Bir dal kırılırsa tekrar tutabilir Bir cam kırılsa belki tekrar yapıştırmak kabildir Bir kuşun kanadı kırılınca uçamaz zannedilir; iyileşince uçması mümkün
Ya kalbin kırılışı, inkisara uğrayışı, bin parça oluşu, yok mu, ne onulmaz şeydir o? Sonsuz hayatı kaybettirir insana Maddi şeyler kırılınca yapıştırılır, birbiri ne tutturulur da yine bir şeye benzer Fakat manada öyle mi? Bir kere kırılan kalbin parçalarını hangi maharetli el birleştirebilir? Mevlanın nazar-gahı olan gönüldeki inkisar, yüzde teessürünü gösterince o gönlü almak ne kadar müşküldür artık
Üst üste kilitlerle, çelik kapılarla kilitli evlerimiz. Almadan vermeye kilitli ellerimiz. Güzel bir söze, bir tebessüme, bir selama kilitli dudaklarımız.Gözyaşlarına kilitli gözlerimiz.
Bir hastaya, bir yaşlının ayağına varmaya kilitli ayaklarımız. Yollarımız, yönlerimiz kilitli. Ufku göstermiyor pusulamız. Çünkü gönlümüz kilitli. Kalbimize nicedir üst üste kilitler vuruldu. Her kilitle kendimize daha bir yabancılaşıyor, kendimizden daha bir uzaklaşıyoruz. Her kilitle daha bir ağırlaşıyor, hareket edemiyoruz. Ömrümüzü nefes alıp vermeden sürüklüyoruz.
Hiç yüzünü görmeden âşık oldunuz mu birine? Ezelde âşık olmuşum sadece bir isme… ” Bu nasıl iştir ?! ” demeyin… Ben de bilmiyorum, ama oldu işte!Her an şaşılacak işler olmuyor mu yerde ve gökte? Bir ismin peşinde koştum durdum yıllarca ümitsizce… Acaba kimdir, bilir miyim, yüzünü görür müyüm? diye… Ansızın karşılaşıverdim O’nunla zamanın bir yerinde… Yer ve gökte ararken Öz’de buldum, Sen’de ararken Ben’de buldum derler ya, İşte öylesine…
duyarlı olmak için uygulamak lazım uyaran kardeşlerimiz büyüklerin sözünü uygulamıyorsa... söz sadece söylenmek için olmamalı bu konu çevremizde hassasiyetinide degişik mecralara çeker oldu... sadece söylemek için degil uygulamak için....