Neden mi üç harf beş nokta. Çünkü aşk ya da ışk kelimesi ayn, şın ve sad harflerinden ve bu harflerin üzerindeki üç noktadan müteşekkilde ondan.
Harflerle sınırlı, noktalarca sınırsız…Dur-durak bilmeyen, engel tanımayan. Girdiği her yerde baş tacı. Sultanlar sultanı, gönüller ilacı. Hükümranlığı ile dillere destan. Bütün canlar O’ndan, O’nunla, O’na hayran. Aşk deyince sarsılır âlem. Ne arş kalır, ne kürsî ne de levh u kalem. Serâpâ kaplamıştır her yanı. Görünen, görünmeyen ne varsa hepsine can.
Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce 700 yıl kadar yaşamış, dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, geniş çaplı toprakları ve bu topraklarda barındırdığı yüzlerce değişik ırka mensup insanlarıyla bir efsanedir Osmanlı. Küçük yaşlardan itibaren tarihini okuduğumuz ecdadımızın, kültürel ve toplumsal yaşayışları hakkında ne kadar az şey biliyoruz. Özellikle metropollerde ve modernizasyon süreci geçirmekte olan ülkemizin birçok yerinde yaşanan büyük ve insani sorunlara, farklı din, ırk ve milletlerden yüzlerce çeşit insanı kucaklamış olan Osmanlı'nın nasıl çözümler getirdiğini ya da bu sorunların çoğuna neden tarihimizde yok denecek kadar az rastlanmış olduğunu hemen hiçbirimiz bilmemekteyiz.
Bağışla beni Rabbim, tevekkülden başkası gelmiyor elimden. Başkası da yoktu ki elimde. Şimdi elimden gelenlerin hepsi Senin ‘El’inde. Göremedim, bağışla beni Rabbim. Göremedim, nice ananın karnında nice karanlıklar içinden gün yüzüne çıkardığını bebelerin yüzünü.Unuttum, yüzümdeki tebessümü nice belirsizliklerden alıp da hayat verdiğini. Bilemedim, yüreğimizi yokluğun dehlizlerinden aşırıp aşkın vadisine eriştirdiğini. Göremedim, her sabah yerin sükûnetini odamda bir ekmek gibi sımsıcak hazır ettiğini. Her akşam yastıkta unuttuğum bedenimi sabah yeniden yanıma verdiğini göremedim. Beni her sabah ihya ettiğini, bedenimi her an yarattığını, varlığımı her an yokluktan geri getirdiğini göremedim.Göremedim Rabbim bugünü ödünç verdiğini.