 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 4
|
| Yandex | Googlebot | | Googlebot-Image | Baidu Spider |
Ziyaretçi: 7
Toplam: 11
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
Mevla Diyeceğin Yerde Leyla Dersen Yandın.! Paylaş
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma
|
| Yorumlar (3)
|

Eskiler nedir bu halin veya niye böyle dalgınsın? Şeklinde gelen bir soruya şimdi baş uçlarımızı süsleyen bir serlevhadaki “Âh mine’l-aşk!” sözüyle cevap vermişler. İster Hakk’a ister halka olsun aşk aşktır. Ancak insan “Mevla” diyeceği yerde “Leyla” derse yolunu şaşırıp batma tehlikesi vardır. Bu yüzden kime veya neye aşık olursa olsun insan önce kendisine sevecek bir gönül düşünecek bir akıl ve yaşayacak bir kalp veren Allahı unutmamalı ilk aşkı daima Ona duymalı daima Onu sevmelidir ki aşkı temiz ve saf olsun. Zaten aşık olan başına bir dert almıştır derdi ikileştirmenin bir anlamı yok! Onsuz aşkın tadı olmaz. Ondan uzak bir gönül bütün dünyanın sevgisine mazhar olsa yine huzura kavuşmaz. Çünkü “Kalpler yalnız Allah’ı anmakla ona bağlanmakla yatışıp huzura kavuşur.”
Bir de Hak aşıkları yani gerçek aşıklar var ki onları ne siz sorun ne de ben söyleyeyim... Zira onların bir dakika özel hayatları yoktur. Onlar sevdiğini razı etmek için yurtlarını yuvalarını terk etmişler taşlı yollara ıssız çöllere düşmüşlerdir. Bulundukları zamana sevdiğinin adını kazımak ve sabitleştirmek adına girmedikleri zindan sorguya çekilmedikleri hal vermedikleri hesap kalmamıştır. Yine o maksatla gülmedikleri nahoş çehre secdesiz alın paslı vicdan da kalmamıştır ve bunları sadece Onun hatırına Onun rızasını kazanma adına yapmışlardır. Yine bu sebeple onlar hayatı istihkar edip her sabah kalktıklarında “hala yaşıyorum diye üzülür” ve “ne zaman ’ım vuslat?” diye çırpınır dururlar. Onların yanında ve Rasülullah anılınca heyecanlanır kalpleri titrer yürekleri hoplar burunlarının kemikleri sızlar da hop oturup hop kalkarlar. Onları görünceAllah ’ı hatırlarsınız zira onlar da mütecellidir. Onlar temiz alınları ve mahzun simalarıyla hep Ona ışık tutar Ona aynalık ederler. Bunların en başında ise kainatın Medar-ı İftiharı gelir sonra ondan sonrakiler sonra ondan sonrakiler sonra ondan sonrakiler...
Aşıklar naz makamının insanlarıdır. Diğer insanlar daha çok niyaz makamındadırlar. Aşıklar ’tan istedikleri şeyi diğer insanlar gibi istemez. Diğerleri de onlar gibi isteyemez. Biz onları duysak küfrüne veya saygısızlığına hükmedebiliriz. Ancak iş göründüğü gibi değildir. Kabe’de ve Ravza-i Tahire’de öyle aşıklar var ki dilinden dua gözünden yaş eksik olmaz. Ve onların istekleri geri çevrilmez. Peygamberimiz (sav) böyle kimseler için “Ümmetimden öyleleri vardır ki herhangi bir konuda adına söz verip yemin etse onu yemininde yalan çıkarmaz (yani isteğini yerine getirir)” buyurmuştur.
Aşk insana güzel duygular verip mutlu kıldığı kadar da üzer ve yorar. Derdine dert çilesine çile katar. Onun gönlü sevdiğine kavuşacağı ana kadar huzura kavuşmaz. Gerek gözle gerekse gönülle yakınlaşıp sevgilinin cemalini göreceği iltifatına ereceği ana kadar daima bir omuzu düşük olarak gezer. Sinesi bin parça olan aşığın derdine ne tabipler çare bulabilir ne başka biri. Onun çaresi sadece bir yerdedir.Şeb-i Aruz... O ancak sevdiğine kavuşunca onu görüp konuşunca iyileşir ve huzur bulur başka hiç bir şey onu teselli etmez.Dünya zindandır ona, bakiyi bekler... |
|
|
#1 Yazar: esra 14 May 2010 21:39 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 14.01.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 194
|
| Yarum: 1567
|
| MSN: --
|
|
onlar hayatı istihkar edip her sabah kalktıklarında “hala yaşıyorum diye üzülür” ve “ne zaman ’ım vuslat?” diye çırpınır dururlar amin.....
--------------------
Hissesizliğime acı,fenâdan yanmışım..Cefâdan yanmışım..Fenâdan yanmışım,fâniyim,âcizim...Âcizlerden yanmışım,kadirsin çek canımı bu acziyetten..Afviyetini nasib kıl kavlime.. Can tükenmek üzre, ey cân! Sekeratta elinden bir müjde,Estağfirullah..Estağfirullah,Estağfirullah El-azîm..Affet! .... Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-iyar.... |
| Açtığı Konular: 194 | Yorum: 1567 |
|
|
|
|
#2 Yazar: Sail Dervis 14 May 2010 22:48 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1991
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Ve sana kavuştuğumda seni bulduğumda bu, bu sen değildin Leyla, aradığım sen değildin sen "Leyla" değildin Leyla "sen" değildi bu, kavuşmak değildi
Mutlu değildim, olamadım sende "yok" olamadım sende ben-beni unutamadım sonsuzlaşamadım sende aşkım kanmadı aşkı arıyordu hâlâ gönlüm
Yok olacağı, eriyeceği, "tefani" sırrına ereceği kendini unutabileceği ben'in "sen", sen'in "ben" olacağı sen-ben'in "O" olacağı İKİ'nin BİR olacağı Herşeyin O'nunla tekilleşeceği ve o TEK'le ebedîleşeceği
Tüm duyguların tarifi mümkünsüzcesine tekleşeceği tekliğin ilahi kozmik ve mistik bir koroya dönüşeceği aradığım, beni sonsuz derinden yakan aşkın aşkımın karasevdamın, bu koroda dilleneceği dehşetli, muhteşem aynı zamanda ürkütücü ve aynı zamanda herşeyi sıfırlayıcı ve o sıfırı sonsuz "BİR"e dönüştürücü ve geri dönüşü olmayan pişmanlığı olmayan bir vuslatı aramakta hâlâ gönlüm LEYLA!
Leyla aradığım sen değildin, belki de sen hiç yoktun
Bu gidiş-bu arayış beni ya götürecek BELÂ'ya Ya da MEVLÂ'ya
YÂ MEVLÂ! Yok artık Leyla, Leyla yok artık SEN VARSIN-BEN VARIM! BİZ VARIZ Yok-yok, ben de yokum YALNIZCA SEN VARSIN! TEMİZLE BENİ-TEMİZLE GÖNLÜMÜ! Sadece seni sevmesi için yarattığın GÖNLÜMÜ! Aslında benim olmayan-senin yarıttığın SENİN OLAN GÖNLÜNÜ YANINA AL-AŞKINLA YAK! YOK ET zerrelerimi hatta tüm benliğimi GÖZÜMÜ AL! görmesin sensiz hiçbir şeyi GÖNLÜMÜ AL! sevmesin sensizliği
YÂ MEVLÂ! ENTE MEVLÂNÂ! ene abd-i mest-i MEVLÂ!
Ahmet ÇETİN 23/03/2008
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#3 Yazar: sürgün 4 Şubat 2012 23:46 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 8.08.2011
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 207
|
| Yarum: 128
|
| MSN: --
|
|
Aşk insana güzel duygular verip mutlu kıldığı kadar da üzer ve yorar. Derdine dert çilesine çile katar. Onun gönlü sevdiğine kavuşacağı ana kadar huzura kavuşmaz. Gerek gözle gerekse gönülle yakınlaşıp sevgilinin cemalini göreceği iltifatına ereceği ana kadar daima bir omuzu düşük olarak gezer. Sinesi bin parça olan aşığın derdine ne tabipler çare bulabilir ne başka biri. Onun çaresi sadece bir yerdedir.Şeb-i Aruz... O ancak sevdiğine kavuşunca onu görüp konuşunca iyileşir ve huzur bulur başka hiç bir şey onu teselli etmez.Dünya zindandır ona, bakiyi bekler...
--------------------
''Teveffeni Müslimen''
|
| Açtığı Konular: 207 | Yorum: 128 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|