 |
| Sitedekiler |  | Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 3
|
| Googlebot | Yandex | | Baidu Spider |
Ziyaretçi: 6
Toplam: 9
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Son 20 Üye: 20
Bedavacı Team
|  |
|
| Ruhuna El-Fatiha |  | Büyük Hak Dostu Aziz Mahmud Hüdayi Hz'nin Vefatı-16 Ekim 1628
|  |
|
|  |  |
 |
Vucud cübbesini aşk ile çak et,salagör kim umman- ı aşktır ... Paylaş
|
|
| Kategori: ---
|
| Yorumlar (1)
|

Birinci Mertebe
" içinde taşıdığı sevgi sebebiyle kalbin sürekli özlem duymasıdır ki, sevginin en alt derecesidir" Sesizce kalbi bürüyen bir şeydir bu. Hiç umulmadık anda ve umulmadık zamanda kaplar. Havadan daha seyyal, yangından daha sari ve kalpten kalbe akıp giden bir unsur-i naridir bu. Bitmeyen bir özlemin dinmeyen bir sızısıdır. Sevene sevgilisine ezelde verdiği sözü hatırlatır. Sadırlara yerleşir ve satırlarda hep o bitimsiz özlemi anlatır;
"özleminle kurudum döküldü yapraklarım, ruhuma hayat veren baharımsın sevgili. nağmesi 'ah' olan inleyişle anarım beni bu ateş ile yakarsın ey sevgili. (Haddad)
İkinci Mertebe
"seven kimseye, sürekli olarak gözyaşı döktüren sevgi halidir" Ne zaman can kuşu sevgiliye meyletse bir sağanak buluta dönüşür gözler. Bu meylin sürekliliği halinde ise, seven bir pınardan farksızdır. Gözyaşı, yaşanan duyguların yoğunluğu ile parelellik arz eder. Öyle bir an gelir ki, seven gönül şebnem yerine kan döker didelerinden.
"bir kasedir alev dolu gönlüm yana yana ben ta senin yanında dahi hasretim sana yaşlar dökende söndüremez ateşimi su sunsan elinle kanımı içsem kana kana (Rabia Hatun)
Sevgi bu mertebede gönül kasesini harlandıran kızgın bir alev topuna döner. Vuslat arzusu öylesine artar , öylesine kuvvet bulur ki, sığındığı gözyaşları dahi serinletmeye yetmez.
Üçüncü Mertebe
"sevgilinin sevgisiyle sermest, sarhoş ve tam bir dostluk içindedir" Seven kimse artık varlık sarayını yıkıp, harabeye döndürmüş ve artık sevgiliyi gönül tahtına davet etmektedir. Sevda ateşi başını döndürmede ve içinde bulunduğu hali tahil etmekte güçlük çekmektedir. Kınayıcıların kınamasına aldırmaksızın cam-ı aşktan doyasıya yudumlamaktadır. Kimseden korkusu ve kimseden bir beklentisi yoktur. Bazen mestane, bazen divane ve bazen de pervanedir. O, dost ile dost olmuş, gerisi bahanedir.
"ben cam- ı aşk içtim mestanedir desinler havf u recayı geçtim divanedir desinler yan şem-'-i hüsn-i yare bin can ile sezai yok bundan özge çare pervanedir desinler (Sezayi_i Gülşeni)
Dördüncü Mertebe
"kötü huylardan arınma ve güzel huylarla donanma suretiyle sevgiliye layık olmak ve ona yaklaşmak" Gönül sarayının kapıları sonuna kadar sevgiliye açılır bu demde. Ne var ki sevgiliye pak bir mekan gerektir. Gönül evi imar edilmeden canan oraya gelmez, itibar etmez. "sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ile Hakk padişah konmaz saraya hane mamur olmadan Şunu bil ki; "Hakk' tan özge ne var ise gönülden silip at.Aksi taktirde sarayın padişahı orada barınmaz"
Beşinci Mertebe
"kalbi parçalayan ve yakan ateşli sevgi" Sevginin şiddeti ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu mertebede kalbin derinliklerini yoklayan, sarsan yakıcı bir ateşten bahsetmek gerek. Çünkü sevgi sevene kendi rengini vermek için adımlarını hızlandırmış, kontrolu eline almıştır. Bu öylesine bir ateş ki, düştüğü yeri fasılasız bir biçimde yakar kül eder. Bu yangının sahibi nden çıkan ah şulesi ise her iki cihanıyakacak güçtedir.
"ateş-i ak ile her-dem dil u can oda yanar ger bir ah eyler isem iki cihan oda yanar (Cem Sultan)
Altıncı Mertebe
"sevdalıyı çıldırtan sevgi" Sevgi çılgınlığı. Çılgınca sevme. Sevgilinin kulu kölesi olma. Seven sevdiğine o denli tutlur ki, neyi var neyi yok feda eder. Çılgınca sever, sevgisiyle çılgınlaşır. Adeta sevgilinin kulu kölesi olur. Pay-ı tahtı sevgilinin emrine verir, onu memnun etmek için neyi varsa sunar.
"yare sun yare, bağrından yare sun derman olur derdin,aşk ile yare sun yak özünü külünü göğe savur mavidir sızıların avuç avuç yare sun aczini azığını bil var sevgili katına varlığın son sermayen düşünmeden yare sun (Ahmet Mercan)
Yedinci Mertebe
"yarin güzelliğini seyrederken sevgi şarabıyla kendinden geçmek, sevgi şarabını kana kana içmek" Yarin güzelliği karşısında göz seyre dalar, gönül bu zevk ile kendinden geçer. Sevda güneşinin ışıkları sevdalının gözlerini, sevgiliden gayrıya kör eder. O artık hüsn-i yarin esiridir. Sevgi kadehinden yudumlamadıkça bu esaret artar. Artık aşk kapısını aralamıştır.
"aşık olan can verir didarına dilberin bülbül-veş can atar gülzarına diberin hubb-ı Mevla badesi aşıkların gark eylemiş kim düşer fani olur efkarına dilberin
Sekizinci Mertebe
"aşk mertebesi" Sevenin sevglisinde kendisini yok etmesi. Herşeyin maşuktan ibaret olması halidir. "pervane uçtu, döndü, eritti kendini ve yok oldu ortalardan. Resimsiz,cisimsiz, unvansız hale geldi. Artık ne için dönecekti şekillere? Vuslattan sonra hangi hal vardı ki döne? Bakışa ulaşan, kulak vermez habere. Ve bakılana kavuşan, aldırmaz bakışa." Bu mertebede aşık, geçici alemde kendi isteği ile "ölmeden evvel ölme" sırrına erişir ve aşk ile sonsuzluğa dirilir.
"vucud cübbesini aşk ile çak et salagör kim umman- ı aşktır (Yunus Emre)
Aşık Yunus varlık elbisesinin aşk ile parçalanıp yok edilmesini salık verirken; aşk deryasına kavuşmanın yolununda buralardan geçtiğini hatırlatır Ve "ne duruyorsun! Artık kır şu kabuğunun! Aşk gibi sonsuzluk deryası seni bekliyor" demek ister.
Aşk mertebesinin fonksiyonunu ise Eşrefoğlu Rumi' den dinleyelim;
"şimdi hakim gönlümün iklimine aşktır benim akla nefse tene cene hükmünü sürdürdü bu aşk bu gönül hücrelerini tahliye kıldı kamu ademiyyet noktesınden sildi süpürdü bu aşk kendi varlığıyla külli varlığım mahv eyledi dost gözüyle baktıol dost yüzünü gördü bu aşk |
|
|
#1 Yazar: nefes 10 Temmuz 2011 16:14 | MSN: -- |
|
 |
| Kayıt Tarihi: 6.05.2010
|
| Grub : Yönetici
|
| Konu Sayısı: 1519
|
| Yarum: 1738
|
| MSN: --
|
|
Al sana ilaç...Tane tane yut vaktinde al...buyur gönlüm ayağına kadar gelmiş lütuf,içine mi çekecesin yoksa elinin tersiyle itecekmisin.... tekrar et hemen;
1- " içinde taşıdığı sevgi sebebiyle kalbin sürekli özlem duymasıdır ki, sevginin en alt derecesidir
2-"seven kimseye, sürekli olarak gözyaşı döktüren sevgi halidir" Ne zaman can kuşu sevgiliye meyletse bir sağanak buluta dönüşür gözler
3-"sevgilinin sevgisiyle sermest, sarhoş ve tam bir dostluk içindedir"
4-"kötü huylardan arınma ve güzel huylarla donanma suretiyle sevgiliye layık olmak ve ona yaklaşmak"
5-"kalbi parçalayan ve yakan ateşli sevgi"
6-"sevdalıyı çıldırtan sevgi"
7-"yarin güzelliğini seyrederken sevgi şarabıyla kendinden geçmek, sevgi şarabını kana kana içmek"
8-"aşk mertebesi"
Yüreğinin başlarına sabitle bu paylaşımı nefeessssss |
| Açtığı Konular: 1519 | Yorum: 1738 |
|
|
|
| Bilgi |
|
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
|
|
|
|  |  | | Haftanın Sohbeti |  |

[SOHBET İZLE]Osman Nuri Topbaş Hocaefendi : "Yüreğimizin Ulaştığı Her Yerden Mesulüz"
|
|
| Tasavvuf Sohbetleri |  |

[SOHBET DİNLE] Mahmut Zengin : "Allah Seni Bekliyor - Tevbeden Dönme! - Tövbe ve Gözyaşı"
|
|
| Görüntülü Sohbet |  |

[SOHBET İZLE] Ahmet Taşgetiren - 16.Bölüm - "Günaha Karşı Duyarlılık"
|
|
| Tefsir Dersleri |  |

[İZLE] Dr. Adem Ergül Tefsir Dersleri 2. Ders " Besmele "
|
|
| Fıkıh Dersleri |  |

[İZLE] Ahmet Hamdi Yıldırım 2. Ders "Temizlik - Abdest"
|
|
| Tasavvuf Dersleri |  |

[İZLE] Doç. Dr. Süleyman Derin "İhya Okumaları" 2. Ders
|
|
| Radyo Sohbetleri |  |

Fatih Çıtlak İle Tasavvuf Sohbetleri -Toplam 14 Bölüm- Her birinde Mârifetullah ikliminde aşk yağmurlarına tutulacağınız,uzun soluklu sohbetler
|
|
| Mesnevi Sohbetleri |  |

[İZLE] Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz " Mesnevi Sohbetleri " Toplam 23 Bölüm
|
|
| Haftanın Konusu |  |

*Doç. Dr. Fahreddin Yıldız'ın kaleminden :" Allah Elçisinin Örnekliği "
|
|
| Tasavvuf Dershanesi |  |

19. Ders "Nakşibendiyye büyüklerine göre Allah’a en çabuk vâsıl eden dört esastan biri=Sohbet "
|
|
| Anket |  |
| Dervişin Fikri olarak 4 yıldır aynı temayı (görünüm) kullanıyoruz.Sizce değiştirmelimiyiz? |
|
|
| Duyurular |  | |
|
 |
|