Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 4
Baidu SpiderGooglebot
YandexMSN

Ziyaretçi: 7
Toplam: 11

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
can ali cihan talebesi
Darussefa eslem
fureyzi gönül_alemi
Kaplumbaga KARTAL1903
kılınç Mesken-i Ravza
muhammetali Nur
pdxwim Sail Dervis
SAKALLI swot
talebe tıfıl
Yabani bahçenin sahte çiçeği Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
Aciz Bir Hamakat
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Aciz Bir Hamakat
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
Rasgele Konular
» Bu Kurban Bayramı'nı H ...
» İki rüya arasındaki far ...
» Çile
» Mübarek günlerde bir iç ...
» Âşık Oldum Ben Allah’ın ...
» Kahve-Kenan Aydınlı (Sö ...
» Yara
» VEFAYLA KAL CAN!..
» Gönül Dilinin Sızıntısı
» Seher Vakti Bülbüller
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

...
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (2)

...
CANIMDAN KIYMETLİ ESRA HOCAM ve NEFES HOCAMA....SEVGİ İÇİN MALDAN ,MÜLKTEN ,CANDAN VAZGEÇERİM ..RABBİM SEMAYA BİLE BUNU YANSITMIŞ SEVGİLİLER GÜNÜNDEN BİR GÜN ÖNCE ÇEKİLMİŞ ÇOĞUNUZ BUNU GÖRMÜŞÜNÜZDÜR ...
Beşiktaş'ta sığırcıklar
Şair İzzet Molla, iki yüz sene kadar evvel dua niyetine bir beyit söylemiş:Nice avarelerin kumri-i cânın saklarNerde bir serv-i sehî varsa ser-efrâz olsun"Nerde bir selvi var ise başı göklere ersin. Çünkü nice can kumrularına yuva olur..." Şairin selvi diye andığı elbette selvi boylular, kumru diye andığı da o selvi boylulara tutulan âşıkların gönülleri. Güzel bir teşbih.XVI. yüzyıl Rumeli şairlerinden Mesihî'nin de buna benzer bir ifadesini hatırlıyorum:
Fâhte çünki elinde büyümüşdür servün
Üstüne medh okuyup olsa hevadarı nola
"Üveyik, selvinin kollarında büyüdüğü için şimdi onun üzerine konup hakkında medhiyeler okusa layıktır." Üveyikler selvilerin sık dalları arasında yuva kurduğu için şair onları selviye âşık gösterip neşidelerini de selvi için söylenmiş medhiyeler olarak anlatmaya çalışıyor. Elbette selvinin Bir'lik anlamında Vahdet'e uzanan mecazını da hariçte bırakmadan.
Kumru (üveyik, fahte), gündelik hayatın neredeyse içinde yer alan, pek çok coğrafyada yaşayan bir kuştur. Genelde eşli dolaşırlar. Eti yenebilir ise de halk arasında avlanmaları hoş karşılanmaz. Bunun arkasında yatan inanç, kumrunun boynunda taşıdığı halkadır. Bu halka -tıpkı güvercinde olduğu gibi- kumrunun eşine verdiği sadakat sözünün işareti olup zamanla koyulaşır. Bilindiği gibi kumrular tek eşli kuşlardandır ve erkek olsun, dişi olsun, eşleri öldüğü vakit başka hiçbir kuş ile yakınlaşmaları olmaz. Geleneğin halk arasına yaydığı efsanelere göre bir dalın üstünde, bir saçağın ucunda, bir telgraf telinde "Hu-Huuu-Hu!" nidasıyla şakıyıp duran her kumru, mutlaka ölen eşinin adını anıyor, ona yas tutuyor demektir. Nitekim bir dalda çifte kumrular görürseniz seslerini duymaz, bilakis birbirleriyle ilgilendiklerine şahit olursunuz. Ömrü feryatla geçen bu kuşların yavrularına karşı gösterdikleri merhamet ve şefkat de dillere destandır. Onlar, eşleri için ağlamakla kalmaz, yavruları için de can feda ederler. Bir kumru eğer yavrusunu avcının elinde görecek olursa, kendini onun tuzağına veya tüfeğine hedef tutarak hayatına son verir. Ta ki avcı onu elde ederek yavrusunu bıraksın. (Bu kuralı avcılar da biliyordur inşallah!)
Kumrunun feryadı, yalnızlıktandır dedik ya, "Huu!" ifadesi de zaten "o, eş, sevgili" olarak anlaşılmaya müsaittir. Kumruların kuşluk zikirlerinin de, seher tesbihlerinin de bu "Hu!" ile devam etmesi, aşka sadakati ve maddi aşktan İlahi aşka yükselişi sembolize eder. Hani bir derviş Hu zikri çeker gibi, hani Leyla'dan Mevla'ya bir geçiş gibi... Burada selvinin çok önemli bir rolü vardır. İğne yapraklı sık dalları arasında her kuşu barındıran selvi aynı zamanda onları kem gözlerden gizler de. Tıpkı bunun gibi, bizim kuşça gönüllerimiz için de sığınılacak bir kapı, asude bir yuva ve huzurlu bir ömür adına vahdet selvisinden öte bir mekân bulunamaz. Bütün kuşlar belki de bize bir ilham anlatabilmek için selvilere doğru kanatlanıyorlar ve onun dalları arasında geceliyorlar.


...Şems...
Yükleyen semsvemevlana. - Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atınBeşiktaş'ta sığırcıklar
Şair İzzet Molla, iki yüz sene kadar evvel dua niyetine bir beyit söylemiş:Nice avarelerin kumri-i cânın saklarNerde bir serv-i sehî varsa ser-efrâz olsun"Nerde bir selvi var ise başı göklere ersin. Çünkü nice can kumrularına yuva olur..." Şairin selvi diye andığı elbette selvi boylular, kumru diye andığı da o selvi boylulara tutulan âşıkların gönülleri. Güzel bir teşbih.XVI. yüzyıl Rumeli şairlerinden Mesihî'nin de buna benzer bir ifadesini hatırlıyorum:

Fâhte çünki elinde büyümüşdür servün

Üstüne medh okuyup olsa hevadarı nola

"Üveyik, selvinin kollarında büyüdüğü için şimdi onun üzerine konup hakkında medhiyeler okusa layıktır." Üveyikler selvilerin sık dalları arasında yuva kurduğu için şair onları selviye âşık gösterip neşidelerini de selvi için söylenmiş medhiyeler olarak anlatmaya çalışıyor. Elbette selvinin Bir'lik anlamında Vahdet'e uzanan mecazını da hariçte bırakmadan.

Kumru (üveyik, fahte), gündelik hayatın neredeyse içinde yer alan, pek çok coğrafyada yaşayan bir kuştur. Genelde eşli dolaşırlar. Eti yenebilir ise de halk arasında avlanmaları hoş karşılanmaz. Bunun arkasında yatan inanç, kumrunun boynunda taşıdığı halkadır. Bu halka -tıpkı güvercinde olduğu gibi- kumrunun eşine verdiği sadakat sözünün işareti olup zamanla koyulaşır. Bilindiği gibi kumrular tek eşli kuşlardandır ve erkek olsun, dişi olsun, eşleri öldüğü vakit başka hiçbir kuş ile yakınlaşmaları olmaz. Geleneğin halk arasına yaydığı efsanelere göre bir dalın üstünde, bir saçağın ucunda, bir telgraf telinde "Hu-Huuu-Hu!" nidasıyla şakıyıp duran her kumru, mutlaka ölen eşinin adını anıyor, ona yas tutuyor demektir. Nitekim bir dalda çifte kumrular görürseniz seslerini duymaz, bilakis birbirleriyle ilgilendiklerine şahit olursunuz. Ömrü feryatla geçen bu kuşların yavrularına karşı gösterdikleri merhamet ve şefkat de dillere destandır. Onlar, eşleri için ağlamakla kalmaz, yavruları için de can feda ederler. Bir kumru eğer yavrusunu avcının elinde görecek olursa, kendini onun tuzağına veya tüfeğine hedef tutarak hayatına son verir. Ta ki avcı onu elde ederek yavrusunu bıraksın. (Bu kuralı avcılar da biliyordur inşallah!)

