Herkes değil, Yâr deyince iliklere işler söz. Bir dem gelir ki, “Herkesten, sadece Yâr söyler” söz.
Hızın düşükse, sağ şeritten gitmen gerek... Bunun birkaç faydası var: Birincisi; rahat rahat gidersin, niye yavaş gidiyorsun diye soran olmaz. İkincisi; hızını almış arkandan gelmekte olan kişi, senin yavaşlığın sebebiyle frene basmak zorunda kalmaz. Anladım ki, emekleyecekse, koşanların şeridine girmemeli insan! İstîdâdını ve kapasitesini fark edip, diğerlerine sıkıntı vermemek adına, îcabında kenara çekilmesini bilmeli. Seyrettim ve gördüm ki, vücuda saplanan ok acıtır. Fakat ucunun özel yapısı sebebiyle, dışarı çıkması, içeri girmesinden daha zordur. Bu sebeple, seni oktan kurtarmaya gelene, çaresizlik içinde kıvranarak “Durr!” dersin. Kurtarmaya çalışan bilmez belki; ama sen denemişsindir. Çıkarken canın daha çok yanmaktadır. O kadar ki ok vücudunda saplı kalsa, ona bile râzı olursun. Bazı insanlar da işte o ok gibi… Hayatınıza girseler acıtıyorlar; çıkarmaya kalksanız, daha da çok canınız yanıyor. Baktım ki, pek çok hatam birikmiş. Küçük günahlarım da var, cüsseli olanları da… Gün olmuş dilimi tutamamışım, gün olmuş elimi. Bazen gözümü, bazen özümü atmışım yanlışa... Anladım ki, başkasını kınayacak hâlim kalmamış. * * * Kimi yer doyar imiş, kimi seyreder doyar. Sanmam ki sürûr (sevinç), sofrası zengin olanda… Kim nasibinden râzı; şifâ da, zevk de, huzur da onda. Pergelim kırık, ayağım kayık, gönlüm buruk. Peşin peşin bilin de, sevecekseniz, bu hâlimle sevin beni. Zira beni her hâlimle sevmeniz, benim daha iyi olmama dâir ciddi bir umuttur.
Herkes değil, Yâr deyince iliklere işler söz. Bir dem gelir ki, “Herkesten, sadece Yâr söyler” söz.
Neslihan Nur Türk
|