 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 2
Arama Motorları: 3
|
| Googlebot | Baidu Spider | | Yandex |
Ziyaretçi: 8
Toplam: 13
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
|
|
| Kategori: Hayatın Durduğu An
|
| Yorumlar (14)
|
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli farkına bile varmadan? Nasıl etmeli de ağlayabilmeli ayıpsız, aşikare, yağmur misali? |
|
|
#1 Yazar: Kaplumbaga 22 Ekim 2011 21:02 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 16.10.2010
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 42
|
| Yarum: 442
|
| MSN: --
|
|
Kimi zaman ne çok yağmur yağar içimizde değil mi?
Ve ne çok ıslanırız biz.
Ne çok haykırışlarımız vardır işte o zaman değil mi şimşekleri bastıran!
Ne çok seller akar; akar da sürükler gider bizi.
Yine de en iyisi bu değil mi? Ya hiç yağmurlar yağmasa içimizde, gözlerimizden taşan? Çorak kalsaydı gönüllerimiz Allah mahfaza...
Haykırışlar iyidir bu yüzden. Haykırış var olmaktır; doğmaktır, doğurmaktır. |
| Açtığı Konular: 42 | Yorum: 442 |
|
|
|
|
#2 Yazar: Fakir ihvan 23 Ekim 2011 04:16 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 27.09.2011
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 10
|
| Yarum: 36
|
| MSN: --
|
|
Alemlerin Rabbine Hamd olsun.... |
| Açtığı Konular: 10 | Yorum: 36 |
|
|
|
|
#3 Yazar: nefes 23 Ekim 2011 10:32 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
dilinin ucunda ki hançer yarası geçmiyor....fırtına misali esmeye niyetim var,ortalığı kırıp dökmeden.nasıl olacaksa...... |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#4 Yazar: Darussefa 23 Ekim 2011 10:39 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 13.11.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 1683
|
| Yarum: 1739
|
| MSN: --
|
|
meltem rüzgarını yoldaş edin,nefesim... |
| Açtığı Konular: 1683 | Yorum: 1739 |
|
|
|
|
#5 Yazar: Kaplumbaga 23 Ekim 2011 13:09 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 16.10.2010
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 42
|
| Yarum: 442
|
| MSN: --
|
|
Nefes kardeşim; hatırlıyor musun epey bir zaman önce yine bir yorumumda sana çığlıklar atmanı söylemiştim. Ve hatta mümkünse bir ormanlık alana gitmeni ve orada avaz avaz bağırmanı tavsiye etmiştim.
Belki o zaman o kadar oralı olmadın bu sözlerime. Ama görüyorum ki haykırışlar başlamış sende. Haykırmak, çığlık atmak değil midir?
Ben çoğu zaman buradan duyuyorum senin çığlıklarını biliyor musun? Eskiden bu yana çılgın cümlerin var çünkü. Ve haykıran...
Biliyorum, bazen içindeki haykırışların o kadar artar ki, yaşadığın ev bile senin için çekilmez bir hal alır; sığamazsın o eve bir türlü.
Bu durumdan nasıl kurtulmalı peki? Eğer tabii kurtulmak istersen... Çünkü dalgasız bir deniz sana göre değil; hep kocaman dalgalar olmalı senin denizinde, lodosları peşi sıra sürükleyen. Sükûnet sana göre değil...
İşte, insanın bir sanat dalıyla ilgilenmesi burada çok önemli. Sanat, en güzel boşalma (=ağlama, haykırma) yeridri çünkü.
Ben böyle durumlarda hep edebiyata kaçtım, ancak edebiyat da kimi zaman yetmiyor. Edebiyatta kalırsa insan, bir süre sonra kelimeler, cümleler yırtılıyor, kanıyor.
Gerçi edebiyatçı sadisttir biraz, hatta mazoşist; kanatmayı sever bu yüzden.
En güzeli aslında resim yapmaktır. İçinde fırtınalar esen resim; kocaman dalgalara sahip. Renkler şöyle savrulup gitmeli bir atın yeleleri gibi... Çünkü manzara resimleri de sarmaz içinde haykırışlar olan bir ressamı; yaramaz bir çocuk gibi boyaları dökmeli.
Yine de her şeye rağmen haykırışlar güzeldir. Belki de bu yüzden ölümleri pahasına karlı dağların zirvesine tırmanırlar dağcılar, oralarda haykırmak için.
Bilmiyorum, hakırışların bu şekilde yankılandı bende nefes kardeşim. |
| Açtığı Konular: 42 | Yorum: 442 |
|
|
|
|
#6 Yazar: nefes 23 Ekim 2011 13:41 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
haklısınız; Peki izah edermisiniz,yanı başınızdakiler sizi görüp,gözlerinizin içine bakarken,sözlerinizi bağıra çağıra duyurmaya çalışırken derdinizi neden bir türlü anlatmassınız? hatırlıyorum epey bir zaman önce avaz avaz bağırmamı tavsiye etmiştiniz...Mekan farketmez istediğim yerde ,istediğim anda bağırıp çağırabilirim...fakat kendinden kaçamıyor insan ,varsa bildiğiniz yer tavsiye edin...
Yağmurun sesini duyuyormusunuz,öylesine onurlu,öylesine haykırıyor ki vurdumduymaz bir hali var... Bulut olmak lazım ,istediğin yerde gürleyebilmeli,istediğin zaman istediğin rüzgarla savrulabilmeli, istediğin zamanda kaybolup dağılıvermelisin VE İSTEDİĞİN ANDA YENİDEN TOPARLANABİLMELİ... Herhangi bir sanatla uğraşmak; Öyle anlar oluyor ki kaplumbağa kardeş,ruhunuzdakini ne resme nakşedebiliyorsunuz,ne herhangi bir şiire,nede herhangi bir yazıya.donup kaldığınız ellerinizin buz kestiği anlar oldumu hiç?sesinizin çıkmamASI gerektiği anlar,beyninizin atışını elinizi başınıza koyduğunuzda hissetiğiniz anlar... Resim yapmak için sakinlik gerekir,yazı yazmak için ellerinize hakim olmanız gerekir,ki şuan hakim olmaya çalışıyourm çünki elleriniz bir süre sonra size bile asileşiyor...yoksa sonucunu tahmin bile edemessiniz. En güzel yer secde evet mutlakaki secde kaplumbağa kardeş,ama bizlerde sabrın zirveleri yok,yada oldurmak istemiyoruz okadar... Kısacası; Nedenlerin?Niçinlerin?Nasılların?Olmazların? Olmamaların içinde dönüp duruyoruz. Tevekkelümüzmü az evet aynen öyle.. Elimizle yıkıyor,elimzile darmadağın hale getiriyoruz ,Şu ağza alınmayacak dünyayı bile bile tanıya tanıya içinde kaybolup gidiyoruz. Herşeyin deerininde kaybolup gidiyoruz... Nerede nasıl davranmalıyız hiç aklım almıyor artık.Çünki insanlar zaman geçtikçe gerçekten yüzsüzleşiyor ve aynı havayı tenefüs etmek zorundasınız.Kendi hatalarınızla bir ömür kaldınız mı başbaşa,hadi bakalım buyrun.... Mevla neylerse güzel eyler,nediyelim kaplumbağa kardeş..Varmı başak bir yol yok... Tövbenin tövbeye muhtaç olduğu bir hayat tarzı ağır geliyor.. |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#7 Yazar: Darussefa 23 Ekim 2011 21:25 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 13.11.2010
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 1683
|
| Yarum: 1739
|
| MSN: --
|
|
Ateşe düşene yanmaktan başka çare yoktur değil mi?Feryadın haykırıştan,haykırışın feryadında gizli olması gibi...Şöyle bir düşünürsek Her güle bir bülbül'ün figanını duyarız,neden bülbül başka çiçeklere konmaz hiç düşündük mü?Neden tüm çiçeklerin adı gül değil?... İşin manevi boyutuna gelince..Şöyle diyebilirmiyiz.Rabbim! ne yaptımda hangi hatamdan dolayı bu sıkıntı geldi bana?Sıkıntılar geliyor ama kahrından mı lutfundan mı bilemiyoruz bunu idrakten çok aciziz(kendi nefsime söylüyorum)Rabbül Aleminin vermiş olduğu sıkıntılarla manevi derecelerimiz yükselecektir ibadetlerle yükseltemiyoruzdur... Yine Rabbül Alemin şöyle buyuruyor.Ey ademoğlu seni kendim için,eşyayıda senin için yarattım,dünya uğruna kendini helak etme...
Hiç dikensiz gül gördünüz mü?Sessiz sedasız,Hayatın dümenini rotayı şaşırmadan götürmek.... |
| Açtığı Konular: 1683 | Yorum: 1739 |
|
|
|
|
#8 Yazar: Kaplumbaga 23 Ekim 2011 22:42 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 16.10.2010
|
| Grub : Yazar
|
| Konu Sayısı: 42
|
| Yarum: 442
|
| MSN: --
|
|
Nefes kardeş, secdeler zaten bizim tek sığınağımız. Ve tevekkül... Zaten onlar da olmasa, sıyırırız besbelli.
Ancak haykırmak, çığlık atmak isteği, tıpkı ağlamak gibi gayri ihtiyaridir ve vücudun doğal bir tepkisidir.
Yıllar önce sanırım gazetede okumuştum; Japonlar belli zamanlarda bir yere gidip diledikleri kadar çığlık atarlarmış. O şekilde içlerinde biriken stresi atar ve rahatlarlarmış.
Ben özellikle araba kullanırken, hele de dağlık bir yerden geçerken çığlıklar atarım. Öyle de rahatlarım ki... Hatta çok gülmüştüm, bir tanesini anlatayım size. Bir iki sene önce Antalya'dan çıkıp Denizli'ye doğru giderken, Korkuteli'ni geçip en tepe noktaya geldiğimde çığlık atma isteğim nüksetmişti yine. :) Ben çığlıklarımı atıyordum ki, birden yolun kenarında bir köy tabelası: Çığlık. Köyün ismi çığlıkmış yani; o yol da oraya gidiyormuş demek ki. Ve düşünmüştüm, acaba buraya gelen diğer insanlarda da çığlık atma isteği mi oluşuyordu ve bu şekilde bir isim almıştı o köy.
Belki kimi arakadaşlarımız bu düşüncemi, yani çığlık konusunu çocukça bulabilirler. Ancak benim için hiç de öyle değil. |
| Açtığı Konular: 42 | Yorum: 442 |
|
|
|
|
#9 Yazar: Mesken-i Ravza 24 Ekim 2011 04:19 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 3.04.2011
|
| Grub : Editör
|
| Konu Sayısı: 111
|
| Yarum: 414
|
| MSN: --
|
|
ney ateşe düştü,yağmur bile söndüremedi. O inledi,şimşek bile dindiremedi. ney ateşe düştü,dumanlara büründü neyzen ney inledi,dertli dinledi,Peygamber söyledi "LA TAHZEN"
--------------------
Bu sahrâda her şaşkına, Mecnun gibi bir öz gerek! Ermek için Hak aşkına, Erenlerden bir köz gerek! |
| Açtığı Konular: 111 | Yorum: 414 |
|
|
|
|
#10 Yazar: Fakir ihvan 28 Ekim 2011 11:18 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 27.09.2011
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 10
|
| Yarum: 36
|
| MSN: --
|
|
keşke tipki şu yagmur gibi ..... Haykırabilseydim yuregimdekileri... keşke... |
| Açtığı Konular: 10 | Yorum: 36 |
|
|
|
|
#11 Yazar: nefes 28 Ekim 2011 17:32 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Allah her şeyi bilen her şeyi görendir! |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
|
#12 Yazar: Fakir ihvan 29 Ekim 2011 01:11 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 27.09.2011
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 10
|
| Yarum: 36
|
| MSN: --
|
|
elhamdulillah evet..Rabbim razi olsun ... |
| Açtığı Konular: 10 | Yorum: 36 |
|
|
|
|
#13 Yazar: Fakir ihvan 31 Ekim 2011 18:47 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 27.09.2011
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 10
|
| Yarum: 36
|
| MSN: --
|
|
Yagmurr..yine yeniden yagmurrr... |
| Açtığı Konular: 10 | Yorum: 36 |
|
|
|
|
#14 Yazar: Fakir ihvan 3 Kasım 2011 20:31 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 27.09.2011
|
| Grub : Üye
|
| Konu Sayısı: 10
|
| Yarum: 36
|
| MSN: --
|
|
♥ |
| Açtığı Konular: 10 | Yorum: 36 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|