Ne elif okudum ne cim, varlığındadır kelecim Gönül kitabından okur, eline kalem almadı.
Onun hali niceydi?... Köyünden ayrılıp Taptuk Dergâhına kapılanmasına sebep neydi? 40 yıl, dile kolay tam 40 yıl odun taşıdı dergâha. Bir kez olsun sohbet halkasına almadı Taptuk. Çoğu kere yüzüne bile bakmadı. Dağdan odun taşır, kendi yalnızlığı içinde yaşardı Yunus…
Dağ; benlikti. Kestiği odunları; benliğinden budadığı istek- arzu- beklenti dallarını Taptuk (rıza ve teslimiyet) ocağında ateşe verirdi Yunus… Vakit tamam olduğunda bir yalnızlıktan ötekine yol veriyordu Taptuk… Sefere çıkacak, ilahi aşk namelerini alıcıları açık sinelere yayacaktı dalga dalga… Kalma isteğini reddetti Taptuk, ne dediyse olmadı, çıkacaktı uzak illere…
Günlerce söyleyecek, aylarca anlatacak, il il, bucak bucak gezecek ama her şiiri Taptuk’la başlayıp Taptuk’la bitirecekti… Bir şahıstan, bir ustadan, bir mürşitten öte bir mana idi Taptuk! Kapıldığı, yandığı, benliğe ait ne varsa attığı bir kutlu mana, pişiren, olgunlaştıran bir ocaktı Taptuk!
Maharet Güzeli Görebilmektir Sevmenin Sırrına Erebilmektir Cihan Alem Herkes Bilsinki Şunu; En Büyük İbadet Sevebilmektir Yunus Emre Hzleri
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
Haftanın Sohbeti
[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"