 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 1
Arama Motorları: 3
Ziyaretçi: 9
Toplam: 13
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
Sadece Susar Ve Gülerim... Paylaş
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma
|
| Yorumlar (3)
|

Fuzuli’nin dediği gibi binlerce eza ve cefaya katlanabilir hiç de öpülmeye layık olmayan elleri ve ayakları öpebilir sevdiğinin hatırı için onların kapılarına yüz sürülebilir. Yunus’un “ölen hayvan imiş aşıklar ölmez” demesinin altında yatan sır da buradadır. Hayvan yani yaşayan beden ölebilir veya aşksız yaşayan insanın hayvandan farkı olmadığı için ölse de bir şey fark etmez. Ama ruh bakidir. Seven ruh olduğu için ruh ölmez. Çünkü ruh ölümsüzdür. Yine gerçekten sevenler için engellerin önemi yoktur. Tıpkı bir gülü koklamak için dikenlere katlanmak onların batıp kanatmasını göze almak gibi.
Sevgili uğruna bir şeylere katlanmak da öyle. Bu çileli bir iştir. Ama neticede vuslat varsa buna değer. Seven bunu göze almalıdır. Çünkü bağcı bir gül yetiştirmek için onunla beraber binlerce dikenin yetişmesine göz yumar ve aynı hizmeti onun için de verir. Kimse özel bir gayretle diken yetiştirmez. Ancak gül yetiştirmek için başka yol yoksa dikenlerin yetişmesine de göz yummak gerekebilir ve hatta onlara da aynı hizmet götürülebilir. Bu da hiçbir şeye aldırış etmeden sevdiğini övmek onun için şiirler yazmak besteler yapmak da ayıp değildir. Aksine bunu ayıp görmek ayıptır.“Yâr için ağyâra minnet ettiğim ayb eyleme Bağbân bir gül için bin hâre hizmetkâr olur.”
Aşk sevginin ileri derecesi münteha noktası. Manevi ruhani bir haz bir lezzettir ki onu tatmayan bilmez. Tadanlar iflah etmez. Hele bir de kavuşamazsa... en devamlı ve en güzel aşkın karşılıksız sevmek olduğunu söyleyenler varsa da aşkın insani boyutunda karşılık aşka vurulan bir cila verilen bir mükafattır. Karşılıksız aşk insanı öldürebilir. Eskilerin iflah etmez hastalar için; “Kara sevdaya mı tutuldun?” demelerindeki hikmet de bu olsa gerektir. Aşk aşığı da maşuku da yakar kavurur külünü göğe savurur... “Aşkın beni del-eyledi / Yaktı yaktı kül eyledi. / Bir kötüye kul eyledi..” diyen de böyle biri olsa gerek...
Anlatılması da yaşaması da zordur aşkın. Zira aşk Bailey’e göre; “Dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.” Doğrudur çünkü aşk insanın gönlüne düştüğü andan itibaren hayatını baştan sona değiştiriyor her şeyi alt üst ediyor. Ve Seyrani’nin dediği gibi insanı perişan bir hale getirip bırakıveriyor; “Eski bir libasa benzer aşığın gönlü / Söküldükten sonra dikilmez imiş.”
Aşk aşığın hayatında var olan ölçülerin tamamını bir anda değiştiriyor. Her şeyi kendine göre yeni baştan kurup ayar ediyor. Sonra da merkez o oluyor muhit o oluyor ölçü ve tartı yine o oluyor...
Aşk aşığı kör eder sağır eder dilsiz eder. Kimliğini kişiliğini değiştirir. Aslanı kedi kurdu kuzu Fili karınca yapar. Padişahı köle komutanı er yapar. Kişiyi sevdiğinin hatırına her şeye katlanır hale getirir. Arı namusu aklı fikri elinin tersiyle itiverir. Gazi Girayın dediği gibi; “Girdik reh-i sevdaya cünunuz; / Bize namus lazım değil” dedirtir. Züleyha bu yüzden küçülmedi mi? Hak aşığı İbrahim bin Ethem tacı tahtı bu yüzden fırlatıp atmadı mı? Ferhat ile Şirin Mecnun ile Leyla ve daha niceleri... bu yüzden dillere düşmedi mi? Cihan Padişahı Koca Yavuzu dize getiren o değil miydi? Kim bilir daha kimleri tacından tahtından etmiştir aşk...?
Eskiler nedir bu halin veya niye böyle dalgınsın? Şeklinde gelen bir soruya şimdi baş uçlarımızı süsleyen bir serlevhadaki “Âh mine’l-aşk!” sözüyle cevap vermişler. İster Hakk’a ister halka olsun aşk aşktır. Ancak insan “Mevla” diyeceği yerde “Leyla” derse yolunu şaşırıp batma tehlikesi vardır. Bu yüzden kime veya neye aşık olursa olsun insan önce kendisine sevecek bir gönül düşünecek bir akıl ve yaşayacak bir kalp veren Allahı’ unutmamalı ilk aşkı daima Ona duymalı daima Onu sevmelidir ki aşkı temiz ve saf olsun. Zaten aşık olan başına bir dert almıştır derdi ikileştirmenin bir anlamı yok! Onsuz aşkın tadı olmaz. Ondan uzak bir gönül bütün dünyanın sevgisine mazhar olsa yine huzura kavuşmaz. Çünkü “Kalpler yalnız Allahı anmakla ona bağlanmakla yatışıp huzura kavuşur.” |
|
|
#1 Yazar: Darussefa 25 May 2010 18:51 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
Aşksız âlemde âdem olmanın imkânı yok
Dert devâdır âşıka bîdertlerin dermânı yok
Aşktır her müşkülün miftâhı, fethi fâtihi
Aşk sergerdânının bil müşkülü, âsânı yok
Nârı unsur nûr-ı aşk ile olur gülzar-ı tâm
Server-i hûbân-ı aşkın nûru var nirânı yok
Sen seni bilmek dilersen aşka terk et sen seni
Anda mahvol kim Kemâlî şanü âdı, sânı yok.
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#2 Yazar: esra 25 May 2010 18:52 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 14.01.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 194
|
| Yarum: 1567
|
| MSN: --
|
|
ALLAH...
ALLAH... ALLAH.....
--------------------
Hissesizliğime acı,fenâdan yanmışım..Cefâdan yanmışım..Fenâdan yanmışım,fâniyim,âcizim...Âcizlerden yanmışım,kadirsin çek canımı bu acziyetten..Afviyetini nasib kıl kavlime.. Can tükenmek üzre, ey cân! Sekeratta elinden bir müjde,Estağfirullah..Estağfirullah,Estağfirullah El-azîm..Affet! .... Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-iyar.... |
| Açtığı Konular: 194 | Yorum: 1567 |
|
|
|
|
#3 Yazar: Darussefa 25 May 2010 19:20 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
“Dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.” Doğrudur çünkü aşk insanın gönlüne düştüğü andan itibaren hayatını baştan sona değiştiriyor her şeyi alt üst ediyor. Ve Seyrani’nin dediği gibi insanı perişan bir hale getirip bırakıveriyor; “Eski bir libasa benzer aşığın gönlü / Söküldükten sonra dikilmez imiş.”
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|