Ana Sayfa  |  İletişim  |  RSS 2.0
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Kayıt Ol | Şifremi Unuttum?
Arama :
     
Ana Sayfa

Ana Menü

Sohbetler Menu

İslâmî İlimler Menu

Kısa Mesaj - Üyeler İçin
Misafirlerimiz
Sitedekiler
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 1
Mesken-i Ravza

Arama Motorları: 3
YandexBaidu Spider
Googlebot

Ziyaretçi: 11
Toplam: 15

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Ali Turgut aliihvan
arafa_kg can ali
cihan talebesi Darussefa
Eliff fureyzi
hadika Kaplumbaga
kayıp gazel kethuda
Sail Dervis sır-a yolculuk
talebe tıfıl
Uhud Züveyra
Âdi şükrü kengil

Bedavacı Team
Son Yorumlar
Yazar: Âdi, Konu:
20.DERS''RABITA''
Yazar: Darussefa, Konu:
İmdâd Kıl
En Çok Okunanlar
» Güya:( .....sükun.....
» 5. Yıldönümü Fotoğraf Y ...
» Aşkın Acep Halleri Var. ...
» Derviş olmak; devrilmiş ...
» Hadi Bakalım Buda Bizde ...
» Dervişin Fikri 5 Yaşınd ...
» Acemaşiran Ney Taksimi
» Bu Dergahta Yananlar Va ...
» Şerîat - Tarîkat - Hakî ...
» 5. Yılımıza Yenilikler ...
En Son Eklenenler
» ALLAHU TEALA ,Kimlerle ...
» 20.DERS''RABITA''
» Eski Toprak
» Yazıyorum İşte... [Gece ...
» ... Gece ve Aşk ...
» Üç Aylar Takvimi
» Son Nefesin Garantisi Y ...
» Hizmet Eden İnsanların ...
» İmdâd Kıl
» Güle Bahçivan Gerek!
Rasgele Konular
» Kabirden Mektup Var!!!
» Ötme Bülbül
» Muhabbet...
» 6.Ders 16- Büyüklenmeme ...
» Sultan
» Ölmeden Önce Ölenler
» Ağlama, diyemiyorum..
» 30 Yıllık Ekmek
» Erzurumlu Habib Baba...
» Haramda huzur yoktur, h ...
Radyo
Reklam
Takvim
«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Ruhuna El-Fatiha
Büyük Hak Dostu
Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin
Vefatı-16 Ekim 1628
 

Ölüm Gerçeği ve Bir Padişah'ın Ölümü ve Sonrası (Kıssa)
Paylaş
  Kategori: Makale - Araştırma
  Yorumlar (4)

Ölüm Gerçeği ve Bir Padişah'ın Ölümü ve Sonrası (Kıssa) Gönderen:Dertli Dolap
Aziz: Hak teala, bu ölümü gayet büyük yarattı. O kadar ki, bütün insanlar sayısınca, yeryüzünde bulunan bütün canavarlar sayısınca, ay güneş ve bütün yıldızlar sayısınca ölüme baş verdi. O başların her birinde ikişer göz, ağız ve kulaklar vardır ve bütün yaratılmışlar gibi elleri vardır. Bu heybet ve heyet içinde gayet ulu olur.

Hak Teala, ölümü bütün yaratılmışlardan önce yarattı. Bedenlerden dört bin yıl önce de canları yarattı. Nitekim, Resul-ü Zişan da böyle buyurmaktadır:

اِنَّ اللهَ خَلَقَ اْلأَرْوَاحَ قَبْلَ أْلأَجْسَادِ بِاَرْ بَعَةِ اْلاَ فِ سَنَةٍ
Allahu teala, ruhları cesetlerden dört bin yıl önce yaratmıştır.

Ruhlardan dört bin yıl önce de, yaratılmışların rızklarını yarattı. Rızklardan üç bin yıl önce de ölümü yarattı. Ölüm, bütün ağızları ve dilleriyle bir kere bağırıp zemzeme edince, bu sesten bütün melekler sersemledirler ve korkuya düştüler. Nihayet, melekler niyaz eylediler:
–– Ya Rab! Bu gürültü ne gürültüdür ki hepimizi korkuya düşürdü ve tesbihimizi unutturdu.
Hak Teala buyurdu:
–– Bu gürültüyü koparan ölümdür. Yerde ve gökte ne ki varsa, bu ölüm hepsini fani eylese gerektir:

كُلُّ نَفْسٍِ ذَائِقَة الْمَوْتِ
Her nefs, ölümü tadıcıdır.
Ali İmran Suresi 185

Melekler yalvardılar:
––İlahi ! Nolaydı biz onu göreydik.
Hak Teala buyurdu:
––Hazır olun, şimdi görürsünüz.
Sonra, ölüme emretti:
––Ey ölüm… Bütün kanatlarını aç ve ağzınla zemzeme eyle!

Ölüm derhal harekete geçti ve uçtu ve meleklere kendisini gösterdi. Melekler, bu heybet ve azametle ölümü görüp, zemzemesini işitince her biri olduğu yerde baygın düştü. Bir yıl kadar baygın yattıktan sonra kendilerine geldiler ve niyaz eylediler:
––İlahi! Bu ölümden büyük ve heybetli bir şey yarattın mı?
Hak Teala buyurdu:
––Bütün mahlukatım arasında, bundan büyük kimse yaratmadım.
Sonra, yine Hak Tealanın emriyle ölüm vardı ve yerinde sakin oldu. Hak Teala, melek-ül mevte buyurdu:
––Ya Azrail! Var sen ölümün üzerine müekkel ol. Ne zaman ki kullarımın canını almayı sana emredersem, çek ölümü onun üzerine götür ki, ölümle fani olsun ve ölümün tadını tatsın.
Azrail aleyhisselam, bu emri alınca ölümün yanına gitti:
––Ey ölüm, dedi. Hak Teala, beni sana gönderdi. Hakkın kullarının canlarını alacağım zaman, seni o kimsenin üzerine götüreceğim, sen de bana itaat edeceksin.
Ölüm, kendisine cevap verdi:
–– Hoş geldin, bende sana Allahu Tealanın emriyle itaat ederim. Ama seni de Cebaril’i de, İsrafil’i de, Mikail’i de ve bütün gök halkını da öldürsem gerektir.
Bu suretle Azrail aleyhisselama muti oldu. Azrail aleyhisselam da ölümü Allahu Tealanın buyurduğu yere götürür, hem kimin eceli gelirse ölümü görür, fani olur, toprağa karışarak toprak olur.
Evet, bu ölümün vasfı kaleme gelmez. Bu kadar söylediklerimiz kifayet eder. Maksat, nefse ölümün heybetini bildirmek ve bir korku hasıl etmektir. Nefsi, dünyadan iğrendirip tiksindirmektir. Ahiret amelleriyle meşgul olmasını temin etmektir. Onun için, bu kadarı yeter.
Fakat, şunu da haber verelim ki, ölümü de Hak teala hazretlerinin emriyle, Yahya peygamber aleyhisselam cennet ile cehennem arasında boğazlasa gerektir.
Ölümün vasfını öğrenmek istersen, ölülere sor ki, sana haber versinler. Şu ölmeden önce ölen kimseler var ya, onlar ölümle buluştular ve

مُوتُ َقبْلَ اَنْ تَمُوتُ
Ölmeden önce ölünüz.

makamına eriştiler. Onlar, kendilerini bu sebeple toprak mertebesine koymuşlar, meskenet evini ihtiyar etmişler ve kanaat kuşağını kuşanmışlar ve dünyanın bütün lezzetlerinden el çekmişlerdir. Onlar, fakir ve sabırlıdırlar. Bu konuda da söylenecek söz çoktur. İnşAllahu Teala şimdi işitirsin.

Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.
Aziz: Kabir, bir karanlık, yalnızlık ve nedamet evidir.. Amma, nedamet ve mihnet ona girmekle değildir. Kabirde olacak işler, kişi suda boğulmuş, ateşte yanmış dahi olsa, hatta yerle gök arasında muallakta bulunsa mutlaka yine başına gelecektir.
Şu var ki, iman ile giden mü’minler, kabir azabı görmeyeceklerdir, denilmiştir.
HİKAYE
Eski zamanlarda bir padişah vardı. Gayet ulü bir padişah idi. Bir gün hastalandı ve bütün saray halkını çağırarak vasiyyet eyledi, dedi ki. — Ey benim vezirlerim, dostlarım, oğullarım ve kullarım! Beni görün ve benim halime bakarak ibret alın. Bu fani ve yalancı sultanlığa aldanmayın, bu fani lezzetlere gönül vermeyin, yarın ibadet ve ahiret amelleriyle meşgul olun, fırsat elde iken hakka kulluk edin, yoksa bencileyin sizler de pişman olursunuz. ‘ölüm, kişiye ansızın geliyor. İnsan, ölüm gelince bütün bildiklerini şaşırıyor. Sağ ve sıhhatte olduğum günlerde kendi kendime: (Yarın zulümden vazgeçeyim, artık adil ve salih olayım. Mevlama miskinlikle varayım, yüzümü gözümü sürerek günahlarımın bağışlanmasını dileyeyim.) derdim. Bugün, yarın derken ömrüm geçmiş haberim olmadı. işte, şimdi ölüm arslanı geldi ve karşıma dikildi, beni pençesine aldı, mecal bırakmadı zebun oldum. Çaresiz dört yanıma bakar dururum. Sakın siz benim gibi olup sonra pişmanlığa düşmeyin, son pişmanlık fayda vermiyor.. Tövbeyi dilden eksik etmeyin, her nefeste tövbe ve istiğfar edin.
Padişah bu öğütlerden sonra şunları söyledi
Öldüğüm zaman sakın beni kabre koymayınız. Zira, kabir azabından çok korkuyorum. Çok zulümler ettim, tebaamı çok incittim. O sebeple beni mezara koymayınız.
Etrafındakiler sordular: — Peki ne yapalım Padişah, üzgün bir sesle devam etti: — Sarayımın odalarından birisini boşaltın. Beni, çok sağlam bir tabutun içine koyun ve tabutun. kapağını da sıkı sıkı kapayın. İçine su dahi girmesin ve tabutumu o odanın içinde zincirle tavana asın, dedi ve can verdi.
Dediklerini aynen yaptılar. Sağlam bir ceviz tahtasından tabut yaptırdılar, padişahın ölüsünü içine koydular, kapağını sıkı sıkı kapattılar, namazını kıldılar, sarayın odalarından bir münasibini boşalttılar ve tabutu zincirle odanın tavanına, astılar
Akşam oldu, herkes uyudu. Evin içinde gayet korkunç bir ses duyuldu, herkes odalarından dışarı fırladı. Baktılar ki, bu ses tabutun bulunduğu odadan geliyor. Hemen o tarafa seğirttiler. Padişahın tabutunu indirip açtılar ki ne görsihıler? Padişahın başını, büyük bir kara yılan yutmuş. Bu öyle bir yılan imiş ki, o güne kadar bir benzerini gören olmamış. ölünün başını yılanın .ağzından çıkarıp aldılar, yılanı öldürdüler ve tabutu yine yerine astılar. Ertesi gece yine korkunç bir ses işitildı, yine koşuştular ve bu defa gördüler ki, yılan padişahın ölüsünü yarı beline kadar yutmuş. O ifrit yılanı öldürdüler, padişahın ölüsünü ağzından çıkardılar ve yine tabutu yerine astılar
Daha sonraki gece, aynı korkunç ses duyuldu, tabutun bulunduğu odaya vardılar, tabutu açtılar ve gördüler ki, padişahın ölüsü kömür gibi kapkara olmuş. Sabah oldu, gittiler bu meseleyi alimlere danıştılar. alimler dediler ki:
O gördüğünüz kara yılan, padişahın amelidir. Her nerede olursa olsun onu bulur
O zaman, saray halkı, olacak şeyin nerede olursa olsun olacağını anladılar, gidip bir kabir kazdılar ve padişahı oraya gömdüler. Hakkın emrine razı oldular.

       
#1 Yazar: meçhul                                                                                                                 1 Temmuz 2009 07:29 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 1.06.2009
Grub : Üye
Konu Sayısı: 80
Yarum: 47
MSN: --

Ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var
Oh ne güzel, bayramda tahta ata binmek var...

necip fazıl...

ne güzel demiş üstad...ölüm bayram olur inşaALLAH...

muhabbetle...


--------------------
Açtığı Konular: 80 | Yorum: 47    

#2 Yazar: Sail Dervis                                                                                                                 1 Temmuz 2009 10:12 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 5.05.2009
Grub : Yönetici
Konu Sayısı: 1991
Yarum: 1201
MSN: --
De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."
(Cuma Suresi, 8)


--------------------
Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201    

#3 Yazar: AliAkca                                                                                                                 1 Temmuz 2009 17:12 | MSN: --
Kayıt Tarihi: 31.05.2009
Grub : Yazar
Konu Sayısı: 67
Yarum: 40
MSN: --
Eddünya sicnül mü'mini ve cennetül kâfir.

Dünya mü'minin zindanı,kafirin cennetidir.

Hadis-i Şerif


--------------------
Açtığı Konular: 67 | Yorum: 40    

#4 Yazar: esma                                                                                                                 4 Temmuz 2009 16:28 | MSN: --
Kayıt Tarihi: --
Grub : Ziyaretçi
Konu Sayısı: 0
Yarum: 0
MSN: --
elhamdülillah müslümanim allaha inancim sonsuz.her nedense allahin emirlerini yerine getirmekte ihmalkar davraniyoruz.bazen düsünüyorum acaba imanimdami bir zayiflik var diyorum.ölümün oldugunu biliyoruz ama yinede tam teslimiyet gösteremiyoruz.gelecegimiz icin calisiyoruz mal ,mülk ediniyoruz ,ahiret icin yalniz kolay geleni yapiyoruz, kalbimizin temizligine güveniyoruz.2 saniye sonra ne olacagimizi b ilmiyoruz yinede göce hazirlanmiyoruz.allah bildirmis kullarina kabirde nelerle karsilasillacagini ibret almiyoruz. biz insanlar akilli geciniyoruz ama dünyanin en aptallariyiz.padisah gibi olmak istemiyorsak yolyakinken bagislanmayi diliyelim .allah bizlerin günahlarini bagislasin.
Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0    

  Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.




Haftanın Sohbeti

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Sohbetleri

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
Sohbeti dinlemek için tıklayınız.
Görüntülü Sohbet

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
Sohbeti izlemek için tıklayınız.
Tefsir Dersleri

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Fıkıh Dersleri

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Tasavvuf Dersleri

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Radyo Sohbetleri

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
Sohbetleri dinlemek için tıklayınız.
Mesnevi Sohbetleri

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
Dersi dinlemek için tıklayınız.
Haftanın Konusu

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
Okumak için tıklayınız.
Tasavvuf Dershanesi

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
Okumak için tıklayınız.
Anket

Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz?

Değişiklik iyidir.
Böyle kalsın.
Bir ay deneyebiliriz

Facebook Sayfamız
Dervişin Fikri

Sayfanızı Da Tanıtın
Dervişin Fikri ile ilgili en güncel haberleri almak ve orjinal videoları seyretmek için açılan sayfada BEĞEN butonuna basınız
Sayfaya gitmek için tıklayınız.
Diline Sahib Çık!



Duyurular

Sayın Editör,Yazar ve Üyelerimiz.Makaleleriniz için seçtiğiniz resimleri önce bilgisayarınıza kayıt edip,sonra yükleyiniz.Diğer sitelerden alıntı resimler bir müddet sonra silinmekte veya değişmektedir.

Dervişin Fikri İslami Portalı'nda Yazılarınızı veya Alıntılarınızı Yayınlamak İçin Üye Kontrol Panelindeki Konu Ekle Linkine Tıklayarak Yazılarınızı Bize Gönderebilirsiniz.

Namaz Vakitleri
Hoş Sadâ

Sami Sultanımız-Özel
Dervişane Musıki
Ayet-i Kerime
Hadis-i Şerif
Dua
Son Dakika Haberleri
  
Ana Sayfa  |  İletişim  | Üye Ol  | 
Copyright © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2009 Dervişin Fikri  | Çeviri By © 2009 zIRyuMRuL
GenelVideolar Hit Statistics
İslami Sitelerin Bulusma NoktasıiSLami Toplist, islami Siteler, ToplistislamiHit.comdomain