
Mustafa Necati BURSALI Ey ulu mabedimiz, ey can, ey yar kokusu, Benim öz vatanımda kim kurdu sana pusu? Kim senin haşmetine, hilaline diş biler? Kalb ölü, vicdan hasis, afyon içmiş gibiler!.. Bu ne dehşet nankörlük?.. Kara bürür beyazı, Küflü, kemikli kafa, herşey olmaya razı!.. Yürekler taş kesilmiş, gelmez biri insafa, Kanını boğan ipten artık bekleme vefa!Şimşekler gibi Yakar, hayali dondurur bu, Yüce İslâm'a karşı bir lanetli gurur bu!. Geceler kahır seli, gündüzler dert kervanı, İnletir acı hasret: Kars'ı, Erzurum, Van'ı!, İslâm'ın diyarında bu elîm facia ne? Zulme kurban edildin, kan ağladın kaç sen? Bu ne çözülmez düğüm?. Kara bilmece gibi, Bir nur, bir pırıltı yok. gündüzün gece gibi!. Feryadın göğe çıksa bu kafalar ses duymaz, Kutlu, şanlı fetihten bir zevk, bir nefes duymaz! Can elinde bir köle, ten elinde bir tutsak, Ecdat, tarih unutmaz, bu zulmü biz unutsak!.. Sen ey gonca-i Kabe, bir aç gönül keseni, Fatih'ler sevinecek, ruhlar öpecek seni!. Bu elem, bu matem ne? Gülümse Pîr aşkına, Seni ihya eyleyen o Cihangir aşkına!.. Cihanın çemeninde sen misin gam durağı? Tevhid nuruyla dol da yaşa en kutlu çağı! Ne şanlı devirlerin, ne güzel günün vardı. Nice ay yüzlü pirler sende Hakk'a yalvardı!, Bu dertler, bu matemler, yakışmıyor, ah sana, . Taç etmişti gönlünü şanlı Padişah sana!. Şimdi melekler senin işitmiyor sesini, Cennet sermiyor artık o yeşil gölgesini.. Yine mi sahnededir, fitnesi köhne çağın? Peki niye açılmaz bize sevgi kucağın.. Hayalim ürperiyor: Mezar mısın, nesin sen? Yad el gibi yurdunda ne hazîn ülkesin sen!.. Sensin ağlatan bugün ölüler alemini, Müslüman Türk olmasa kim tutar matemi Hani kubbende Tekbir, hani mihrabında ses? Fetih heyecanını tattır bize bir nefes!. Gecenin gündüzü var, senin haykırman haktır. Batıl nefesler seni nasıl susturacaktır? |