 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 4
|
| Yandex | Baidu Spider | | Googlebot | MSN |
Ziyaretçi: 2
Toplam: 6
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
KAPININ ÖNÜNDEYİM HUZURUNDA Paylaş
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma
|
| Yorumlar (4)
|

Kapının önündeyim. İçimde kelebekler. Aylardan sonra. Korku mu sevgi mi içimdeki bilmiyorum. Belki sen bilirsin. Boynumu uzatıyorum kapı aralığından. Sen geldin diyen aşık geliyor aklıma. Şükür ki kapın aralık. Bekliyorum, gözlerim ayaklarımın ucunda. Bir bakışın yetecek, sonrası dizlerinin dibi. Bekliyorum. Bir bakış nelere yetmez ki. "Gel" diyor gözlerin. Bir de "kal" dese gözlerin. Sustum. İşine karışmam. Fark etmez beklesem sonsuza dek. Dizlerinin dibindeyim işte. İçim bir kelebek.
Bir tebessüm etse cihan gülüyor. Yürüse yıldızlar peşi sıra, dursa hayat duruyor. Hele bir de konuştu mu... O söyleyince söz başka bir şey oluyor. Su dese su akıyor, ateş dese ortalık yangın yeri, gül dese gül kokuyor kainatKelimeler canlanıyor yar dilinde. Hem yar elinde dirilmeyene söz neylesin?
Dil susar, o kolay. Gönlüm susuverse bir de. "Sen işine bak" derdi babam. Haklı, ben işime bakayım. Yap dediğini yap, yapma dediğini yapma. Susturmak onun işi, dilsiz dudaksız konuşmak onun. Bir şeyler söyleyecek, işte, dur dinle. Sevgiye dil olmadınsa, kulak kesil sevgiliye.
"Zalim olmayın.." diyor. Yaptığım zulümler dikiliyor karşıma bir bir. Terslediğim dilenci, kızdığım çocuk, kopardığım çiçek. Zalimim ben. Terliyorum.
Zulüm ne ki sahi?
"Hakikati örtmek zulümdür." diyor. Gönlüm deprem yeri. Başkasından hakikati gizlemek zulüm. Peki ya kendimden gizlediğim?
"Allah en güzel şekilde yarattı, kalp O'nun mekanı.." Ruhundan içti ruhum. Aşağılara düştüm sonra. Kurak bir çöl oldum. Gönlüm ağyara mekan, varlığım yare perde şimdi.
Benim benden gizlediğimi kim kimden gizleyebilir? Alev alıyor içimde kelebekler. Aşka uçarsan kanatların yanar. Oda kararıyor birden, kapılar kapanıyor sanki. Aşka uçmazsan kanat neye yarar. Gece balık ve deniz oluyor her yer. Yunus a.s.'ın duası açıyor üç perdesini karanlığımın. ‘Senden başka ilâh yok, sen en yücesin. Ben zulmedenlerden oldum'. Tövbe ediyorum zalimliğimden, söz veriyorum zulmetmemeye. Biliyorum; tövbem tövbeye muhtaç, sözünde durmak erkek işidir.
Elleri ne kadar güzel. Nasıl bir ahengi var ellerinin sözleriyle. Sözler şekil bulurken dudaklarında, eller dile döküyor şeklin anlatamayacaklarını. "Mazlum olun, diyor, Adem peygamber de mazlumdu Efendimiz s.a.v. de."
Anlamaya çalışıyorum. İlk insan da ilk yaratılan son sultan da mazlumsa, mazlumluktan nasibini almayan kişinin hali nicedir. Öyleyse mazlum olmalı. Zalimlikten vazgeçerek başlamalı mazlum olmaya. İnsan zalim değilse mazlumdur. Efendimiz'in sevgisi gönlüne düşen kişi bu mazlumluktan pay almadan ölmez ki. Gariplerden ol ki müjdelesin seni de yar. Mazlum ol canım, mazlum ol. Ölmeden ölebilene ölmek yok, sonsuzluk var.
Dizlerinin dibindeyim. Gözlerim yere mıhlı. Her yer dizlerinin dibi olsa keşke. Olur mu bir gün? Bilmem. Olmazsa zulüm olmaz mı? Sus kalbim sus. Sev kalbim sev. "Allah Tealâ, diyor, mazlumları çok sever." Yutkunuyorum. Mazlumların ne güzel kaderi var. Cehennemi burada yaşıyorlar, sonrası saadet, sonrası yar. Zalimler hesabına ağlamak geçiyor içimden, kendime ağlamak. Onlar hakikatte kendilerine zulmediyorlar. Bir bilseler. Allah onları sevmeyecek, dünyaları cennet olsa ne çıkar.
Kalbim Arasat meydanı. Gitme vakti. Bir gün sana bensiz gelsem. Giden kim olurdu, kalan kim? Hayal kurmak güzeldir, derdi babam. Aralanmış kapılar ardına kadar. Oda bomboş ne gelen var ne giden. Yükledi sırtıma, derdi babam. Ben bana zulmediyorum. Bir yarım diğer yarımın zalimi. "İki kişi olmadan olmaz." diyenin hatırına içimdeki mazlumu çok sev. Çünkü utanırım senin sevdiğine zulmetmekten.
Beni benden kurtar. Bana bir şey ver.
Gönlünden çıkardığın incileri aklımda tutuyorum. Aklımda tuttuğum incilerini gönlüme sakla. |
|
|
#1 Yazar: Sail Dervis 22 Mart 2010 09:46 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1993
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Darussefa Hocam.Bizi İhya Ettiniz... Yemendeyiz ruhen ve bedenen... Yazılarınız ile kendimizi Hüdayi kapısında dilenci gibi buluyoruz...Olur mu bir gün...Bizim de elimize bir inci koyarlar mı bir gün..Sonra ellerinin arasına alıp ellerimizi gözleri ile gülerler mi bir gün?
Ahhhh,şu benim divane gönlüm...
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1993 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#2 Yazar: Darussefa 22 Mart 2010 10:06 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
- Tarikat, insanlar arasında dolaşır, şeriata bağlı olanın da olmayanın da kalbine girer. Fakat bir süre sonra, şeriata bağlı olanda kalırken, şeriata bağlı olmayandan çıkıverir. Mürid, mürşidini nefsten ve şeytandan gelen kılınç darbelerine karşı kalkan yapmalıdır
intisap ettiğimiz gün elimize inciyi verdiler inşallh.
seherlerder gülmüyorlarmı.her seherde kervana katılıyoruz . en sevdiğim ilahi şu benim divane gönlüm..
Erbâb-ı nazar hâk-i rehin sildi süpürdü Ey bâd-ı sabâ yâr eşiğine yelerek gel.
Yani, “nazar sahibi veli kullar sevgiliye giden yoldaki bütün tozu toprağı sildi süpürdü; bu yüzden ey saba rüzgârı, yârin eşiğine hiç zahmetsiz, koşarak gidebilirsin”. Bu beyitte açıkça zikredilmese de “hâk” (toprak) ve “nazar” kelimeleri “sürme” anlamını verir. Allah’a giden yoldaki tozları gözüne sürme yaptığı için basiret ve nazarla nimetlendirilen mürşid-i kâmil, Asl’ına yönelenlerin yolunu böylece açmış, işlerini kolaylaştırmıştır.
Bugün “yâr”in eşiğine giden yolda yelerek mesafe alanlar bu yürüyüşlerini “gözleri sürmeli”lere borçlu.
Çok şükür ki, Cenab-ı Hak otağının yapısını gözleri sürmelilerden hâli bırakmıyor.
Seher vakti çaldım yârin kapısın Baktım yârin kapıları sürmeli Boş bulmadım otağının yapısın Çıkageldi bir gözleri sürmeliAçtırdım kapıyı girdim içeri Aklımı başımdan aldı o peri Dedim sende buldum hâlis gevheri Dedi yok yok, bir mehenge sürmeli
Şu kevn ü mekânı tuttu ışığın Nöbeti bekleyen alır keşiğin Beklemeli o sultanın eşiğin Günde yüz bin kerre yüzler sürmeli
Agâhî karıştır kanı yaş ile Dost bulunmaz hayal ile düş ile Yetilmez menzile bu gidiş ile Hemen aşk atına binip sürmeli
İLİKLERİME KADAR GURBETTEYİM |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#3 Yazar: Sail Dervis 22 Mart 2010 10:42 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1993
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Mesafelerin uzaklığı olmasa gerek otağın kapısından bir türlü içeriye giremeyişimiz? "Alimin teslimiyeti güç irşadı kolaydır.Cahilin teslimiyeti kolay irşadı güçtür" buyurur Büyük Sultan Sami Efendi Hazretleri ks. Biz ne cahil gibi kolay teslim olabildik nede alim gibi ilmimizi irşadı kolaylaştıracak binek edebildik...Acep nola benim halim...Dünyamız mamur oluyorken...Ahirete götürecek bir fidanımız yok...Bir ümidimiz mürşide olan sevgimiz...Onda da yalancı çıktık,efendim...
Bir korku düştü canıma, acep n'ola benim halim Derman olmaz ise bana, acep n'ola benim halim
Canım tenimden üzüle, gitmek yararı düzüle Bu suret nakşı bozula, acep n'ola benim halim
Dünya donların soyucak, yuyucu tenim yuyucak İletip kabre koyucak, acep n'ola benim halim
Eller gidip ben kalıcak, sinde yalnız olucak Münkerle Nekir gelicek, acep n'ola benim halim
Ne ayak tuta, ne elim, ne aklım kala, ne bilim Cevap vermez ise dilim, acep n'ola benim halim
Mezardan duru gelicek, hak terazi kurulacak Amelimiz görülecek, acep n'ola benim halim
Miskin Yunus eydür sözü, kan yaş ile dolu gözü Dergahına tutar yüzü, acep n'ola benim halim
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1993 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#4 Yazar: Darussefa 22 Mart 2010 12:39 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
Zâhirde halk ile, bâtında Hak ile olmak üzere kurulmuştur yOLUMUZUN ESASI.
"İçerden âşinâ ol, dışdan yabancı, Az bulunur cihânda böyle yürüyüş."
Bazen düşünüyorumda . Herkesin seyr-u süluğu farklı gibi geliyor bana ... Kimisine yüzbeşbin iken... Kimisine bir miktar yolu yaya olarak gitmek... Kimisine , bir başkası tarafından zuhur eden eziyet e katlanmak... Farklı-farklı mı acep müridlere uygulanan seyr-u süluk lar ? Rabbim bizlerin seyr-u süluklarını kolay olanlarından eylesin... Bizler için hafif kılsın İnşeallah diyeceğiz ama... Mükafat ı da HAFİF mi olur ? |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|