Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA….
Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA….
Hamd bütün kullarına karşı çok merhametli olan, gönüllerini dinin nurları ve güzellikleri ile doldurup aydınlatan Allah’a mahsustur.O, merhametiyle kullarını duaya teşvik için, lütfü keremiyle yüce yaradan Celal sıfatıyla değil, Cemal sıfatıyla tecelli ederek, “Yok mu dua eden, ona icabet edeyim! Yok mu istiğfar eden,onu mağfiret edeyim” buyuruyor.Bütün kapılarını açıp aradan perdeleri kaldırıp, nerde olursa olsun her ne hal üzere olursa olsun, duaya izin veren, hatta bu izin ile yetinmeyip bu hususa teşvik için kullarına lütufta bulunmuştur yaradan.
Ca'fer-i sadık(ra) arkadaş seçiminde şu güzel ve isabetli tavsiyelerde bulunmuştur. "Şu beş grupla dostluk ve arkadaşlık yapma: 1-Yalancıyla arkadaşlık yapma.Çünkü daima aldanabilirsin. O serab gibidir.Uzağı sana yaklaştırır ,yakınıda senden uzaklaştırır. 2-Ahmakla arkadaşlık yapma! Çünkü o sana faide vermeyi istediği halde zararı dokunur.
Can dostlar, Allâh Teâlâ'yı, sizi nîmetleriyle perverde kıldığı için sevin. Beni, Allâh'ı sevdiğiniz için sevin. Ehl-i Beyt'imi de beni sevdiğiniz için sevin! [Tirmizi, Menâkib, 31/3789]
Şah Hüseyn’in firkatine ağlayan gelsin beri Âh u vah edip dem â dem ağlayan gelsin beri Ey Fuâdî hal ile irşad olan gelsin beri Ah Mevlam dost Hüseynim, dost Şehid-i Kerbela 224. Mestmp3
Yalnız Kurt Salman Raduyev ve 250 mücahit, Rus Hava Kuvvetleri’ne ağır bir darbe vurmuş ve geri çekilirken Pervomayskaya’da kuşatılmışlardı....
Yalnız Kurt Salman Raduyev ve 250 mücahit, Rus Hava Kuvvetleri'ne ağır bir darbe vurmuş ve geri çekilirken Pervomayskaya'da kuşatılmışlardı. Bu kuşatmanın kaldırılması ve Çeçen cihadına dünyanın dikkatini çekmek için 9 kişi, Trabzon Limanı'ndan Avrasya Feribotu'nu kaçırdılar. Bu olay Türk ve dünya kamuoyunda büyük yer buldu. Gemi, maksat hasıl olduktan sonra İstanbul'da teslim edildi ve eylemciler tutuklandı. İşte bu eylemcilerden Erdinç Tekir (Hacerat) ilk defa konuştu. 3.5 yıl hapis yatan Tekir, Çeçen cihadına ilgisinden beraber savaştığı Şamil Basayev'e, Avrasya Feribotu'nun gizli kalmış yönlerinden Çeçen cihadının bugününe kadar her şeyi Vakit'e anlattı.<
Emirdağ'da ikamete mecbur edildiği dönemde, Üstad Bediüzzaman'ın Afyon'dan iki ziyaretçisi gelir. Onlar daha kendilerini tanıtmadan evvel, Üstad onlara "Hoşgeldiniz mollalar" diye hitap eder. Meğerse, ikisi de molla, yani hoca imişler, Üstad'ı bir din âlimi diye ziyarete gelmişler.
Sohbet esnasında yanlarına Üstad'ın bir kedisi gelir. Üstad, biraz dolaştıktan sonra yanı başında oturan kediyi başından beline doğru sıvazlayarak sevmeye başlar. O kediyi okşadıkça, kedi de sarih bir sûrette "Ya Rahim, Ya Rahim..." diye mırıldanmaya başlar.
İran'da, Müslümanlar için 'Kimya-ı Saadet' ve 'İhya-ı Ulumuddin' gibi büyük eserleri kaleme alan alim İmam-ı Gazali'nin mezar yeri bulundu. Moğol istilasıyla yerle bir edilen Horasan eyaletindeki Tus şehrinin geçmişine ait kalıntı ve belgeleri inceleyen Tarihi ve Kültürel Miraslar Kurumu araştırmacıları, Gazali'nin mezar yeri olarak tespit ettikleri yerleşim dışı bir noktada kazı çalışması başlattı. İmam-ı Gazali ile ilgili Türkiye'deki uzman isimlerden İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı, mezar yerinin daha önceden bilindiğini söyledi.
Hizbullah Şura üyesi Şeyh Muhammed Yezbek, "Amerika bizi severse, kendimizden şüpheleniriz" dedi
Hizbullah Şura üyesi Şeyh Muhammed Yezbek, ABD Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu temsilcisi Jeffrey Feltman'nın Hizbullah'ın silahının bölgeyi tehdit ettiğin yönündeki açıklamalarına bugün yanıt verdi.
Siyonist işgalciler işgal altındaki Filistin topraklarının tümünde saldırılarını sürdürürken ve Kudüs'ü Yahudileştirme, Filistin halkını zorla göç ettirme ve evlerini yıkma planları devam ederken Batı Yaka'da yaşayan küçük Filistinli kız çocuğu Meha El-Kurd, yardım çağrısında bulunduğu bir mesaj gönderdi.
Sâminî hazretlerinin Hâfız Osman Bedreddîn hazretlerine nasîhatlerinden bâzıları:
"Hâfız! Bir çocuk tahsîl çağına geldiği zaman, okuyup yazmaya nasıl harfleri öğrenmekle başlarsa, Hakk'a ermek de tavsiye edeceğim şu hususlara uymakla gerçekleşir:
Sen ağlama Sen ağlama Ey Efendim ağlama artık nolur Sen ağlama ağlayınca ümmetin ağlar Ağlayınca meleklerin gözleri dolar
Gülleri soldurur bu yaş beni öldürür Bir damlası gözyaşının güller soldurur Gülleri soldurur bu yaş beni öldürür Bir damlası gözyaşının güller soldurur
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- hiçbir sûrette, hiçbir yemeği ayıplamamıştır. Canı isterse onu yemiş, istemezse yememiştir. Ama çeşitli rivayetlerden, O İki Cihan Güneşi'nin bazı şeyleri daha fazla sevdiğini de öğrenmekteyiz:
UN HELVASI Cibril -aleyhisselam-'ın Peygamber Efendimiz'e gece namazında, beline kuvvet vermesi için, un helvası yemesini tavsiye ettiği rivayet edilir. Âişe -radıyallahu anh-'ın şöyle dediği nakledilir: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hiçbir taama/yemeğe un helvası kadar sevinmezdi. Onu sever, kendisine ikram edilince de yüzünde ferahlık görülürdü.”
Kur' an' da "Allah' ın görkemli egemenliğinin"(mülk) anlatıldığı 29. cüzün başına yerleştirilen aynı adlı sure şöyle biter: "Bir sabah kalktınız yeryüzünden sular çekilmiş... Kim geri getirebilir suyunuzu?" (Mülk; 67/30).
Burada "olmayana ergi" yöntemi ile, su gibi bir nimetin değerinin ve hayatımızdaki yerinin kavratılmak istendiğini görüyoruz. Yani bir şeyin kıymetini anlamak için, onun yokluğunu düşünmek...
Gerçekten de bir sabah kalktık ki sular yeryüzünden çekilmiş...
Tesadüf kelimesi; ihtimal, şans, denk gelme, uygun düşme mânâlarında veya varlık ve hâdiselerin meydana gelme sebebi olarak kullanılmaktadır. Tesadüf kelimesini kullanmada, genellikle ihtimal, şans, rastgelme ve kendi kendine meydana geliş gibi mânâlar birbirine karıştırılabileceğinden niyet ve nazar oldukça önemli olmaktadır. Hikmet ve sebebini bilmediğimiz bazı hâdiseler hakkındaki fikirlerimizi ifade ederken, inancımızda yer vermesek de, dilimizde tesadüf kelimesine yer verebilmekteyiz. Bunun temelinde bu kelimenin çoklu mânâ ihtiva etmesi yatmaktadır. Tesadüf, hiçbir maksat gözetilmeksizin, biri tarafından tasarlanmadan, kendiliğinden meydana gelen şeyler için kullanılmaktadır. Birinin plânlayarak, özenle yaptığı bir şey veya hâdise bir başkasına rastgele, düzensiz ve tesadüfî gelebilir.