Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 3
GooglebotBaidu Spider
Yandex

Ziyaretçi: 2
Toplam: 5

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
can ali cihan talebesi
Darussefa eslem
feride fureyzi
gönül_alemi Kaplumbaga
KARTAL1903 kılınç
muhammetali Nur
pdxwim Sail Dervis
SAKALLI swot
talebe tıfıl
Yabani bahçenin sahte çiçeği Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
Aciz Bir Hamakat
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Aciz Bir Hamakat
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
Rasgele Konular
» OKUYUNCA SİZ BULUN BAŞL ...
» Yazamaz Kalemler Sultan ...
» KIYMETLİ OSMAN NURİ TOP ...
» Dile gelemezssin değil ...
» Kimse Talip Olmadı Esra ...
» Kullarım Benden Ne İsti ...
» Amenna
» Örnek Nesilleri Yetişti ...
» Ben San’a kul olmakla m ...
» Kalbi Temizlerken...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Bence çok etkileyici bir makale
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (1)

Bence çok etkileyici bir makale







PEK te uzak olmayan bir zamanda, Çinde, Mareşal EulChann-Ming'in özel doktoru olarak bulunuyordum. Çok güvenini kazanmıştım. Bir yabancı olduğum halde bana, karargâh içinde istediğim yere girme izni verilmişti. Bununla beraber günlük politika işlerinden elimden geldiği kadar uzak kalmağa uğraşmama rağmen, şehir baskınlarına, esir katliamlarına ve kitle halindeki idamlara defalarca şahit oldum. Fakat Çin'de geçirmiş olduğum beş yıllık zaman içinde, bana çok tesir eden en canlı hatıra, şu olmuştur:
Han-Cheou şehrindeydik. O gün 74 mahkûm kurşuna dizilecekti. Doktor olduğum için sabahın erken saatinde alana gittim. Ateş emrini verecek olan genç bir subay da, takımıyla gelmiş bekliyordu. Sonunda tetiklerin her çekilişinde, doldurulmuş olan on iki tüfek birden ateş etmeğe başladı ve her ateş emrinden sonra, bir çizgi halinde uzanan mahkûmlardan biri eksiliyordu. Bu kargaşalık arasında, sondan ikinci, yani 73 üncü mahkûma gözüm ilişince, hayretimden dona kalmıştım. Zira bu zavallı, rahat rahat ve kendini unutmuş bir halde bir kitap okuyordu.

Evet bir kitap okuyordu. Kendisine doğru yaklaşan ölüme aldırmaksızın, çevresini saran ve kendine yaklaşan faciayı bilmiyormuş gibi kitap okuyordu.. Bütün bu korkunç gürültüler, barutun genzi yakan, kanın mideyi bulandıran kokusu, onu rahatsız etmiyordu. Bu durumdaki bir insanı böyle bir anda, çekebilen kitabı çok merak etmiştim. Herşeye rağmen, onunla konuşmaktan kendimi alamadım.

"En son dakikalarınızda sizi teselli edecek, böyle bir kitap olabilir mi?" Gözlerini okuduğu kitaptan ayırmadan, çok güzel bir İngilizce ile cevap verdi:

"Bütün ömür boyunca edinilmiş olan tecrübelerin, bir dakika içinde boş olduğu anlaşılabilir. Öyle ki: ölüm yaklaşırken bile..."

Bu cevaba söylenecek hiç bir şey bulamamıştım. Et ve kandan örülmüş böyle bir duvar karşısında, nasıl bu kadar sakin olabiliyordu? Çinlinin yanından ayrılamıyordum, ama o benim yanı başında durduğumun farkında bile değildi. Genç subayın kılıcı, her iniş kalkışta, yeni bir mahkûmun vücudu delik deşik oluyor ve korkunç bir şekilde yıkılıyordu. Bütün bunlara rağmen bu esrar dolu insan kılını kıpırdatmaksızın okuyor ve başka bir âlem içinde yaşıyordu. En fazla otuzunda gözüken bu genç adamın, yüzü parlak, sıhhatli ve renkliydi. Aynı sessizlikle elindeki kitabın sahifelerini çevirirken kendimi tutamadım:

"Sizin için bir şey yapabilir miyim? Acaba son bir dileğimiz var mı? diye sordum. Hayatını kurtarabilmem için yalvarmasını bekliyordum.. Ama o, başını kaldırarak, alaycı bakışlarla beni süzdü. O zaman, derin bir uykuda olduğumu anladım. Dalgın ve sâkin bir sesle: "Hepimizin ölüm saati önceden tespit edilmiştir. Üniformalı olan şu genç adam, eline hiçte yakışmayan kılıcıyla ölüme emir verdiğini sanıyor. Halbuki yanılıyor doktorcuğum. Siz Allahın huzuruna benden önce çağırılabilirsiniz. İnsanlara hayat vermek veya almak hakkını bunlara kim vermiş. Yanılıyorsunuz.." dedi; ve tekrar gözlerini elinde kitabına çevirerek okumaya devam etti.

Henüz 46 mahkûm öldürülmüştü.. Birden bire genç teğmenin sendelediğini gördüm. Evet.. Kılıcı elinden düşmüştü, dizleri kıvrıldı ve olduğu yere yıkıldı. Ne olduğunu anlamak için yanına koştum. Ama yaptığım muayene hiç bir işe yaramadı. Kalbi artık çalışmıyordu. Anî bir ölümle karşı karşıyaydım; sebebi de belirsizdi. Dehşet içinde kaldığımı, büyük bir ağırlık altında ezildiğimi duyuyordum. Gözlerim kendiliğinden Çinliyi aradı, o aynı kayıtsızlıkla kitabını okumaya devam ediyordu.. Alanda bulunan başka bir subay yere düşen kılıcı eline alarak, yarıda kalan işe devam etti. Mahkûmların sırası gittikçe küçülüyor ve ben soğuk soğuk terlediğimi seziyordum. Dizlerim titriyordu. Çinlinin ilk söylediği gerçek olmuştu.. Ya ikincisi.. Benim gibi bir ilim adamına hiç de yakışmayan, bir duyu ile dehşet içinde kalmıştım. Evet herşeye rağmen Çinlinin söylediklerine ben de inanmıştım. Elimde olmadan hayatımdan da korkmaya başladım. O sırada, hükmün infaz edilişini kontrol etmek üzere beyaz Rus köklü bir Çin albayının atıyla yaklaşığını gördüm. Çevreme bakınmaksızın, koşarak ona yaklaştım. Atın dizginlerine sarılarak kendisini durdurdum. Hayretle bana bakıyordu. Kendimi toplayarak sakin bir sesle:

"Sayın albay, beni sevindirmek istemez misiniz?" diyebildim. "Memnuniyetle doktor!... diye cevap verdi. Bunu içten söylüyordu, çünkü kısa bir zaman önce, mühim ve derin bir yarasını tedavi etmiştim. Umutsuz bir sesle:

"73. mahkumu bana bağışlayın. Yaşamak onun hakkıdır.. Daha o kadar genç ki" diyebildim. Albay şaşırmıştı:

"Çok üzgünüm, ama olmayacak bir şey istiyorsunuz aziz doktor," diye cevap verdi. "Mareşalin vermiş olduğu emirlere ne kadar titiz olduğunu, benim kadar siz de bilirsiniz."

Hakkı vardı. Soğukkanlılığımı kaybettiğim için, utanmıştım. Ortadan silinmek bütün olanları unutmak istiyordum. Ama o hâlâ kitabından gözlerini ayırmıyor, böylece kendine yaklaşan ölüme meydan okuduğuna inanıyordu. Sıranın kendine gelmesi için, ancak dört mahkûm kalmıştı.. Kalbim şiddetle çarpıyor, gözlerim ondan ayrılmıyordu. Birdenbire, tiz bir boru sesi ile ateşkes işareti veren bir emir atlısı dörtnala, alana girdi. Albayın yanına gelince, dizginleri o kadar şiddetle çekti ki hayvan arka ayakları üzerinde şaha kalktı.. Attan atlayan asker albaya bir zarf uzattı. Bu esnada meydanı dolduran cesetler arasında, sıralarını bekleyen sadece iki mahkûm kalmıştı. Namluların kendine çevrileceği şu anda bile, o, hâlâ kitabını okuyordu. Albay elindeki kağıda acele ile bir göz attıktan sonra elini kaldırarak ateş kes emrini verdi.

Ne olduğunu anlayamamıştım. Zihnim hep onu düşünüyordu. Sonunda albayın bana işaret ettiğini gördüm, yanına gidince:

"Koruduğunuz adamın şansı varmış Doktor, gelen emir ona ait.." dedi. Artık tek bir kelime söylenemezdi. Sevinç ve heyecanla ona doğru ilerledim. Sanki kurtulan bendim. Bu müstesna insan, sarsılmaksızın, dimdik duruyor, kitabı elinden sarkarken, gözleriyle uzaklara, pek uzaklara bakıyordu. Sanki bu topraklardan ötesini görmek istiyordu. Kıpırdamayan çehresinde, ne korku, ne de sevinç izleri seziliyordu. Çevremde herşey dönüyordu, sonunda gözlerimin önünden o da silindi.. Fazla bir şey hatırlayamıyorum. Kendime geldiğim zaman, kaybolmuştu. Kendisini tanımayı çok istediğim halde onu, hiç bir zaman göremedim. Halâ yaşadığını sanıyorum, çünkü ben de yaşıyorum... ALINTIDIR...<

       
#1 Yazar: Darussefa                                                                                                                 18 Mart 2010 19:01 | MSN: --
Kayıt Tarihi: --
Grub : Ziyaretçi
Konu Sayısı: 0
Yarum: 0
MSN: --
Baki sevgiler adina nice istekler vardir!
Ölümün dahi ayrilik saymadigi gönüller vardir!
Mesafeler araya set cekse ne cikar?
Dualarla birlesen gönüller vardir...

Kerem kendi suretini görmeden, sen artık Aslına bürün demişler; Ferhat doğduğu gün, daha isim vermeden bu çocuk ne kadar Şirin demişler
Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0    

  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain