  /></a><!--dle_image_end--></div><br /><br />"Müminin günahı çoğalıp ona kefaret olabilecek kadar hayırlı işleri kalmadığında, Allah o mümine üzüntü verir ki günahlarına kefaret olsun." (Hadis, Müsned 6,157) <br /><br />"Allah'ın kuluna fakirlik ve hastalık vermesi, o kulunu günahlarından arındırmak istemesindendir." Hz. Ali (kv) <br /><br />"Dünyaya kalben bağlanmama arzusu ve az konuşma özelliği verilen bir insanı gördüğünüzde ona yaklaşınız. Çünkü ona hikmet telkin ediliyordur." (Hadis İbni Mace Zühd 1)]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Sail Dervis</dc:creator>
<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 10:46:12 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>İmanım kemali ilimle, ilmin kemali ise Allah korkusuyladır</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8082-imanim-kemali-ilimle-ilmin-kemali-ise-Allah-korkusuyladir.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8082-imanim-kemali-ilimle-ilmin-kemali-ise-Allah-korkusuyladir.html</link>
<description><![CDATA[<b><!--colorstart:#993300--><span style="color:#993300"><!--/colorstart-->Havf ve reca müminin kalbî hayatını dengede olmasını temin eden iki ayrı vasıftır.<!--colorend--></span><!--/colorend--></b><br /><div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328117453_is_siil.gif|--><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328117453_is_siil.gif" alt=" İmanım kemali ilimle, ilmin kemali ise Allah korkusuyladır" title=" İmanım kemali ilimle, ilmin kemali ise Allah korkusuyladır"  /><!--dle_image_end--></div><br /><b><!--colorstart:#993300--><span style="color:#993300"><!--/colorstart-->Tasavvufa adım atarak nefsini tezkiye ve terbiye etmeye çalışan sufilerde havf ve reca duyguları nasıldır, hiç merak ettiniz mi? Acaba insan, seyrü sülûkta ilerledikçe havfi mi artar, recası mı, yani korkusu mu ümidi mi? <br /><br />Belki ilk akla gelen cevap, ‘Herhalde recası’ artar olmalı değil mi? Zira bir yola giriyorsunuz, o kapıda sadakatlı oluyorsunuz, niyetiniz Allah’ın rızası, vuslatın basamaklarına adım atmak istiyorsunuz. Bunun için nefsani arzularınıza set çekiyor, tevbe ediyorsunuz. İbadet ve virdlerinize devam ederek nefse ve şeytana karşı teyakkuz halinde oluyorsunuz. Evet bu ibadetlerin hepsi insanı ümide yaklaştırır: Rabbim beni görüyor, niyetimi biliyor, O'nun rahmeti sonsuz, elbet biz de o rahmet deryasında bir köşecik buluruz... Ümid bu!<br /><br />Ama gelin görün ki, Allah dostları bu yolllarda mesafe kaydettikçe, ibadet tutkularının derinleştiğine, tevbelerde gözyaşının arttığına, duaların daha sûzişli hale geldiğine şahit olunuyor. Hatta her yapılan, sanki yetersizlik duygusunu besliyormuşcasına, ‘Rabbim için ne yaptım ki!’ nev'inden yakınmalar getiriyor. <br /><br />Nedendir bu? <br /><!--colorend--></span><!--/colorend--></b><br />]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Darussefa</dc:creator>
<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 19:32:31 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Sadakat ve İmtihan</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8081-Sadakat-ve-imtihan.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8081-Sadakat-ve-imtihan.html</link>
<description><![CDATA[<b><!--colorstart:#330033--><span style="color:#330033"><!--/colorstart-->“Müminlerden öyle erler vardır ki Allah’a verdikleri sözde sadakat (doğruluk) ettiler…”<br />(Ahzab sûresi, 33/23)<!--colorend--></span><!--/colorend--></b><br /><div align="center"><!--dle_image_begin:http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328117153_is_sidk.gif|--><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328117153_is_sidk.gif" alt="Sadakat ve İmtihan" title="Sadakat ve İmtihan"  /><!--dle_image_end--></div><br /><b><!--colorstart:#330033--><span style="color:#330033"><!--/colorstart-->Ebu Yakub en-Nehrecurî:  “Sıdk, dış ve içte Hakk’ın uygunluğudur. Öyleyse iç âlemin dışa eşitliği sıdkın çeşitlerinden birisidir.” buyurmuşlardır.<br /><br />Yezid bin Haris ise şöyle buyurmuştur. “Kulun iç ve dış âlemi eşit olunca o adil ve normaldir. İç âlemi dış âleminden daha üstün ise faziletlidir. Eğer dış âlemi iç âleminden üstün ise işte bu hâl zulümdür.”<br /><br />Cafer-i Sadık (r.a.) buyurdu ki: “Sıdk, mücahededir. Nasıl ki kendi nefsinin üzerinde başkasını seçmemiş isen, Allah (c.c.) üzerinde başkasını seçmemendir.”<br /><br />Denildi ki; Cenâb-ı Hak Musa (a.s.)’a vahy gönderdi: “Ben bir kulu sevdiğimde onu öyle belalara müptela kılarım ki dağlar o belalara tahammül edemez. Bunu da onun sıdkını (doğruluğunu) denemek için yaparım. Eğer onu sabırlı görürsem onu veli ve dost edinirim. Eğer onu şamatacı, beni kullarıma şikâyet edici görürsem, perva etmeksizin onu mahvederim.”  <!--colorend--></span><!--/colorend--></b><br /><b><!--colorstart:#990000--><span style="color:#990000"><!--/colorstart-->İmtihanların en ağırına peygamberler uğrar ve onları, derece bakımından en yakın olan sıddîklar, şehitler ve sırasıyla salih kullar takip eder. Ve her insan, bulunduğu derecesine göre muhakkak bu imtihanlarla karşı karşıya kalır.(İhyâu Ulûmi’d-Dîn)<!--colorend--></span><!--/colorend--></b><br />]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Darussefa</dc:creator>
<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 19:25:54 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>HAK DOSTLARINI SEVMEK… Peki ama niçin ?</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8079-HAK-DOSTLARN-SEVMEK-Peki-ama-nicin-.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8079-HAK-DOSTLARN-SEVMEK-Peki-ama-nicin-.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--TBegin--><a href="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/1328078227_c3a7ic3a7ek-ve-kelebek.jpg" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-02/thumbs/1328078227_c3a7ic3a7ek-ve-kelebek.jpg" alt=' HAK DOSTLARINI SEVMEK… Peki ama niçin ?' title=' HAK DOSTLARINI SEVMEK… Peki ama niçin ?'  /></a><!--TEnd--></div><br /><b><!--colorstart:#000000--><span style="color:#000000"><!--/colorstart-->"Dostun dostu, Dosta dosttur. Dost Allah'( c.c )tır. <br /><br />Velilere Dost Olanın Dostu da yüce ve her Kusurdan Beri Olan Allah ( c.c )'tır.”<br /><br /><br /><br />Ebû Hureyre(r.a.)’dan rivayetle; Resûlullah(s.a.v.) buyurdular ki:<br /><br />“Muhakkak ki Allah, kıyamet gününde ‘Celalim hakkı için, birbirlerini sevenler nerede? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bu günde onları gölgemde gölgelendireceğim.’ buyurur.” (Müslim) <br /><br />Riyazu’s Sâlihîn–378<br /><!--colorend--></span><!--/colorend--></b>]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Darussefa</dc:creator>
<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 08:37:43 -0600</pubDate>
</item><item>
<title>Fakir - Zengin</title>
<guid isPermaLink="true">http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8070-Fakir-Zengin.html</guid>
<link>http://www.dervisinfikri.com/makale-arastirma/8070-Fakir-Zengin.html</link>
<description><![CDATA[<div align="center"><!--TBegin--><a href="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-01/1327996305_fakir-zengin.jpg" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.dervisinfikri.com/uploads/posts/2012-01/thumbs/1327996305_fakir-zengin.jpg" alt='Fakir - Zengin' title='Fakir - Zengin'  /></a><!--TEnd--></div><br /><br />Nasıl yaşarsak yaşayalım, fakir yada zengin, bir sonraki durağımız hepimizin aynı. Sadece, bu dünyada ki inancımız ve amellerimiz, orada geçen süreyi güzelleştirebilir yada azaba dönüştürebilir]]></description>
<category><![CDATA[Makale - Araştırma]]></category>
<dc:creator>Miskin</dc:creator>
<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 09:51:50 -0600</pubDate>
</item></channel></rss>
