 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 1
Arama Motorları: 3
|
| Baidu Spider | Yandex | | Googlebot |
Ziyaretçi: 8
Toplam: 12
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
İşte gerçek bir dostluğun kısacık öyküsü.. Paylaş
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma
|
| Yorumlar (7)
|
Çok samimi iki dost ve arkadaştılar. Fakat biri çok kurnaz, atılgan ve hareketli, öteki ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Kurnaz olan arkadaş bir gün, arkadaşının yanına gitti ve işlerinin bozulduğunu söyledi, kendisinden para istedi. Samimi dostu onu hiç kırmadı, elindeki tüm parayı arkadaşına verdi. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltti.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gitti ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini söyledi ve onu kendisine vermesini istedi. Arkadaşı çok şaşırdı, önce ne diyeceğini bilemedi... Fakat aralarında o denli güçlü bir sevgi vardı ki, arkadaşına “Hayır” diyemedi, nişanlısını ona verdi.
Zaman içinde saf olanın işleri bozuldu. Aklına, arkadaşı geldi. “Ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım” dedi ve umutla arkadaşının iş yerine gitti, kendisine çalışması için bir iş vermesini istedi.
Arkadaşı ona iş vermedi. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döndü ama yine de arkadaşına kızmadı.Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaştı; fakir olduğu için ilaç alamadığını söyledi. Bizimki yaşlı adamcağıza acıdı, istediği ilaçları aldı ve getirdi, kendisine verdi.
Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duydu.
Yaşlı adam aslında çok zengindi ve tüm mirasını ona bırakmıştı. Saf adam artık zengindi. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla onun iş yerinin karşısında bir ev aldı ve oraya yerleşti.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çaldı.
Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine biraz yemek vermesini istedi. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri aldı, karnını doyurdu, kimsesi olmadığını öğrendikten sonra da ona, kendisinin de yanlız olduğunu söyledi ve birlikte yaşamayı önerdi.
“Evin bir büyüğü olarak yaşarsın burada” dedi. “Ev işlerini ve yemekleri yaparsın, evi yönetirsin.”
Yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul etti bu öneriyi.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup, evlenmesini söyledi. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kimseyi tanımadığı söyledi.
Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisine tanıştırabileceğini söyledi.
Saf adam, kendisine tanıştırılan kızı çok beğendi ve onla evlenmeye karar verdi.
Kırgın olmasına karşın, çok samimi dostunu yine de unutmamıştı. Biraz da geldiği konumu göstermek istiyordu. Ona da düğün davetiyesi gönderdi.
Düğün gününde saf adam, salonunda konuklarına bir konuşma yapmak istedi ve mikrofonu eline aldı, başından geçenleri anlatmaya başladı.
“Bir zamanlar kendisini çok sevdiğim bir dostum vardı” dedi. “Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi. Ben de elimdeki tüm paramı kendisine verdim. O dostum bir süre sonra benden, evlenmek üzere olduğum nişanlımı istedi. Onu çok beğendiğini söyledi ve benden onu kendisine bırakmamı rica etti. Çok üzüldüm ama, yine de bıraktım nişanlımı kendisine. Çünkü biz gerçek dosttuk ve ben onun üzülmesini istememiştim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Fakat o bana iş vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de kızmadım ona. Çünkü biz gerçek dosttuk.”
Kendisini bu öyküde “kurnaz arkadaş” olarak tanıttığımız arkadaşı, saf arkadaşının bu konuşmasına daha fazla dayanamadı ve ona doğru yürüdü, elinden mikrofonu aldı, bu kez kendi konuşmaya başladı:
“Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı” dedi o da. “İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, o tüm parasını bana verdi. Sonra ondan, nişanlısını istedim. Üzülerek nişanlısını da verdi bana. Ondan nişanlısını istememin nedeni, o kadını benim çok beğenmiş olmam değildi. O kadının arkadaşıma layık olmadığını bildiğim için istedim onu ondan. Çünkü o kadın, sözcüğün tam anlamıyla bir ‘erkek avcısı’ydı. Saf erkekleri tuzağına düşürür, onların sahip oldukları hemen herşeyi alırdı ellerinden. Dostum çok saf olduğu için kendisini o kadından kesinlikle kurtarmam gerektiğine inandım. Ve onu dostumdan, ancak bu yöntemle uzaklaştırabildim.
“Dostum, işleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Ona iş vermedim çünkü, böylesi yakın bir dostumu kendi emrimde çalıştıramazdım. Ona iş vermememin tek nedeni budur.
“Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam ise, benim babamdı. Babam ölmek üzereydi. Onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona bırakmasını istedim babamdan. Evine gelen dilenci kadın ise, benim annemdi. Ona bir evladı gibi bakıp, iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim annemi kendisine. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşimdir. Onu en yakın dostumla evlenmesi için ben ikna ettim.
“Değerli konuklar, işte biz böyle dostuz. Tümünüz sevgiyle ve dostlukla kalın ve... ‘Dostum’ diyebildiğiniz kişinin değerini, yaşamınız süresince bir an bile aklınızdan çıkarmayın.” |
|
|
#1 Yazar: nefes 6 May 2010 10:52 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
‘Dostum’ diyebildiğiniz kişinin değerini, yaşamınız süresince bir an bile aklınızdan çıkarmayın.”
Demek ki her işte bir hayır olduğunu bilmek lazım.Dertler ve tasalar insan oğlu için.Nice taşları kaldırırızda altından börtü böcek çıkar.Birde taşın altında ki toprağı eşip kazsak ne altınlar ,ne sular ,ne incilr çıkar.kazabilmek duasıyla |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#2 Yazar: Darussefa 6 May 2010 15:33 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
Büyük ihtimalle hanımefendisiniz.fakat yüreği yanıklardansınız galiba yorumlarınız onu ifade ediyor. |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#3 Yazar: nefes 6 May 2010 16:14 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için.Lakin biz bağrı yanıklardanmıyız bilmiyoruz ,kararı biz vermiyoruz çünki,onun için kendi adıma konuşamıyorum .Benim bağrı yanık olmam için her şeyimle tam yaşamam gerek ,ne kadar yaşıyorum yada çalışıyorum bilmiyorum.Ama duamız bağrı yanıkların yanında ola ola onlar gibi olmak.Hatta kavrulmak.Hanımefendi yada bey olmam pek mühim değil,kendime ait özel şeyleri vermekten pek haz etmiyorum ,kusuruma bakmayın.Kalbimi ve yüreğimi düzeltin yeter ,dervişler sitesini bu yüzden seçtik.Çün ki dervişler ,dil ,din ,ırk,mezhep,bay ,bayan ,seçmeden ders verirler.Umarım layıkıyla öğrenci oluruz. Dua ile.. |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#4 Yazar: Darussefa 6 May 2010 16:21 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
İşte böyle................? |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#5 Yazar: Sail Dervis 6 May 2010 16:22 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1991
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Elhamdulillah...Sıkı ve dolu, ne istediğini bilen bir üyemiz daha oldu...İnş. aradığınızı burada bulursunuz tüvana kardeşim...Biz bulduk ve demir attık siteye...Her türlü öneri ve eleştirilerinizi bekleriz...Burası herkeze açık ama aynı zamanda hususi bir site...Yakında ne demek istediğimizi anlarsınız inş...Tekrar hoşgeldiniz...
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#6 Yazar: Darussefa 6 May 2010 16:22 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
:))))))))))))))).
işte böyle.
yakında adımı işte böyle koyacaklar:). |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#7 Yazar: nefes 6 May 2010 16:24 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Hoşbulduk Sailbey .Umarım söylediğiniz gibi olur.Demir atmak duasıyla.Yanlız demirler biraz ağır ,sizlerdende bu demirin altına elinizi koymanız duasıyla.Geminin komutası ,dümeni sizde olduğuna göre ,cümlelerinizden doğru yoldayız .Tam gaz ileri!!! |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|