Hepsi tek bir dairenin merkezi etrafında toplanmışlardır. Yine top-yekün bir pergelin deveranından -kaderin tasarruflarından- haberdardırlar.Onlar, (kalpler üzerinde) nakış yapanlardır. Fakat her nakşa bağlı değildirler.
ABDÜLHALIK GUCDEVANIYusuf Hemedanî Hazretlerinden gelen aslî kolu, üçüncü halife Ahmed Yesevîdallarından sonra yine kendisine döndürmüş bulunuyoruz.Abdülhalik Gucdevanî Hazretleri, Yusuf Hemedanî'nin dördüncü halifesi ve«Hacegan» silsilesinin başı, halkanın merkezi...Doğdukları ve medfun bulundukları yer, Buhara'da Gucdevan köyü.. Gucdevan,Buhara'ya 6 fersah mesafede, şehirimsi büyük bir köy. .Babasının ismi Abdülcemil.. Zamanında, Abdülcemil İmam diye meşhur.. imamMalik evladından.. Zahir ve batın ilimlerinde üstün ve müşkülü olanlarınbaş vurduğu kapı.. Hızır ile sohbetleri var.. , Kendisine bir erkek evladı olacağını ve ismini «Abdülhalik» koymasını söyleyen de Hızır..Abdülhalik Gucdevanî Hazretlerinin babası, Malatya taraflarında otururkenMaveraünnehr'e hicret etmiş, Buhara yakınları nda Gucdevan köyüne yerleşmişve Rum hükümdarlarından birinin kızı olan zevcesinden, orada, Abdülhalikdünyaya gelmiş..Abdülhalik çocukluğunu doğduğu köyde geçirdi ve daha sonra Buhara'da ilimtahsiline koyuldu.Bir gün, tefsir okurken gizli duayı emreden bir ayeti hocasına soruyor: — Bu gizliliğin hakikati ve gizli zikrin yolu nedir ? Zikredici yükseksesle ve uzuvlarını oynatarak işini yapsa herkes duyar ve görür. Kalbindenyapsa, bir hadis gereğince kan damarlarında gezdiğini bildiğimiz şeytanfarkına varır. Ne yapmak lazım?.Hocası diyor ki; — Bu, ledün ilmi meselesidir. Allah dilerse seni dostlarından birine eriştirir, o da sana gizli zikri öğretir.Abdülhalik Hazretleri kendilerine ilahî sırları talim edecek Allah dostunubeklediler. Ta, Hızır'ın kendilerine görünüp «vu-kûf-u adedî» denilen usulüöğrettiği güne kadar..«Fasl-ül-hitab» isimli kitap, Abdülhalik Hazretlerinin ölçülerini tarikattehüccet, (senet) olarak gösterir. Bu ölçüler her tarikatte makbul, sıdk vesafayı elde etmekte başlıca yardımcı, şeriat ve sünnete uymakta ve nefsekarşı durmakta biricik müessirdir. Gizli zikrin gayesi olarak dayabancıların gözünden saklanmayı şiar kabul etmiştir.Abdülhalik Hazretlerine gizli zikri Hızır talim ettirmiştir.
“Olgun insan, zenginlere haset ile değil, nasihat edinme nazarıyla; Fakirlere kibirle değil, tevazu ile; Kadınlara şehvet ile değil, şefkatle bakandır..”
"Sabahleyin kalkınca ilk işiniz abdest almak olsun!.. Sonra da «İlâhî, ente maksûdî ve rızâke matlûbî: Allâh’ım, sen benim tek gâyem ve senin rızâna ulaşmak da benim yegâne isteğimdir!..» duâsını yapın. Böyle yaparsanız akşama kadar yaptığınız bütün işlere bu duânın bereketi gelir ve hepsi Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına muvâfık olur, inşaallâh!.. Sâlih insanlarla arkadaşlık edin. Yoksa nefis her ân kayıp gitmeye meyillidir. Dünya bir misâfirhâne, bir devremülk; bugün var, yarın yok!.. Âhiret dağarcığına ne doldurabilirseniz, günde kaç kişinin gönlüne girip “Allah râzı olsun!” dedirtirseniz, kârınız o!."
Seni nasıl sevdiğimi soruyorlar bana Nasıl gözlerine baktığımı, İçerine taa içerilerine; nasıl aktığımı soruyorlar, Kayboluşumu soruyorlar ceylan gözlerinde.. Agzından çıkan her bir cümlenin ateşli ok misali,yüreğime saplanışını soruyorlar.... Fırtınalar esen gönlümün bir anda sakin denizlere kavuşmasını soruyorlar.. Seni nasıl sevdiğimi soruyorlar bana Tarifi yok ki ne mümkün anlatmaya... Haydi,,yelkenler fora...!!!
Geceye dalıyor gözlerim zifiri karanlığına Bak sapsarı dolunay; işte şu köşede. Hadi kaldır kafanı bi cesaret! Onca zifirilik içinde nasıl da ışıldıyor; idrak et!! Neyse, herşey bir yana bu saatten sonra ustam.. O,Sen,Ben ve Onlar bundan sonra; Gerisi alem içinde alem anlayana..
Korkarım muhabbete eller nazar değmesin.. Mis kokulu ellerin ellerimden eksilmesin.. Ceylan bakışlı "babam"... Hak teala; seni cemali ile daim eylesin.. Darussefa
Sual: Seyr u sülûk içerisinde hizmetin önemi nedir?
Cevap:Nakşiliğin süluk metotlarından biri de hizmettir. Silsilenin âbide isimlerinden Ubeydullah Ahrar Hazretlerinin şu sözü Nakşîliğin hizmet konusundaki tutumunu veciz bir şekilde özetler: “Biz maneviyat yolundaki mesafeleri sadece tasavvuf kitapları okuyarak değil, okuduklarımızı imkân nispetinde tatbik etmek ve halka hizmetle katettik.”
İmam Rabbanî manevi terbiye vermenin yanında müslümanlara hizmet etmeyi kendine şiar edinmiş ve mektuplarının sonunda da hitap ettiği eşhastan durumlarına göre din için hizmetlerini talep etmiştir. İmam’a göre Hz. Peygamber meşrebinde olan büyük veliler bu şekilde sebeplere sarılarak iş yaparlar, aksine ihtiyaçlarını kerametler vasıtasıyla sebeplere sarılmadan giderenler fena ve sekr halinde müstehlik (yok olmuş) kimseler olup, bunlar saliklere örnek olamaz:
Sebepler âlemine inmeyen veli müstehliklerdendir. Onun nübüvvet makamının kemâlâtından bir nasibi yoktur. Bu veliler diğerleri gibi (sebeplere sarılarak) saliklere kemâlâta erdirenlerden değildir. (24. Mektup)
Nasıl yaşarsak yaşayalım, fakir yada zengin, bir sonraki durağımız hepimizin aynı. Sadece, bu dünyada ki inancımız ve amellerimiz, orada geçen süreyi güzelleştirebilir yada azaba dönüştürebilir
"Allah'ın kapısına şu kadar ibadetim var diye gitme.Varlık kapısının önünde nice âbidler var. Senin 5 rekat namazına karşılık onların 5000 rekat namazları var. O yüzden büyükler öyle buyurmuşlar.Varlık kapısına vardığında önünde uzun kuyruklar, bir çok insanlar görürsün. Hepside senden evlâdır. Sen akıllı olda yokluk kapısına git.Orada kimsecikler yoktur."
Dilinde hak lisanı, elinde var kalemi Bende bireyim deyen insalara üzüldüm. Bilgeyim ûlemayım, der yanıltır âlemi İnsanlığı mezara koyanlara üzüldüm...
Beşerin saflarına uygun adım giderler Hiçbir şeyden habersiz, her şeyden pay isterler Gereğini bilmeden sevgiden söz ederler Tadamadan sevgiyi, doyanlara üzüldüm..
Iki alem vardir:Ilki varlik alemi,digeri mana alemi.. Varlik alemi,gündüz gibidir,olani biteni acikca görürsün..Kolayca kendini ele verir. Mana alemi ise,gece gibidir,onu bulmak icin ''Gönül Isigini'' yakman gerekir..!! {Hz.Mevlana}
Kış mevsimi,mü’münin ilk baharıdır.”(Ahmed:el-Müsned,3/75) Hemen hemen her canlının kış uykusuna yattığı,yani faaliyetlerinin belli ölçüde kısıtlandığı bir mevsimde,mü’minin uyanıklığı ve diriliği elbette ona yeni,yepyeni bir bahar yaşatmış olacaktır.Gerçekte kış mevsimini,mü’min insana bahar mevsimi yapmasına sebep olan iki temel ibadet vardır.Bunlar,namaz ve oruçtur.. “Kış mevsimine merhaba.Onda rahmet vardır.İbadet eden için gecesi uzun,oruç tutan için de gündüzü kısadır.İşte kış mevsimi için bizlere sunulan gece ve geceye yakışan nimetleri elden kaçırmamak için,gecemize sahip çıkalım.Yıpranmış ve ver imsiz zamanlar,hafta ve aylar yüzünden ahirette mahcup olmayalım
İnsan gayesini bulunca akıl inhisarı altına girer Kalpler hayrete dalar Diller tutulur; bu hallerden haber vermeye gücü yetmez Çünkü Allah-u Teâla görünen misallerden münezzehtir...
Huzuru sorma hemen,çekilmeden şu belalar,Huzuru sorma hemen Çekilmeden nice işkence,var mı tac edilen????????? Çekilmeden sayısız sancı,yok bu derde deva....... Ezelde çünkü verilmiş hayata böyle düzen Çekilmeden ne azaplar,gülümsemez gonca, Ne muhteşem basamaktır gülün dalında diken Çekilmeden şu harabatta kaç nefes kokusu(Alllllaaaaaaaahhhh) Çıkılmıyor yüce miraca eyyyyyyyy gönül yerden... Çekilmeyince cefa,FAŞ OLUR MU YARE VEFA??? Konuşma boş yere seyri,sabırla kendini yen!!! (SEYRİ)