Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 3
GooglebotBaidu Spider
Yandex

Ziyaretçi: 8
Toplam: 11

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
can ali cihan talebesi
Darussefa eslem
feride fureyzi
gönül_alemi Kaplumbaga
KARTAL1903 kılınç
muhammetali Nur
pdxwim Sail Dervis
SAKALLI swot
talebe tıfıl
Yabani bahçenin sahte çiçeği Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
Aciz Bir Hamakat
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Aciz Bir Hamakat
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
Rasgele Konular
» Teveccüh İsteriz Samî E ...
» Ehl-i İnsaf Dervişler
» SENİ SEVMEYİ SEN’DEN İS ...
» Keskin bir hafızaya nas ...
» Kur’an-ı Kerim’de Mü’mi ...
» Tövbekar Oldum
» "Hakka Adanmış Gençlik ...
» "Düşte Olsun Sevdiğim ...
» Ey Kul
» Kendinden Tiksinmeyenin ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

ÖMRÜN SON PERDESİ...
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (0)

ÖMRÜN SON PERDESİ...

Hayat, merhale merhale…
Doğup büyüyen canlılar, dünya hayatının bir gerçeği olarak, bir gün gelip yaşlanıyor ve ömür defterini tamamlıyorlar.
Doğum, hayatın devamı için, ne kadar tabiî ve gerekli bir basamaksa; ölüm de öyle bütün canlılar açısından; kaçınılmaz, tabiî ve zarûrî… Hayat sahnesine “merhaba” diyen her canlı aynı zamanda mukadder sonun bir namzedi… İstisnâî olarak, çeşitli sebeplerle yaşlanmadan ölenler bulunmakla beraber, “yaşlılık” da bir nevî “ölümün bekleme odası”!..
O yaşlılık günleri gelip de, insanın çevresinden el-ayak çekildiği…
Tanınan çoğu dost ve arkadaşlar, birer-ikişer kaçınılmaz sona doğru gittiği…
En sevilen, en çok beklenen kimselerin geliş-gidişlerinin dahî seyrekleştiği, dakikaların geçmek bilmediği o ıztıraplı saatlerde…
Hastalıkların, hassaslık ve alınganlıkların, başka bir ele muhtaçlığın zirvede hissedilmeye başladığı, insanların nisyana terk etmeye başladığı o demlerde!..
Sürüp giden hayatın akışı; kendi temposunu yavaşlatmış olan yaşlılara bambaşka acı duygular da yaşatır. Çevresine külfet ve sıklet gibi görünme kaygısı… Daha önce tatmadığı acziyeti, muhtaçlığı tatmak, başkasının eline bakmak; çok zor gelir insanlara!..
Hele özene-bezene yetiştirdiği, çok bilinen tabiriyle “yemeyip yedirdiği, içmeyip içirdiği” evlatları tarafından terk edilmek, unutulmak, önemsenmemek, dışlanmak veya kovulmak… İşte yaşlılığın en dayanılmaz yanı bu olsa gerek!..
Oysa bir çift güzel söz, bir güler yüz, ufacık bir hediye, her an hatırlandığını bildiren bir telefon, sevildiğini hissettiren minnettar bakışlar, yeter de artar mutlulukları için!..
Acaba böyle hasret ya da hüsran dolu bir âkıbeti, insanlar biraz da kendi elleriyle mi hazırlarlar?!.. Evlâdının karnının doymasına gösterdiği îtinayı, kalbinin ve aklının tatminine harcamayan anne-babalar; maddî hastalıklardan sakındıkları yavrularını mânevî ayazlara terk edenler… Nihayet kalbi katılaşmış, merhamet mahrumu, gününü gün eden fertler yetiştirmiş olmazlar mı?
Kendinden başkasını düşünmeyen/düşünemeyen bencil insanlar, anne-babalarını evlerinde de barındıramazlar, gönüllerinde de!.. O anne-babalar; yapacaklarını yapmış, işleri bitmiş insanlardır ve artık sadece tarihe intikal etmeleri beklenmelidir. Onların yüzlerine yansıyan ömrün son ışıkları ürkütür gençleri… Çünkü bu, kendilerine mukadder sonu, ölümü ve dünya hayatının geçiciliğini anlatır. Bütün hayatı, ölüme karşı bir set olarak tanzim edilmiş; “ölümsüz bir dünya”, “cennet gibi” ve “sonsuz” bir hayat yaşama arzusunda olan gençler (!) için; yaşlılar ve onların yüzünde belirmeye başlamış ölüm, ne kadar katlanılmaz bir hâl almıştır. Bu yüzden evin içinde bir yerleri yoktur yaşlıların… Hatta ellerinde olsa, mahallelerinde, sokaklarında bile… Onlar, varsa bütün imkânları elinden alınarak, kendi hâline bırakılmalıdırlar!.. Yalnızlığa, hayal kırıklığına ve yok olmaya!..
* * *
Bir de hayatlarını güzelleştirdikleri gibi, ölümlerini; ölümlerini güzelleştirdikleri gibi yaşlılıklarını güzelleştirenler vardır. Onlar, bazen çileler çekseler de kalplerinin itmi’nanını, karınların patlarcasına şişmesine üstün tutmuşlardır… Dünya peşinde gece-gündüz koşacak yere, dünyaya, orada kalacakları zaman kadar hazırlık yapmışlardır; âhirete de orada kalacakları kadar!.. Onlar ki, evlatlarını bir emânet olarak görmüşlerdir; verilen bütün nimetler gibi, Hüdâ’nın bir emâneti… Onları madden besleyip büyüttükleri gibi, mânen de takviye ve tekâmülleri için seferber olmuşlar. Bunun için de dertlenmişler, üzülmüşler, ter dökmüşler!..

İşte şimdi onlar da yaşlanıyorlar. Yaşlandıkça huzur buluyorlar. Hayatlarını beyhûde şeylerle tüketmedikleri için, Rablerine şükranlarını arz ediyorlar. Varış noktasına yaklaşan bir maratoncu gibi, her gün biraz daha artan bir tempoyla, iyilik heybesinin yükünü artırmaya çalışıyorlar. Hastalıklar, musîbetler de sabırla güzelleşiyor. Maddî-mânevî yetişmelerine himmet ettiği evlâtları da yanıbaşında… Hep beraber otururlar, hâlleşirler. Yaşlılar, hâtıra ve tecrübelerinden bahseder; gençler de hayal ve gayretlerinden!.. Ne genç, yaşlıdan muzdariptir, ne de yaşlı, gencin yanında kendini külfet gibi hissediyor. Her biri, yaşadıkları dönemin, daha önceki yıllar gibi gelip geçeceğini biliyor. Hepsi birden kendilerine verilen en büyük nimetlerden biri olan hayatı, o nimeti lutfedenin rızâsına uygun olarak yaşamaya çalışıyorlar.
***

Yaşlılık, Allâh’ın büyük bir nîmetidir. Nefes alıp verilen her gün, Allah’ın zikredilebileceği büyük bir fırsattır. Uyanılan her sabah, yapılan yanlışları düzeltmek, hata ve günahlara tevbe etmek için tanınmış bir imkândır. Gençlikte farkında olmadan düşülen hatalar, olgunluğun eleğinden geçilerek elenir ve telâfî için gayret edilebilir.

Hayat devam ettiği müddetçe, geçmişi topyekûn silip temizlemek mümkün olduğu gibi oraya yepyeni hayır ve güzellikler eklemek de mümkündür. Tâ ki, son nefese kadar… Verilip de bir daha alınamayan o nefes gelmediği müddetçe, her sabah açılan bomboş defterimizi istediğimiz gibi düzenleyebiliriz. Bu yüzden, bize olgunluk ve yaşlılık yıllarında da tertemiz sayfalar açan Rabbimize, eli boş ve yüzü kara çıkmamalıyız. Son ânımıza kadar elimizdeki bütün imkânları hayra sarfetmeliyiz. Ardımızdan bize sevap kazandırmaya devam edecek “sadaka-i câriye”ler bırakmalıyız.

       
  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain