Birinci Mertebe " İçinde taşıdığı sevgi sebebiyle kalbin sürekli özlem duymasıdır ki, sevginin en alt derecesidir" Sesizce kalbi bürüyen bir şeydir bu. Hiç umulmadık anda ve umulmadık zamanda kaplar. Havadan daha seyyal, yangından daha sari ve kalpten kalbe akıp giden bir unsur-i naridir bu. Bitmeyen bir özlemin dinmeyen bir sızısıdır. Sevene sevgilisine ezelde verdiği sözü hatırlatır. Sadırlara yerleşir ve satırlarda hep o bitimsiz özlemi anlatır;
Hiç sevmezdi acıyı...Acı dokunurdu ona... Herkesin bayıla bayıla yediği çiğ köfteyi acı olduğu için ağzına süremezdi.Ne zaman pazara gitse biberin tatlısını alır,acı çıksa yiyemez başkalarına verirdi.çok yanardı dili..mercimek çorbasını üzerine pul dökerek yiyenlere hayret eder,isotun şifası neresinde bilemez.Çok sevdiği halde acı ise lahmacun bile yiyemezdi.anlayacağınız acı ile arası yoktu.Acı Kars, o Edırne öyle uzaktılar bırbırlerıne..Yakınlaşmalrı da imkansız gibiydi.Çünkü ne zaman acı yemeğe kalksa acısı çıkar,fena halde rahatsız olurdu.
hepsi düğüm düğüm boğazıma dizili.. zindanlara mühürler vurmuş aşk, tüm kapılar kapalı… giripte uzanmak istediğim hangi yürek varsa, hepsi yaralı.. kimisi mazisine küskün, kimi de içten içe acılı…