Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 3
GooglebotBaidu Spider
Yandex

Ziyaretçi: 4
Toplam: 7

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
can ali cihan talebesi
Darussefa eslem
feride fureyzi
gönül_alemi Kaplumbaga
KARTAL1903 kılınç
muhammetali Nur
pdxwim Sail Dervis
SAKALLI swot
talebe tıfıl
Yabani bahçenin sahte çiçeği Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
Aciz Bir Hamakat
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Aciz Bir Hamakat
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
Rasgele Konular
» Yemekte Besmele ve Şeyt ...
» Es-Selamu
» Ehl-i Târik'ten Yetmiş ...
» Hocamızdan sorulara cev ...
» Vuslatım Sensin Ya Rabb ...
» kendinize böyle soru so ...
» Geldiğin Yerde Rüyadası ...
» Aşıklara ders veren sev ...
» Dert Sadece Sende Mi Va ...
» Birazdan Yıldırımlar Dü ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

İçimde gizli nehirler akar
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (0)

İçimde gizli nehirler akar

İçimde gizli nehirler akar.
Ne dalgalarıyla serinlerim, ne sularının sesine dalarım.
İçimdeyken gizlidir bana.
Sen bilirsin. Ve ben sen bildirirsen bilirim.
Sen buldurursan bulurum.
Sen kavuşturursan ferahlarım serinliğinde.
Böyleyken Rabbim, ben bana bile yabancıyken, sen buldurmadığında kayıpken kendime…
Benim gibi nice insanlar hakkında sözler söylerim.
Kendimi bilmezken onları bilmeye kalkarım.
Sanki cehenneminin ateşini ben yakıyorum, kimilerini ateşine atarım.
Sanki cennetinin güllerine bahçıvanım. Cennetine koyarım kimilerini.
Affet Rabbim.
Bilmeden hükümler verdim.
Yanıldım, yanılttım.

Hz. Aişe r.a. annemiz bir gün Efendimiz s.a.v.’e bir kişiden bahsetti. Efendimiz şöyle buyurdu:

“Vallahi bende şöyle şöyle haller varken başkasından bahsetmekten hoşlanmam.”
Allah Rasulü s.a.v. böyle diyor, kendine böyle bakıyorsa…

Kimler koklayacak o gülleri?

Uhud Savaşı sonunda bir anne meydanda evladını arıyordu. Nihayet onu buldu. Baktılar ki şehit. Hem de nasıl. Açlıktan karnına taş bağlamış. Yüzü toprağa bulanmış. Annesi yüzünden toprakları sildi ve şöyle
seslendi:

– Ne mutluluk sana oğlum... Sana cennet müjde olsun!

Bunun üzerine Allah Rasulü s.a.v. şöyle dedi:

– Ne biliyorsun. Belki boş sözler konuşur, boş işlerle uğraşırdı.

Artık o Rabbine gitmiş. Rabbi bilir.
Annelik bitmiş, arkadaşlık, yoldaşlık bitmiş.
O Rabbiyle.
Ve bu dünyada bilinenler bitmiş.

. . .

Allah Rasulü s.a.v. bir müddet Ka’b r.a.’ı görmemişti. Ne olduğunu sorunca hasta olduğunu söylediler. Allah Rasulü s.a.v. doğruca Ka’b r.a.’ı ziyarete gitti. Onu müjdeledi.

Efendimiz s.a.v. zaman zaman sabrettiği için, zaman zaman şükrettiği için arkadaşlarını müjdelerdi. Onun bizzat kendisi müjdeydi. Şöyle buyurdu:

– Ey Ka’b sana müjde olsun.

Bunu duyan Ka’b’ın annesi:

– Senin için cennet hazır ey oğlum, dedi. Bu sözler üzerine Allah Rasulü s.a.v.:

– Kimdir bu Allah adına kesin söz veren, buyurdu. Ka’b r.a. “Annemdir..” deyince Efendimiz s.a.v. şöyle
buyurdu:

– Ne bilirsin ey Ka’b’ın annesi, belki Ka’b lüzumsuz sözler konuşmuştur.

Ne biliriz?

Kendimizi bilmekten acizken sevdiklerimiz hakkında ne biliriz? Cennetine koyarken onları, gerçekten ne bilebiliriz ki?

Güzele kimler layık?

Amiroğulları’ndan birkaç kişi Rasul-i Ekrem s.a.v.’in huzuruna çıkmıştı. Rasul-i Ekrem s.a.v.’i övmeye başladılar:

– Sen bizim atamızsın, sen bizim efendimizsin. Sen bizim en büyüğümüz ve en üstünümüzsün…

Sen şöylesin sen böylesin gibi övgülerle devam ediyorlardı. Rasul-i Ekrem s.a.v.:

– Söyleyeceğinizi söyleyin, şeytan sizi şaşırtıp durmasın, buyurdu.

Kullar arasında övgüye en ziyade layık olandı o. Lakin sevmezdi övülmeyi ve izin vermezdi övsünler kendini.

O’nun hakkında her söylenen güzel söz gerçekti, haktı muhakkak. Ama ya gerçekliğini bilmediklerimiz…

. . .

Nebi s.a.v.’in huzurunda bir kişinin adı anılmıştı.

Orada bulunanlardan biri adı anılan kişiyi hayır ile andı ve abartılı bir şekilde övdü. Bunun üzerine Nebi s.a.v. onu uyardı:

– Yazık sana sen dostunun boynunu kopardın, buyurdu ve bunu üç kez tekrarlayıp devam etti: Eğer bu söylediklerini o adam duysaydı iflah olmazdı.

Devamla ölçüyü söyledi:

– Biriniz bir dostunu övecekse; ‘öyle sanıyorum ki o şöyle iyidir, böyle iyidir’ desin. Ve bu sözünü, methettiği adamın bu sıfatlarla donanmış olduğunu bilerek söylesin. İç yüzünü ise Allah bilir ve öyle muhasebe eder.

Kimler yanar o ateşte?

Sen cennetini ve cehennemini sonuna kadar insanlardan ve cinlerden dolduracağını söylüyorsun.
Sen vaadinden dönmezsin.
Lakin biz o günleri beklemeden o ikisini çoktan dolduruyoruz.
Sen mülkün sahibi olduğun halde beklerken…
Şüphesiz ki bizler cahil ve aciziz.
Her şeyden önce aczimizin cahiliyiz.

. . .

Rasulullah s.a.v. bir gün namaz kılmak için ayağa kalktı ve mescittekilere sordu:

– Duhşum oğlu Malik nerede?

Oradakilerden biri şöyle dedi:

– O Allah’ı ve Rasulü’nü sevmeyen bir münafık!

Bunu üzerine Efendimiz s.a.v. şöyle dedi:

– Öyle deme. Görmüyor musun o, ‘Lâilahe illallah’ dedi ve bununla Allah’ın rızasını kazanmak istiyor. Allah Tealâ kendi rızasını gaye edinerek ‘Lâilahe illallah’ diyen kimseye cehennem ateşini haram kılmıştır.

. . .

Efendimiz s.a.v. zamanında Abdullah isimli birisi vardı. Ara sıra Rasulullah s.a.v.’i güldürürdü. Efendimiz s.a.v. bu zata şarap içtiği için “had” yani içki içme cezası vermişti.

Günün birinde o kişi yine içkili olarak Rasulullah s.a.v.’in huzuruna getirildi. Allah Rasulü s.a.v. yine had uygulamasını buyurdular. O sırada Ömer r.a. da oradaydı, dudaklarından şu kelimeler dökülüverdi:

– Allahım, bu kişiye lanet et! İçki yüzünden ne çok huzura getiriliyor.

Efendimiz s.a.v. Hz. Ömer ve oradakilere hitaben şöyle buyurdular:

– Ona lanet okumayın. Allah’a yemin ederim ki, bildiğime göre o Allah’ı ve Rasulü’nü çok seviyor.

. . .

Bir kişi evli olduğu halde zina suçu işleyip sonra da itiraf ederek recmedilmişti. Efendimiz s.a.v. o kişiyi cezadan kurtarmak için oldukça uğraşmış fakat adam ısrarla itiraf ederek cezasını çekmek istemişti. Recmedilen bu adam hakkında iki kişi aralarında konuşuyordu:

– Şunu görüyor musun? Allah günahını gizlemiş ama o bunu gizlemek istemiyor.

Efendimiz s.a.v. bu konuşmayı duydu ve onlara şöyle dedi:

– Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki şimdi o cennet nehirleri içinde yüzüyor.

. . .

Ve Allah Rasulü s.a.v. buyurdu:

“Kim bir din kardeşini tevbe ettiği bir günahından dolayı ayıplarsa o günaha düşmeden ölmez.”

Kalpten dile bir yol

“Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra, 36)

Bizler zannediyoruz.
Neleri neleri, kimler hakkında zannediyoruz.
Gönlümüze yük, sözümüze külfet.
Hesap gününde zahmet, zahmet, zahmet...

Allah Rasulü s.a.v. buyurdular:

“Zan ile hüküm vermekten kaçının, sözlerin en yalanı zandır.”

“Üzerine binilen en kötü binek tahmindir.”

Ve bir yol çiziyor:

“Kişinin kalbi doğrulmadıkça imanı doğrulmaz. Dili doğrulmadıkça da kalbi kalbi doğru olmaz.”

Bütün varlardan geçeceğiz bir gün.
Tek varımız gönlümüz kalacak.
Ve orda Allah ve Rasulü’nün sevgisi olacak. Zira o başkasını kabul etmez.
Kabul ettirenler kalbini küstürenlerdir.
Seni bilmekten geçer bilmek.
Bulmak seni bulmaktan.
Gönlümüze varmaktan.
Ve onunla yola tekrar çıkmaktan.
Yoldan her çıktığımızda ona yeniden, yeniden dönmekten.
Bir gün tamamen onda kalıncaya kadar.

O gün göreceğiz ki bilmeden kızdığımız, yerdiğimiz, övdüğümüz herkes de bizimle birlikte yeniden yola çıkmıştır. Alıntı

       
  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain