 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 2
Arama Motorları: 3
|
| Googlebot | Baidu Spider | | Yandex |
Ziyaretçi: 9
Toplam: 14
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
Beni Seveni Öldürürüm... Paylaş
|
|
| Kategori: Makale - Araştırma
|
| Yorumlar (12)
|

Resulullah (SAV) Efendimiz Rabb’ından naklen anlatıyor:
"Allahü Teâlâ şöyle buyurdu:
-Beni bilen talep eder... Beni talep eden bulur... Beni bulan sever... Beni seveni öldürürüm... Bir kimseyi öldürürsem diyeti Bana düşer... Bir kimsenin diyeti Bana düşünce onun diyeti bizzat Ben olurum. |
|
|
#1 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 09:28 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
Geriye ne kaldı,ki ne mutlu. Yarabbi..Hazır ve nazırsın her halime vakıfsın. Doğmadın doğurmadın,eşin benzerin Yok ALLAHIM. İlahi ente maksudi ve rızake matlubi...
Feth el-Mevsili‘nin ayağı kayıp düşmüş ve tırnağı kırılmıştı. O ise, üzülecek yerde gülüyordu., Kendisine soruldu: - Tırnağınız acımıyor mu? - Acıyor. - Bu acıya rağmen niçin gülüyorsunuz öyleyse? - Başıma gelen bu musibetten dolayı nail olacağım sevabın lezzeti, bana onun acısını unutturdu da ondan... Diyetin lezzeti acıyı giderdi.
Ne güzel! Derin bir “âh” ile yâd etmek seni. Her dem düşünmek, her dem hayal etmek seni... Ne güzel! Visâline gülmek, firâkınla ağlamak. Yanmaktan usanmamak yanarken susamak seni.
Gönül teli hassastır. Bir dokunuş binlerce âh ettirir. Kimi zaman yârin yâd etmesiyle, kimi zaman da yâri yâd ile bir oraya, bir buraya durmadan savrulur durur. Bu mânevî bir çekim alanıdır ve adına cezbe denir. |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#2 Yazar: Nur 17 Nisan 2010 10:50 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 24.03.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 262
|
| Yarum: 616
|
| MSN: --
|
|
seni bulan ne kaybeder,,, kaybeden ne bulur ALLAH'IM,,,
--------------------
Deli gönlümü Yâr'dan gayrısı ne bilsin.. Ne bilsin yüreğime dokunmayan beni.. Yüzüm gülerken gözlerimde oynaşan hüznü kim bilsin.. Sırrım'da sızım'da bir O'na aşina!! |
| Açtığı Konular: 262 | Yorum: 616 |
|
|
|
|
#3 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 10:52 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
“Biz yalnız demir bir kıymığız.... Aşkın bizim mıknatısımızdır.ALLAHIM''.
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#4 Yazar: Nur 17 Nisan 2010 10:55 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 24.03.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 262
|
| Yarum: 616
|
| MSN: --
|
|
SENİ BULDUM GURUR DUYDUM ALLAHIM,ALLAHIM
--------------------
Deli gönlümü Yâr'dan gayrısı ne bilsin.. Ne bilsin yüreğime dokunmayan beni.. Yüzüm gülerken gözlerimde oynaşan hüznü kim bilsin.. Sırrım'da sızım'da bir O'na aşina!! |
| Açtığı Konular: 262 | Yorum: 616 |
|
|
|
|
#5 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 10:56 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
Vedûd isminin sahibi dilerse, dilediği kimseye aşkının kâsesinden öyle bir zevk sunar ki; onu içenlerin susuzluğu artar. Susuzluğu arttıkça O’na yakın olma şevki ziyâdeleşir. Ancak ne içtiği onu kandırır, ne de yakınlık gönlüne merhem olur.
O’na kul olanlar ve kulluklarında derinliğe erişenler ise, başkalarına kul olmazlar. |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#6 Yazar: Sail Dervis 17 Nisan 2010 11:55 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1991
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Allahu Teâlâ, İsa aleyhisselam'a şöyle buyurdu: -“Ben kulumun sırrında dünya ve Ahiret sevgisinden bir şey bulmadığım vakit, onu Benim sevgimle doldurur ve Kendi himayem altına alırım..."
Allah'ın himayesinde olana kim ne yapabilir?
K.N:Ey gönül! Hiç heves etmez misin?
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#7 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 12:18 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
İnsan bir tercih yapmak zorundadır: Gerçek Sevgilisini mi arıyor, yoksa fânî ve geçici sevgilisini mi? Arada uçurumlar var. Gerçek Sevgilimiz biz farkında olsak da, olmasak da bizi seviyor ve bizi her gün nimet ve hayat hediyelerine boğuyor. Gerçek Sevgilimizin bir defa bile vefâsızlığı görülmüş değil. Gerçek Sevgilimiz kötü günümüzde bizi terk eden birisi değil. Gerçek Sevgilimiz hayatta da, ölümde de bizimle berâber. Gerçek Sevgilimiz bizim onu sevdiğimizden çok daha fazla bizi seviyor! Gerçek Sevgilimiz, biz O’nu unutalım, unutmayalım; bizi unutmuyor. Gerçek Sevgilimiz, bir günde defalarca kalbimizi yokluyor, defalarca iç dünyamıza nazar ediyor, bizi bizden çok daha iyi biliyor ve çok daha iyi seviyor, kalbimize bizden daha yakındır ve biz, insanlık olarak hepimiz, istesek de istemesek de, hızla O’na doğru gidiyoruz! O bize şah damarımızdan daha yakındır.Yunus bu kavuşmayı Cennet’ten çok istiyor. Mevlânâ bu kavuşmaya şeb-i ârûs diyor.
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#8 Yazar: Sail Dervis 17 Nisan 2010 12:21 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1991
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Hocam;bu aciz kulcuklar böyle bir mukayesinin içine girerse haşa elfu elfin haşa "O zaman ben Allah'ı sevmiyorum" boyutuna gelmez mi?
Yoksa gelmeli mi?Önce derdini bilip te hareket mi etmeli?Çetrefilli bir konu...
Malumunuz yalan büyük günahlardan...İnsanın kendisine söylediği en büyük yalan da "Ben Allah'ı seviyorum" mu yoksa?
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#9 Yazar: fizyoterapist 17 Nisan 2010 12:32 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
görüyorum ama bulamıyorum |
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#10 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 12:35 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
maksadını aşmadan yaşamak.Para kasada ,sevgiler,zamanında, zeminine göre.El karda ?gönül yarda,
Önce derdini bilip te hareket mi etmeli,evet öyle olmazssa işin içinden çıkılmaz.
taklit tahkike dönüşür inş.
Çözemediği dertlerini gecenin koynunda dua dua diye arşa açmak; hangi kapıyı açmaz, hangi dağları düzlemez; cennet ona niye âşık olmasın? Küçücük kalp kırılmalarından, büyük kederlere; dua bahçesine çağıran nidacılar; kalp buna icabet ederse itminana erişecek, değilse de dikenli yolculukta yokluk çığlıkları atacak.
Hazreti Nuh’un şahsında insanoğluna, “Evlad bağı”nı aşabilme dersi verilir. Hazreti İbrahim’in şahsında bir başka “evlad imtihanı” örneği vardır. Hazreti Lut’un şahsında eş ile alaka imtihan konusudur. Hazreti Yusuf’un şahsında, Allah’ın hükmü ile nefsi duygular arasında hesaplaşma yaşanır.
Kur’an, defalarca ve çok farklı örneklerle insanın mal ile alakasının Allah’a bağlılığın önüne geçmemesi ikazında bulunur.
İnsan dünyada yaşıyor ve dünyada kimi alakalarının olmaması imkansız. Kendi uzuvlarıyla ilişkisi var, insanlarla ilişkisi var, eşya ile ilişkisi var... Bu ilişkilerin bir kısmı, zaman zaman insan için çok hayati hale gelebiliyor. Susuzlukta bir damla su, açlıkta bir dilim ekmek, zulüm anında kurtuluş ümidi verecek her şey, hastalıkta bir doktor veya ilaç, uçurumda bir dal, denize düşüldüğünde bir sal... büyük bir acı karşısında teselli, mevki, makam, evladü ıyal, can, canan... En küçüğünden en büyüğüne her şey... Ana, baba, evlad... Bunlar da dünyevi alakalar. Bütün bunlar, Allah’a bağlılığın önüne geçiyorsa, orada insanın, bir bağlılık ve koordinatları şaşırma problemi başlıyor demektir.
Problemin özü, hayat alakaları içinde zihnimizin dağılmasında, “gaflet”e düşmekte, varoluşun hikmetinden kopmakta toplanıyor.
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
|
#11 Yazar: Sail Dervis 17 Nisan 2010 13:00 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 5.05.2009
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1991
|
| Yarum: 1201
|
| MSN: --
|
|
Allah razı olsun...Güzel bir izah oldu...
--------------------
Ey gönül kendini vezn etmeye kantar ara bul! Yürü git, kantarına hâlis olan a’yar ara bul! Kapatırlar seni bir hâl-i haraba yalınız Ol karanlık geceler kendine bir yâr ara bul |
| Açtığı Konular: 1991 | Yorum: 1201 |
|
|
|
|
#12 Yazar: Darussefa 17 Nisan 2010 13:03 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: --
|
| Grub : Ziyaretçi
|
| Konu Sayısı: 0
|
| Yarum: 0
|
| MSN: --
|
|
İnsan Rabbini unutuyor. O’nun her an, kendisi ile beraber olduğunu, insana şah damarından yakın olduğunu, her şeyin O’nun murakabesi altında bulunduğunu, O’nun bilgisi dışında bir yaprağın bile kımıldamayacağını unutuyor.
Bu dünya hayatının, Allah tarafından tayin edilmiş bir imtihan alanı olduğunu unutuyor. Allah ile buluşulacak günü unutuyor. Bu hayatın hesabının, Allah’ın huzurunda verileceğini unutuyor. Hazreti Ömer’in “Takva nedir?” sorusuna Übey bin Ka’b ne cevap vermişti? “-Dikenli bir yolda, nasıl eteklerini toplar ve diken batmasın diye ayağını yola seçe seçe basarsan, işte o takvadır.”
Takva neden vardır? Neden İslam’da en önemli mü’min kalitesinin ifadesidir? Çünkü takva, mü’minin Allah’a bağlılık çerçevesidir. Allah’ın hoşnutluğunu kaybetme korkusu, endişesidir.
“Takvalı bir hayat”, “Allah’a bağlılık bilinci” dipdiri olan bir hayattır. Allah’a bağlılıkta bir sınırı aştın, bil ki, ayağına acısını taa yüreğinde hissedeceğin bir diken battı. Kalbin yaralandı.
Acısını yüreğinde hissedersin, çünkü yüreğin, Allah’ a bağlılık şuuru ile donatılmıştır ve o diken batması o şuura saplanmıştır.
Onun için mü’minin kalbi, “Nerede olursan ol, Allah seninle beraberdir” idrakine doymuştur, ve oradan tüm uzuvlara, böyle bir şuur yüklemesi yapılmaktadır. “Allah’a bağlı bir hayat” hedefi, mü’mine, hayatını bir süzgeçten geçirme vazifesi yükler.
Hayatın hangi alanı Allah’a bağlılık idrakindedir, tutarlılığındadır, neresinde aşınmalar vuku bulmuştur, nerede bağlılık idraki yerini, başıboşluğa bırakmıştır, nerede, Allah’tan başka -masiva Allah- kudretlerin belirleyici rolleri devreye girmiştir, bütün bunlar, bir tür MR hassasiyetinde tesbit edilmelidir.
Rabbin huzuruna, her kesin kendi hayat defterinin “Allah’a bağlılığı”nı ispat derdine düştüğü büyük muhasebe meydanına, böyle yaralı, savunulması güç, meşruiyyetini destekleyecek hiçbir varlığın bulunmadığı bir hayat defteri ile gitmemeye özen gösterilmelidir.
Rabbimiz bu zorlu gayrette yardımı bizlerden esirgemesin, bizi yolda koymasın. Amin.Esteğfirullah ,toplama bilgiler gönülden çıkanlar değil..
|
| Açtığı Konular: 0 | Yorum: 0 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|