Gün işte diyenler;Geceden gündüze erdi, Sabretti yokuşlarda, ayaklar düze erdi. Olgunlara dert içre huzur,çok daha başka Gafil yana dursun;Bu hüner nur yüze erdi. (Seyri)
Ya Rabbi aşkın ver bana efendim Ya Rabbi aşkın ver bana efendim Hu diyeyim Allah Allah döne döne Aşık olayım ben sana efendim Aşık olayım ben sana efendim Hu diyeyim Allah Allah döne döne
*Yaş kemale erdi erecek lakin bu dergiyi okumaktan, onu küçük kardeşlerim ile paylaşmaktan zevk alıyorum.Özellikle ailelere, anne baba adaylarına, çocuğumun hayatında bende olmalıyım derdindeki ebeveynlere ısrarla tavsiye ediyorum.
Mum olup bitmek değil,hiç bitmeden yetmek sabır, İptila mahkum ederken derde hükmetmek sabır... Sel basarken, kar yağarken,yel eserken bağrına Ey ateş,sönmek mi sandın;Her zaman tütmek sabır!... Nefse kör mağlubiyettir hırsa olmak kul köle, Gönlü ey can,nefse galippadişah etmek sabır... Terkedip tedbiri elden,zorda acizlik niye? Kim demiş mecburiyetten aklı ürkütmek sabır...?!... Sabredersen bağda seyri,gül görörsün yaz ve kış; Aşkı bülbüller susarken kalbe söyletmek sabır!...Seyri...
Ebru üzerine, türünde ilktir. Bu meşhur Laleli Baba’nın Hiç’idir ki bir insan bütün güç ve kudretin, gerçek ve bizatihi varlığın tek Allah’a aid olup, kendisinin de bu muazzam varlık ve kudret karşısında bir “hiç” olduğunu idrak etmedikçe kemale ulaşamaz. Bu sebeble şu “dört hiç’i hiç unutmamak lazımdır:
"Yukarıdaki resim bir hafta önce çekilmiş. Bilim bunu kutup ışıkları olarak adlandırıyor. Açıklıyor yani. Biz "ha, tamam" deyip geçelim diye. Dahası "orta çağlarda insanlar bu ışımaları "tanrılardan işaret" diye adlandırmış" diyerek hayretimize de ipotek koyuyor. Hayret bile edemezsiniz artık. Ederseniz "orta çağ kafalı"sınızdır. Ben bu ışımaya "melektir" dersem kim aksini ispat edebilir ki? Melektir, ayettir, remzdir, işarettir; gör, hayran ol ve tefekkür et diye... Eliott, bu kadar bilgi yükü içinde kaybettiğimiz hikmete yanıyordu. Gelin biz de bilgi yükü içinde kaybettiğimiz hayrete yanalım"