Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 1
kılınç

Arama Motorları: 2
Baidu SpiderGooglebot

Ziyaretçi: 11
Toplam: 14

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
aliihvan can ali
cihan talebesi Darussefa
Eliff fureyzi
fîrâkın feryadı Kaplumbaga
KARTAL1903 kayıp gazel
Mesken-i Ravza muhammetali
pdxwim Sail Dervis
sır-a yolculuk talebe
tıfıl Uhud
Züveyra Âdi

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
Yazar: Darussefa, Konu:
İmdâd Kıl
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» 5. Yıldönümü Fotoğraf Y ...
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
En Son Eklenenler
» Çiz Beni Hattat!
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
» ... Gece ve Aşk ...
» Üç Aylar Takvimi
» Son Nefesin Garantisi Y ...
» Hizmet Eden İnsanların ...
» İmdâd Kıl
Rasgele Konular
» Gençliğe Hitabe(Üstad' ...
» uzaktan görür erbab-ı y ...
» [SOHBET İZLE] Osman Nur ...
» ASIRLIK ŞİİR
» Hilye-i Şerife ve Fazil ...
» Bir Yaratılış Tiyatrosu ...
» Sehâvet Güneşi
» Ağlayu Ağlayu
» duaların kabulu için 10 ...
» .
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Zaman Zaman Kendimi,Yunus Balığının Karnında Hissediyorum
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (1)

Zaman Zaman Kendimi,Yunus  Balığının Karnında Hissediyorum


Kâğıdı ve kalemi, en iyi iki dostu başıma dayıyorum. Doğrusu, başımı onlara dayıyorum. Çünkü şu aralar başımın ağırlığını ancak onlar taşıyabiliyorlar. Sıkıldıkça, yenildikçe, üzüldükçe onlara koşuyorum. Bir onlar anlıyorlar beni, bir onlar. Kâğıt ve kalemde soluklanıyorum desem yeridir.

Düşünüyorum da; mezun olmak, diploma almak, kariyer yapmak, evlenmek, ayrılmak, çocuk sahibi olmak, kaybetmek, kazanmak ve sayamadığımız nice şey! Hayatın her durağında, her kavşağında, her yol ayrımında, hayatımıza, bunlardan biri girip, biri çıkıyor.

Ve insanlar..


Bazen hiç planlamadığımız bir yerde, hiç ummadığımız insanlarla ve hiç ummadığımız şeylerle karşılaşıyoruz. Oyalanıyoruz kısaca. Bunlar bizi oyalıyor, hem de fena halde. Bir şeyleri hem de, çok önemli bir şeyleri kaçırıyoruz, ama neyi? Erteliyoruz ve erteleniyoruz hayattan, yarım kalıyor bir yanlarımız. Hangisidir diye, ayırt edemiyoruz. Bunları sonraları fark ediyoruz ve yazıyoruz. Belki bize yazı malzemesi oluyor ama yazarken de yine bir şeyleri kaçırdığımız muhakkak. Zaten insan, ne yazacağını bilseydi, hiç bir şey yazılamazdı bugüne kadar. Neyse yine de iyi ki kâğıt- kalem var. İyi ki yazmayı öğrenmişiz. Ve iyi ki bizi en iyi o dinliyor ve anlıyor. Ne güzel!

Planlamaktan söz edince aklıma geldi. Bütün bunlar gösteriyor ki hayat planlanarak yaşanmıyor. Çünkü öyle olaylar, öyle sınavlar karşınıza çıkıyor ki hayatınız bir anda alt-üst oluyor. Oysa siz öyle hesaplamamıştınız, öyle ummamıştınız. İşte böylesi anlarda, vazgeçemem dediklerinizden vazgeçersiniz, nasıl olduğunu anlamadan ve dahi bazen hatırlamadan. Mühim olan karşılaştığımız her sınavdan, mümin onuruna yakışır bir şekilde çıkabilmek, yara almış olsak ta!( Yara almamasına özen göstermemiz gereken imanımız, değerlerimiz, ümitlerimiz olmalı. )Yaşadığı sınav sonrası insanlarda en çok gördüğümüz, ümidin yara almış olmasıdır. Oysa en çok onu diri tutmalı. Ben, dualarımda en fazla buna yer vermeye çalışıyorum. Diyorum ki;(”Allah’ım, dünyanın neresinde olursam olayım, zaman ve yaşadığım imtihan ne kadar zor olursa da sen bana yetersin. Aklım, kalbim, bedenim sana dönük olsun. İmanımın, ümidimin yara almasına izin verme.”)

Hayatta başarmayı istediğim en önemli arzu budur. Yılların ardından baktığımda, bugünlerden yarınlara, yaratanın razılığının her dem arttığı, o kulun taşındığını görebilmek!

Hayatın en zoru; imtihanın büyük olması değil, insanın kendi karanlığının büyük olması o karanlığa gömülmesidir ve o sokaklarda yolunu bulamaması, kaybolmasıdır. Ve tutunacak bir dal ararken, hep ümitlenip durduklarının artık anlamsızlaşmasıdır.

Biz hayat içinde bunca şeyle boğuşurken şunu unutuyoruz, nasıl göründüğümüzü. Sözünü etmeye çalıştığım kime nasıl göründüğümüz değil, yaratana nasıl göründüğümüz? En zoru bunu bilememek. Daha önceleri hiç bunu düşünmemiştim ama şimdiyse beni şaşırtacak derecede düşündüren bir şey. Oysa her halimiz yaratana ayan değil mi? Ondan hiçbir şeyi saklayamıyoruz. Ve yine ondan kaşımız, gözümüz nedeniylede utanmıyoruz. Uykulu, çirkin, güzel diye de saklanmıyoruz. O, bizim her halimizi her an gören, bilen. Ama günah işlediğimde veya o duyguya kapıldığımda, keşke rabbim o halimi görmeseydi diyorum. Ve o halimden ötürü özür dilediğim zaman utanıyorum. Ve merak ediyorum. Acaba nasıl görünüyorum Allah’a?
Yanlış, eksik, hatalı, zayıf, mahcup, yaralı, zavallı, aciz, ne olduğunu bilemeyen, kendini kaybetmiş bulamayan.. Hangisi?” Hangisini sevmiyorsan değiştirme gücü ver. Biz nasılken bize yardım eder ve seversen o hali bizde devamlı kıl.”

Ne zaman kendimi kaybetmiş duygusuna kapılsam, yunus gibi bir balığın karnında hissediyorum kendimi. Bende dünyanın karnındayım, karanlığında. İstiyorum ki dünya beni sekinet, selamet, huzur, güven, emniyet ağacının gölgelendirdiği bir yere kussun.

Mümin olmak emin olmaktır, oysa şimdi eminliği kaybettik. Bizi en çok biz yanıltıyoruz, şaşırtıyoruz. Yine en çok kendimizden korkuyoruz,’ ne yapıyorum ben?’diye soruyoruz ya, işte o, korkunun sorusu.

Önce ümidi artırmalı, çünkü en çok ona ihtiyacımız var. Sabrı artırmalı, ayakta kalıp direnmenin ona ihtiyacı var. Emin olup güveni artırmalı yaşamanın, adım atmanın da ona ihtiyacı var.

Dünyanın en acı çeken insanıymışız gibi davranmamalı, bir sıkıntıyla denenirken. Sanki ondan başka bir sıkıntı, yokmuş gibi yeryüzünde. Bu, dünyayı kendi etrafımızdan ibaret görmekle ve kendimize çok takılıp kalmakla ilgili bir durum. Bizi dünyaya karışıp savrulmak korkutmalı, hayatın dışına itilmek, düzene kapılıp kaybolmak korkutmalı. İşte bu nedenle, en çok insanlara ve zamanın tuzaklarına karşı uyanık olmalı. Ama itaatimiz imanımız ölçüsünde olmadığından acı çekiyoruz ve bu yoruyor bizi. Aklı ve kalbi gölgeleyen kibri ve hırsı hayatımızdan azade kılmalı. Şimdi ve hemen sahip olma duygusunu terk etmeli. Evet, insanız tevekkülümüz kusurlu olabilir, bu gel-git’leri yaşayabiliriz. Ama çare, hep dönüp sığınan, yine Allah’a koşup sığınan ve başka yola bakmayan, bakmaktan korkan, o huzur dolu tevekküldedir. Yani o, gözünü yalnızca Allah’a diken kimsedir.

Kâğıt ve kalemden başladık nereler geldik! Ne alakası var demeyin. Okuduklarımız, yazdıklarımız kulağımızda bir şeyler bırakıyor. Neyi, ne kadar bıraktığını ve nasıl bıraktığını ancak konuşulunca, konuşunca fark ediyoruz. Okuyup yazmak için kâğıda ve kaleme gerek yok, okuma yazma bilmeyende okuyup yazıyor. Kimi aklına, kimi kalbine, kimi kulağına, kimi gözüne yazıyor. Ama akla ve kalbe yazılan unutulmuyor. Hele de akıl ve kalp aynı şeyi okuyup yazdıysa mümkün değil unutmak.

Mühim olan hayatı, imtihanı, kendini, bugünü, yarını, olayları, insanları iyi okumak. O ilk emri hayatın bütününe yaymak. Mühim olan,kamili mürşidin eteğine tutunmak ve tasavvufi hayatı ihlas ile yaşamak...İşte bunun içinde kâğıdı ve kalemi elden bırakmamak. Çünkü bizim ellerimizde yetişecek olan nesil, bunun ne kadar önemli olduğunu bizim sebebimizle anlayacak. Öyleyse hadi bakalım, uzansın eller kâğıt-kaleme. Çoğumuzun yazacağı pek çok şey olmalı öyle değil mi? Her türlü yazıp, okuyan herkese iyi okuyup yazmalar. Umarım kalemlerimiz kalbinize dokunabiliyordur.Alıntı...

       
#1 Yazar: sürgün                                                                                                                 5 Şubat 2012 00:20 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 8.08.2011
Grub : Yazar
Konu Sayısı: 207
Yarum: 128
MSN: --
Ne zaman kendimi kaybetmiş duygusuna kapılsam, yunus gibi bir balığın karnında hissediyorum kendimi. Bende dünyanın karnındayım, karanlığında. İstiyorum ki dünya beni sekinet, selamet, huzur, güven, emniyet ağacının gölgelendirdiği bir yere kussun......


--------------------
Açtığı Konular: 207 | Yorum: 128    

  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain