Ey aşk ve ey sevgili! Pek çoğumuz seni nasıl bir şey olduğunu bilmeden tanıdık.Karanlık ormanlarında epey yol aldıktan sonra gerisin geriye dönmek isteyenlerimiz oldu.Ama bulamadık yola nereden çıktığımızı.Kaybolduk sandık ve tek çare olarak sevgiliye diktik gözlerimizi.Henüz kaybolmamıştık ama bir zaman sonra gerçekten kaybolacaktık sisli puslu yollarda . İlerleyenlerimiz yolculuğun ne kadar zor olduğunu kısa sürede anlayacaktı.
Bırak sadece kendini bırak, Ya neolur! Bırak kendini azalarına. Sen kılma namazı onlar kılsın,göreceksin bak,senden daha çok istiyorlar bunu, Anlayacaksın. Hadi başla... Teslim ol azalarına,sadece izle ve gör. Ellerin kendiliğinden kalkacak,o nemuhteşem kalkış. Dudakların kıpırdamaya başlayacak. Duyuyormusun?
Hani varya bir hadiste:bir kişi diğerini sevindirdiğinde o sevinçten bir melek yaratılır da sevindiren kişi ölünce onun mezarına girip ''beni hatırladın mı'' dermiş
Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.
İçkinin haram kılınması tedricen olmuştur. Cenâb-ı Hak önce, içkinin zararının çokluğundan bahsetti ve mü'minlere sarhoş iken namaza yaklaşmamayı emretti. Bunun üzerine müslümanların büyük bir kısmı içkiyi bıraktı. Bazıları da içki yüzünden karşılaştıkları nâhoş durumlardan muztarib durumdaydı. Hz. Ömer (ra):
Nisa Sûresi'nde, "Kim bir kötülük yapar, günah işlerse cezasını mutlaka görecektir.", buyuruluyor. Bu mealdeki ayetlerin gelişinden sonra bazı hassas insanlar Efendimiz (sas) Hazretleri'ne gelerek endişelerini açıklayıp derler ki:
Ya Resulallah, ne olacak bizim halimiz? Ayetlerde "Kim bir kötülük yapar, günah işlerse cezasını görecektir.", buyuruluyor. Bizler ise günahtan hali olamıyoruz. Bazen nefsimize uyarak, bazen de gaflete dalarak günaha maruz kalıyor, yanlışlara adım atabiliyoruz. Bunların hepsinin de ahirette cezasını göreceksek nasıl dayanacağız ahirette biriken bunca cezalara?