Kumrunun feryadı, yalnızlıktandır dedik ya, "Huu!" ifadesi de zaten "o, eş, sevgili" olarak anlaşılmaya müsaittir. Kumruların kuşluk zikirlerinin de, seher tesbihlerinin de bu "Hu!" ile devam etmesi, aşka sadakati ve maddi aşktan İlahi aşka yükselişi sembolize eder. Hani bir derviş Hu zikri çeker gibi, hani Leyla'dan Mevla'ya bir geçiş gibi... Burada selvinin çok önemli bir rolü vardır. İğne yapraklı sık dalları arasında her kuşu barındıran selvi aynı zamanda onları kem gözlerden gizler de. Tıpkı bunun gibi, bizim kuşça gönüllerimiz için de sığınılacak bir kapı, asude bir yuva ve huzurlu bir ömür adına vahdet selvisinden öte bir mekân bulunamaz. Bütün kuşlar belki de bize bir ilham anlatabilmek için selvilere doğru kanatlanıyorlar ve onun dalları arasında geceliyorlar.

Yazının başından beri kuşların selvilerle olan macerasını anlatmamızın elbette bir sebebi var. Eğer İstanbul'da iseniz, akşam ezanına doğru Beşiktaş'a yol uğratın, anlayacaksınız. Çünkü her akşam vakti, ezana yarım saat kala, Beşiktaş meydanının üzerinde binlerce sığırcık kuşu beliriyor. Kumruların kuşluk zikirlerine nispet bunların da akşam zikirleri olmalı. Burada her akşam bu zikri bir resitale çeviriyor, seyredenlere ibretlik bir görsel şölen sunuyor, göklerde her akşam başka bir ebruyu desenliyor, her saniye bir başka cilve gösteriyorlar. Siyah tüylü, beyaz benekli, yeşil parıltılı ve erguvanî hareketli bu kuşlar, içlerine karışan bir martı veya kargayı hemen aralarından çıkarıyorlar. Nitekim bilim adamları da bilhassa kışın onların sürüler halinde uçmalarını güvenlik içgüdüsüyle izah ediyorlar. Ama ben gün batımında onları seyrederken bunca ihtişamlı bir görselliğe yalnızca güvenlik içgüdüsünün yetmeyeceğini, çünkü hareketlerinin ve seslerinin bir toplu ibadet hazzıyla senkron oluşturduğunu düşünüyorum. Öyle ki bazen küme, bazen saf halinde, bazen açılan, bazen kapanan bir nilüfer misali birbirleriyle bütünleşiyorlar. Akşam ezanından birkaç dakika sonra hepsi yere daha yakın geliyor ve tıpkı kumrular gibi selvilere konuyorlar. Barbaros Hayreddin Dede'nin türbesindeki kara selvilere. Dikkat ediyorum, selvi dallarının arasına en son sığınanlar, yavrular. Hani gözü açılmamış minikler. Anneleri ve babaları onlara sesleriyle yol gösteriyor, onları kanatları altına alıyorlar. Ve ertesi sabah, güneş doğarken, bütün selvi dalları kuşlarını uçuruyor, aynı heyecan yeniden başlıyor. Selvi ve sığırcık, gün doğarken ve gün batarken, bir vuslat ve bir hicran, bir içgüdü veya bir tespih...

Bence fotoğraf makinelerinizi omzunuza asıp gün batımında Beşiktaş yollarına düşme zamanı...[/color][/b]

       
#1 Yazar: nefes                                                                                                                 20 Şubat 2011 13:07 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 6.05.2010
Grub : Yönetici
Konu Sayısı: 1519
Yarum: 1738
MSN: --
allah razı olsun..
Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738    

#2 Yazar: esra                                                                                                                 20 Şubat 2011 21:49 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 14.01.2010
Grub : Editör
Konu Sayısı: 194
Yarum: 1567
MSN: --
istanbul denilince bilirmisin içimiz titrer ahh azize...
love
mekke medine istanbul...istanbul...



ŞUAN okuyamadık..kalbimiz tutuldu af ola...bir cümlede kaldık...

....İSTANBUL....


--------------------
Açtığı Konular: 194 | Yorum: 1567    

  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain