Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 2
Sail Dervis Yabani bahçenin sahte çiçeği

Arama Motorları: 3
Baidu SpiderGooglebot
Yandex

Ziyaretçi: 12
Toplam: 17

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
aliihvan can ali
cihan talebesi Darussefa
Eliff fureyzi
fîrâkın feryadı Kaplumbaga
KARTAL1903 kayıp gazel
kılınç Mesken-i Ravza
muhammetali pdxwim
SAKALLI sır-a yolculuk
talebe tıfıl
Züveyra Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
Yazar: Darussefa, Konu:
İmdâd Kıl
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
» [SOHBET -DİNLE] Mahmut ...
En Son Eklenenler
» Sıkı Tut Ellerimi Bırak ...
» Özlemek mi istiyorsun ?
» Bir Kâse Bal...
» SON 3 GÜN "5. Yıldönüm ...
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
» ... Gece ve Aşk ...
Rasgele Konular
» Kuytuların sesini duyab ...
» HAKİKİ ÂBDEST...
» Sadece kendin dikebilir ...
» şeyhimin illeri...uzakt ...
» şükeyra
» Kapıyı Israrla Vurana K ...
» Ateş güzeldir..
» SENİN AŞK INA YARAB
» Bu yolu ben nasıl aşarı ...
» Sukun ve vuslat
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Dervişin Boş Sofraya Sevdalanması
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (0)

Dervişin Boş Sofraya Sevdalanması
Bir derviş bir gün çiviye asılmış bir sofra gördü. Vecde geldi, dönmeye, oynamaya başladı, elbisesini yırtıyor. İşte azıkların azığı. İşte kıtlıkların, dertlerin devası diye naralar atıyordu. Dumanı başından çıkıp neşesi, zevki arttıkça arttı. Dervişler de ona uydular, semaa başladılar. Kih, kih gülmeye, hay huy etmeye koyuldular. Defalarca kendilerinden geçip kendilerine geldiler.

Herzevekilin biri,dervişe “ Çiviye asılı ve içinde ekmek olmayan bomboş sofra nedir ki seni bu derece zevke, vecde getiriyor?” dedi. Derviş dedi ki: “ Yürü git be sen manasız bir suretten ibaretsin. Sen varlık peşinde koş, aşık değilsin sen. Aşıkın gıdası, ekmeksiz ekmeğe aşık olmaktır. Aşkın doğru olan kişi. Varlığa bağlanmaz.
Aşıkların varlıkla işi yoktur. Aşıklar, karı sermayesiz elde ederler. Kanatları yoktur. Alemin etrafında uçarlar. Elleri yoktur, topu meydandan kaparlar! Mana kokusunu duyan o yoksul da eli kesik olduğu halde zembil örerdi ya! Aşıklar, yoklukta çadır kurarlar. Onlar yokluk gibi bir renktedirler. Bir tek ruhları vardır onların!

Süt emen çocuk yemekten nasıl zevk alabilir? Perinin gıdası kokudan ibarettir. Fakat insan oğlu perinin kokusundan koku alabilir mi? Huyu onun huyunun zıddıdır. Perinin az bir güzel kokudan aldığı zevki, sen yüz batman güzel yemekten bile alamazsın. Nil ırmağının suyu Mısırlılara kan kesildiği halde İsrailoğullarına sudur. Deniz, Firavunu boğduğu halde İsrailoğullarına bir ana cadde haline gelir.

Yakub’un, Yusuf’un yüzünde gördüğü nur, ancak Yakub’a mahsustu. Kardeşleri bunu nereden görecekler? Bu sevgiliye olan sevdası yüzünden kendini kuyulara atar. Öbürü kininden sevgiliye kuyu kazar. Sofra onun önünde ekmeksizdir, bomboştur. Fakat yakub’un önünde nimetlerle dopdoludur, iştahını açar.

Yüzünü yıkamayan hurilerin yüzünü göremez. Peygamber, “ Namaz ancak huzur-u kalple kılınır” demiştir. Canların gıdası aşktır. Bundan dolayı ruhların gıdası açlıktır. Yakup, Yusuf’a acıkmıştı. Ekmek kokusu ona ta uzaklardan gelmekteydi. Halbuki Yusuf’un gömleğini alıp koşa, koşa Yakub’a getiren o gömleğin kokusunu duymadı bile.

Aradaki mesafe yüzlerce fersahken Yakub, Yakub olduğundan Yusuf’un gömleğinin kokusunu duyuyordu. Nice alimler vardır ki hakiki ilimden hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bu çeşit alim, ilim hafızıdır, ilim sevgilisi değil. Onun sözlerini duyan kişi alelade bir adam olsa bile o sözleri anlar, hakikat korkusunu alır.

Çünkü böyle alimin eline düşen gömlek eğretidir, bir zaman içindir. Esir tellalının elindeki cariye gibi. Tellalın eline düşen cariye, müşteri içindir. Tellala ne fayda var? rızık vermek Allah’ın işidir. Herkes Allah’ın takdirine göre hareket eder, başka türlü hareket etmesine imkan yoktur. Güzel bir hayal, ona bağ, bahçe haline gelmiştir. Çirkin bir hayal, bunun yolunu kesmiştir.

Allah öyle bir Allah’dır ki bir hayalden bağ bahçe düzmüş, bir hayalide cehennem haline getirmiş, yanıp yakılma yeri yapmıştır! Peki o halde onun gül bahçelerinin yolunu külhanlarının yerini kim bilebilir ki? Gönül gözcüsü, bu hayal, canın ne yanından geliyor, fırsat bulup göremez ki.

Bir kolayını bulup da doğduğu yeri, geldiği tarafı görseydi kötü hayallerin yolunu keser, gelmelerine mani olurdu. Yokluk geçidine, yokluğun gözetleme yeri olan oraya casus, nasıl ayak atabilir? Kör gibi onun ihsan eteğine yapış! Padişahım, körün yapışması diye buna derler işte!

Onun eteği, emridir, fermanıdır. Ondan korkmayı, ondan çekinmeyi kendisine can ittihaz eden adam ne iyi bahtlı bir adamdır! Birisi çayırlıkta, çimenlikte akar u kıyısında onun yanı başındaki de azap içinde! Azap çeken, öbürüne bakar da “ Bu zevk neden ki?” diye şaşırır kalır. Bu da meşakkat çekeni görür de “ Acaba bunu kim hapsetmiş ki?” diye hayretlere düşer.

Zevk içinde olan azap çekene “ Kendine gel neden böyle perişansın? Bak, burada ne güzel kaynaklar var. neden böyle benzin sararmış? Burada yüzlerce deva var. arkadaş, gafil olma, bu çimenliğe gel!” der. Fakat öbürü “ Canım efendim gelemiyorum ki!” diye cevap verir.

Bir bey hamama gitme lüzumunu duydu. Seher çağı, kölesine “ Sungu, uyan başını kaldır. Hamam tasını, peştamalı, havluyu, kili Altından al da hamama gidelim haydi” diye seslendi. Sungur hamam tasıyla iyi bir peştamal ve havlu aldı. Beraberce yola düştüler. Yolda bir mescit vardı. Ezanda okunmaktaydı. Sungur ezan sesini duydu.

Namaza pek düşkündü. Dedi ki. “ Ey kuluna iltifatlarda ihsanlarda bulunan beyim, sen şu dükkanda birazcık otur da ben namazı kılıvereyim.” Bey dükkanda oturdu. İmamla cemaat namazı kılıp camiden çıktılar. Sungur kuşluk çağına kadar içerde kaldı. Bey, bir müddet bekledi.

“ Sungur neye dışarı çıkmıyorsun?” diye seslendi. Sungur içerden “ Efendim, koyuvermiyorlar. Birazcık daha sabret, şimdi geliyorum. Beni beklemekte olduğunu biliyorum, unutmadım” dedi. Bey, tam yedi kere seslendi, bekledi, bekledi, seslendi. Nihayet Sungurun bu cilvesinden usandı, aciz kaldı, sabrı tükendi.

Sungur, beyin her seslenişinde “ Efendim, dışarı çıkacağım ama daha koyuvermiyorlar” diyordu. Bey “ Yahu, mescitte kimse kalmadı koyuvermeyen kim, seni orada kim tutuyor?” diye bağırdı. Sungur dedi ki: “ Seni dışardan içeriye sokmayan yok mu? İşte beni de içerden dışarıya çıkarmayan o.

Sana içeri girmeye izin vermeyen, benim de dışarı çıkmama mani olmakta. Senin bu tarafa adım atmana müsaade etmeyen benim de dışarıya adım atmama mani oluyor!” balıkları karaya çıkarmayan deniz, karadakileri de denize sokmamakta. Balığın aslı sudan, öbür hayvanların aslı topraktan.

Bu işe hile ve düzene başvurmanın, tedbirlere girişmenin faydası yok ki. Kilit pek kuvvetli, açıcıda Allah. Teslimiyete yapışa gör, rıza göster! Tedbirini unuttun mu pirinden o taze bahtı bulur, devlete erişirsin. Kendini unuttun mu seni anarlar. Kul oldun mu azat ederler!

Peygamberler bile, “ Şuna buna nasihat edip duruyoruz. Niceye bir soğuk demiri dövüp duracak, niceye bir kafese üfleyip yatacağız?” diye hatırlarından geçirdiler. Halkın yaptığı işler, Allah’ın kaza ve kaderiyledir. Dişin keskinliği, midenin hararet ve kuvvetinden ileri gelir.

Nefs-i Kül, insanın cüz’i nefsine tesir etti de olacaklar oldu. Balık baştan kokar, kuyruktan değil! Bunu böyle bil ama eşeğini de yine ok gibi süre dur. Çünkü Allah “ Emirlerimi tebliğ et” diye emretmiştir; emrinden dışarı çıkmaya imkan yok. ( bir fırka cennetliktir, bir fırka cehennemlik) bu iki fırkanın hangisindesin, bilemezsin ki. Ne olduğunu görünceye kadar çalış, çabala!

Gemiye yükünü yükledin mi Allah’a dayanman gerek. Yolda gark mı olacaksın, kurtulup sağlıkla selametle gideceğin yere mi varacaksın? Bu ikisinden hangisi başına gelecek, bilemezsin ki, eğer ne olacağım, başına ne gelecek? Bunu bilmedikçe gemiye binmem. Bu seferden kurtulacak mıyım, yoksa yolda boğulacak mıyım? Ne olacağımı bildir bana.

Ben başkaları gibi kuru bir ümide kapılıp şüpheyle yola düşmeme dersen, hiçbir ticarette bulunamazsın. Çünkü bu ikisi de gayb dadır, sırdır. Pul şişe gibi ruhu incecik olan, cüz’i bir şeyden kırılıveren korkak tacir, ticaretinden ne fayda görür ne ziyan eder. Hatta fayda şöyle dursun ziyan eder, mahrum kalır, hor olur.

Kimde yanış varsa nuru o bulur. Çünkü bütün işler, ihtimalle yapılır. Sen de din işini üstün ve ön planda tut da kurtul. Bu kapıyı ümitten başka bir şeyle açmaya izin yok. Allah doğrusunu daha iyi bilir.

–MESNEVİDEN –

       
  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain