Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 4
GooglebotMSN
YandexBaidu Spider

Ziyaretçi: 5
Toplam: 9

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
can ali cihan talebesi
Darussefa eslem
feride fureyzi
gönül_alemi Kaplumbaga
KARTAL1903 kılınç
muhammetali Nur
pdxwim Sail Dervis
SAKALLI swot
talebe tıfıl
Yabani bahçenin sahte çiçeği Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
Aciz Bir Hamakat
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Aciz Bir Hamakat
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
Rasgele Konular
» YA FETTAH !....
» Tek Dua,Üç Dilek
» Elif ve Vav
» Uyan!..
» Dert Meydanında Gönlünü ...
» Öğüt..
» Günün Hikayesi - "Sevm ...
» Bir MAİL....
» Ey dil!..ey dil!..niye ...
» İmtihan Dünyasındayız, ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Kilitler neyi kilitler
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (0)

Kilitler neyi kilitler

Üst üste kilitlerle, çelik kapılarla kilitli evlerimiz. Almadan vermeye kilitli ellerimiz. Güzel bir söze, bir tebessüme, bir selama kilitli dudaklarımız.Gözyaşlarına kilitli gözlerimiz.

Bir hastaya, bir yaşlının ayağına varmaya kilitli ayaklarımız. Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu. Her kilitle kendimize daha bir yabancılaşıyor, kendimizden daha bir uzaklaşıyoruz. Her kilitle daha bir ağırlaşıyor, hareket edemiyoruz. Ömrümüzü nefes alıp vermeden sürüklüyoruz.
Bir çocuk, yolumuzun üzerinde her sabah mendil satmaya çalışıyor. Dönüp bakmıyoruz. Çıplak ayaklarını, soğuktan kızarmış ellerini görmüyoruz. Bir ihtiyar sessizce ayrılmış aramızdan. Sahipsiz bir mezar taşına isim yazılmış bugün. Umursamıyoruz. Bir zamanlar dallarına salıncak kurduğumuz çınar ağacı görünmüyor. Aramıyoruz.

Yanıbaşımızdaki çocuk, çocuğumuz bizden ayrı büyüyor. Etrafımızda dolanıyor, yaramazlık yapıyor. İlgilenmiyoruz. Masum haşarılıklarına gülemiyoruz. Meraklarını önemsemiyor, sorularını cevaplamıyor, geçiştiriyoruz.

Sulamayı unutuyoruz. Saksımızda menekşe soluyor. Ve köşelere yapay çiçekler konduruyoruz. Yapay bir hayat. Günler, aylar, mevsimler geçip gidiyor. Ne bahar bir ışıltı konduruyor yüreğimize, ne dökülen yapraklar bir hüzün bırakıyor gönlümüze. Mevsimler yalnızca üşütüyor ve yakıp kavuruyor.

Yanıbaşımızdaki çocuk bir sabah perdeleri açıyor, etrafı bembeyaz buluyor. Heyecanlanıyor, içi içine sığmıyor. Koşmak, karlarda yuvarlanmak istiyor. Tek bir kelime savuruyoruz yüzüne: Üşürsün! Soğukluğumuzdan kelime üşüyor. Bilemiyoruz, karlar bizim kadar üşütemez. Fırtınalar bizim kadar uzağa savuramaz, sel suları sürükleyemez bilmediği kıyılara. Soğukluğumuz üşütüyor, kendimize ve hayata ilgisizliğimiz, duyarsızlığımız çocuğu savuruyor bizden ve kendinden uzaklara.

Hayat hep ırağımızda, elimizin değmediği, terimizin akmadığı yerlerde yeşeriyor. Sonbaharda göçen kuşlar göğümüzden ıramıyor, dökülen yapraklar dallarımızdan düşmüyor. Güneş her sabah bizimle doğmuyor, gece bizimle çöküvermiyor şehrin üstüne.

Ve çocuk bize ulaşamıyor, kilitlerimizi kıramıyor, duvarlarımızı yıkamıyor. Güneş girmeyen, soğuk işlemeyen bir hücredeyiz. Rahatız. Çünkü ne hüzünlüyüz, ne de sevinmek sevindirmek için bir telaşımız var. Rahatımız kaçmasın, konforumuz yerinde olsun yetiyor. Hayat bize dokunmasın. Üzmesin de mutlu etmese de olur...

Oysa hüzünler de sevinçler kadar emek istiyor. Nefes alıp vermek emek istiyor. Lâkin biz mutlu olmak için kımıldamıyoruz ki biraz hüzne emek verelim. Hücremizde rahatız. Çünkü orada kendimiz de yokuz. Kendi sevinçlerimiz, kederlerimiz, heyecanlarımız yok. Hep bilmediğimiz bir yerlerde yaşanan acılara; uzaktakilerle, başkalarıyla, herkesle ah-vah ediyor, başkalarının başarılarıyla coşuyoruz. Çünkü başkalarının acıları geceleri uykumuzu kaçırmıyor.

Başkalarının başarıları için harekete geçmek, rahatımızı bozmak zorunda kalmıyoruz. O acıları hissetmiyor, yalnızca seyrediyoruz. O an herkesle birlikte şöyle bir üzülüyor, sonra o kederlere sırtımızı dönüveriyoruz. Öyle ya, o acıları herkes çoktan unutmuştur. Şimdi, uzaklarda başka şeyler başlamaktadır ve uzaklarda herşey ne kadar da hızlıdır.

Derdi olmayan, kederlenemeyen bir insan kime üzülebilir? Sevinemeyen bir insan kimi mutlu etmek isteyebilir?

Yanıbaşımızdaki çocuk kendi halinde büyür. Onun başarıları ancak başkaları gündemde olduğunda önem kazanır. Fakat bunu bilmez, anlamaz çocuk. Sevinelim, telaşlanalım ister. İlgimizi çekmeyi, bir işe yaramayı dener. Bir bardak kırar, bir vazo devirir. Çırpınışını görmez, yalnızca kızarız. Yine de anlamaz. Yine de ümitlidir, sırılsıklam aç bir kedi yavrusunu kucaklayıp eve getirirken.

Çocuklara kızarız. Çünkü onlarda hayattan kalan herşey bir yitiğimizi ortaya çıkarır. Onların asıllarına sadık kalışları kendimize ne kadar yabancılaştığımızı resmeder. Böyle bir aynada kendimizi seyretmek istemeyiz. Aynaları kırarız, kedi yavrusunu evden kovarız. Herkes hayata yabancılaşsın isteriz. Dünya yabancılaşsın. Aynalar olmasın, hayat değişmesin, yaşamasın, dünya dönmesin.

Fakat insanların durması dünyayı durdurmaz. Dünya döner, zaman değişir, çocuklar büyür. Biz ihtiyar oluruz. Elimiz öpülsün, başımız okşansın, sözümüz dinlensin isteriz. Halimizi, hatırımızı sorsunlar isteriz.

Ellerimiz titrese, gözlerimiz görmese de bir işin ucundan tutmak isteriz. Bir bardak kırarız, bir vazo deviririz. Bir teselli sözü, biraz şefkat beklerken otur oturduğun yerde!diyen sert bir bakışla karşılarız. İncinir, üzülürüz. Çünkü kilitler şimdi kırılmış, duygularımızın bağı ancak çözülmüştür. Duvarlar ancak yıkılmıştır. Ve dünya ne kadar da değişmiş, ne kadar bozulmuştur.

Halbuki dünya yalnızca dönmüştür. Hayat uzaklarda bir yerlerde yeşermiş, yine uzaklarda bir yerlerde solmuştur. Bir ömür peşimiz sıra sürüklenmiştir. Bir zamanki küçükler büyümüş, etrafımızda birden yabancı yüzler belirivermiştir. Çünkü gönlüne kilitler vurulu bir dünyada büyümek yabancılaşmaktır.

       
  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain